Anasayfa  |   İletişim  | AR - EN
Bize Ulaşın
Mesajınız
Bize Ulaşın
Güney Afrika *

* Naim Demirel, 'Güney Afrika', BM Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Barışın Korunması, Derin Yayınları, 2013, s.102-122.

1.      Tarihsel Arkaplan

Bir İngiliz Dominion'u[1] olan Güney Afrika, 1910 tarihinde bağımsızlı­ğına kavuşmuştu. Ancak sadece ülkede yaşayan beyaz azınlık devletin yöne­timine katılabilmekteydi. İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesinden sonra Güney Afrika'nın hangi tarafta yer alacağı hususunda politik görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Bu fikir ayrılığı o zamana kadar ülkedeki mevcut politik güçlerin ortak idaresinde olan Birlik Partisinin (United Party) dağılmasına sebep oldu. Alman Nazi Rejimine sempati duyan sağcı Nasyonalist Parti (NP) 1948 yılın­da iktidara geldi. Nasyonel Parti 1994 yılına kadar Güney Afrika'yı yönetti. Bu süre içinde „Apartheid" rejimini kurdu. NP ülkede bir çok temel hakları sınırlayarak, hayatın her alanında ırk ayrımını gerçekleştirecek kanunları parlementodan geçirdi.

1960'lı yıllarda, Güney Afrika, Afrika kıtasının ekonomik atılım sağla­mış tek devleti olarak dikkat çekmiştir. Ülkede bir çok yabancı firmalar tara­fından yatırımlar yapıldı. Bu yatırımla gelen sosyal refahdan sadece ülkedeki beyaz azınlık yararlanmaktaydı. Bu yıllarda yaklaşık 3,5 milyon siyah Afrikalı halk Homelands" denilen yerlere zorla tehcir edildiler.

Afrika kıtasında sömürge rejimlerinin sona ermesi ve Afrikadaki Avru­palıların devamlı Afrika'dan çekilmeleri sebebiyle, Güney Afrika'daki beyaz azınlık rejimi bu gelişmeler karşısında kendini komşu devletlerin tehdidi altında hissederek Angola, Namibya ya da Lesotho gibi komşu ülkelere sü­rekli silahlı saldırılar düzenlemekteydi.

Güney Afrika bu tutumu sebebiyle uluslararası arenada sert eliştirilere maruz kalmıştır. 1961 yılında hükümet Commonwealth'dan ayrı­larak Güney Afrika Cumhuriyetini ilan etti.

Sayısız Afrikalı devletler gibi, ülkedeki siyahi Afrikalı halk gibi kendi va­tandaşları da ırkçı ve ayrılıkçı muameleye tabi tutulan Hindistan'da Güney Afrika'nın Apartheit politikasını protesto etti. Güney Afrika 1952 yılından itibaren BM Genel Kurulunun sürekli gündeminde kaldı.

Birleşmiş Milletlerin kurucu üyesi olan Güney Afrika kendisine yapılan eleştirilere karşı sürekli, BM Sözleşmesi'nin 2/7 maddesine dayanmıştır. Bu meselenin bir iç hukuk meselesi olduğu ve bu konuda bir devletin içişlerine karışılmaması gerektiği savunmasında bulundu. Bu sebeple BM'nin bu ko­nuya karışmaması gerektiğini savunmuşlardır.

Güvenlik Konseyi Apartheit problemini ilk defa 1960 yılında ele almış­tır. Irkçı ayrıma karşı Afrikalı halkın yaptığı gösteride polisin açtığı ateş sonu­cunda çok sayıda insanın ölmesi sonucunda Konsey, Güney Afrika Cumhuri­yeti'nin politikasının hukuk dışı olduğunu ifade etmiş ve bu politikanın de­vamını muhtemel bir barış tehdidi olarak görmüştür[2].

1976 yılında öğrencilerin Soweto'da yaptıkları gösteride, Güney Afrika güvenlik kuvvetlerinin müdahalesi sonucunda 176 siyahi liseli ve üniversiteli öğrenci hayatlarını kaybetti. Bu olay baskı altındaki çeşitli halk gruplarının arasındaki memnuniyetsizlik ve kızgınlığı zirveye çıkardı.

1980'lı yıllarda Güney Afrika'yı ırkçı siyasetinden vazgeçirmek için po­litik ve ekonomik yaptırımlar uygulanmıştır. Ayrıca bu yıllar çeşitli anti- apartheit hareketlerin terör, sabotaj, protesto ve grev eylemleriyle geçmiş­tir. Bu hareketlerin arasında Afrika Nasyonal Kongresi (ANC) öne çıktı. 1990'da Güney Afrika hükümeti tarafından hapsedilen ANC'nin lideri Nelson Mandele ulusal ve uluslararası baskılar karşısında daha fazla dayanamaya­rak, 27 yıllık hapis hayatından sonra serbest bırakıldı.

Ardından Apartheit adımadım kanunlardan kaldırılmaya başlandı. 1994 yılında bütün halkın seçme ve seçilme hakkı olduğu ilk serbest seçim yapıldı. ANC seçimi kazandı. ANC hala Güney Afrika'yı yönetmektedir.

2.     Güvenlik Konseyi Kararları

21.03.1960              tarihinde Sparpeville'de bir gösteriye hükümet birliklerin­ce yapılan silahlı müdahale bir katliama dönüştü. Hükümetin bu kanlı müdahalelesi sonucunda 70 kişi hayatını kaybetti ve binlerce kişi tutuklandı. Bu olay üzerine Güvenlik Konseyi ilk defa Güney Afrika'yı ele aldı.

Güney Afrika'daki ırkçı sisteme karşı[3] Güvenlik Konseyi 1 Nisan 1960 tarihli S/RES/134 (1960) sayılı kararı aldı. Bu kararda Konsey, Güney Afrika'yı ırkçı ve ayrılıkçı politikasına son vermeye davet etmiştir. Bu kararı birçok başka kararlar takip etmiştir. Bütün kararlarda bu çağrı tekrarlanmıştır. An­cak BM Sözleşmesi'nin VI. bölümündeki yetkilere dayanarak alınan bütün bu kararlara rağmen, Güney Afrika hükümetinin politikası değişmedi.

Konseyi'n daha sonraki kararlarında, ya iç işlerindeki olaylar ya da ay­rımcılık politikası ele alınmıştır. Bu iki sebepten birisi, hangi olay kararın alınmasına daha çok sebebiyet vermişse, kararda yer almıştır. Güney Afri­ka'nın içişlerindeki olaylara dayanan Güvenlik Konseyi kararlarında devletin ayrımcı sistemine yönelik ifadelerin yer alması dikkat çekicidir. Gerçi bu ayrılıkçı sistem BM sözleşmesi ve Evrensel İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ağır ihlalini oluşturması sebebiyle kınanmış ve ortadan kaldırılması istenmiştir, ama asla kendi başına BM Sözleşmesi'nin 39. maddesi anlamında bir barış tehdidi olarak değerlendirilmemiştir.

13 Haziran 1980 tarihli ve S/RES/473 (1980) sayılı karar, ayrımcılık re­jiminin BM Sözleşmesi'nin VI. bölümü anlamındaKonseyi'n barışı tehlikeye atar nitelikteki değerlendirmesine örnek teşkil etmektedir[4].

Buna karşılık Güney Afrika'nın Angola'ya saldırısını konu alan 28 Mart 1979 tarihli S/RES/447 (1979) sayılı kararında bu saldırı barış tehdidi olarak tanımlanmıştır[5]. Buna benzer bir tespit S/RES/571 (1985), S/RES/577 (1985) ve S/RES/602 (1987) kararlarda da yer almaktır. Bu kararlarda tanım­lanan barış tehdidi, Güney Afrika tarafından Angola'ya karşı uluslararası kuvvet uygulanmasıdır.

Güney Afrika'daki kriz değerlendirildiğinde konu üç ayrı başlık altında toplanabilmektedir:

a)      Güney Afrika'daki durum

b)      Güney Afrika ile komşuları arasındaki anlaşmazlıklar

c)      Nambiya Sorunu

3.    Güney Afrika'daki Durum (1960-1994)

a)    1960-1963 Yılları Arasındaki Kararlar

21.03.1960 tarihinde Sharpeville'de binlerce kişinin katıldığı bir mitin­ge polis müdahale etti. Polisin müdehalesi 70 kişinin ölümü ve binlerce kişi­nin tutuklanmasını netice vermişti. Bu olay üzerine Güvenlik Konseyi

01.04.1960 tarihinde S/RES/134(1960) sayılı kararı aldı. Bu kararda Güney Afrika'daki durumu uluslararası bir kriz olarak değerlendirmiş ve eğer de­vam ederse uluslararası barış ve güvenliği tehdit edeceğini bildirmiştir[6].

Bu kararın görüşülmesi sırasında BM Sözleşmesi'nin VII. bölümüne göre bir tespit yapılmasınaKonseyi'n bazı daimi üyeleri hazır değildi. Görüş­melerde daha ziyade konunun BM Sözleşmesi'nin 2/7 maddesi kapsamında gündeme alınıp alınmaması üzerine tartışılmıştır[7]. Kararda, Güney Afri­ka'dan apartheit politikasını durdurması istenmiştir ki, bu o zamanın politik şartları içinde beklenen bir durum değildi.

Daha sonra Güney Afrika'daki durum esas olarak Genel Kurul tarafın­dan ele alınmıştır. Genel Kurul Güvenlik Konseyi'nden, alınan kararlara Gü­ney Afrika'nın uymasının sağlamasını istemiştir[8].

Güvenlik Konseyi 07.08.1963 tarihinde aldığı S/RES/181 (1963) sayılı kararla, üye devletleri Güney Afrika'ya karşı silah ambargosu uygulamaya davat etti. Bu karar bağlayıcı değil, tavsiye nitelikliydi. Ayrıca kararda Konsey Güney Afrika'daki durumun uluslararası barış ve güvenliği ciddi olarak boza­bilecek mahiyette olduğunu belirtti[9]. Bu ifadeden daha sert, BM Sözleşme­si'nin VII. bölümündeki tedbirleri gerekli kılacak bir ifadeyi ABD'nin veto ile durduracağı beklenmekteydi. Bu kararda bile İngiltere ve Fransa çekimser oy kullandılar[10].

Karar, apartheid politikasının BM Sözleşmesi'nin temel esaslarına ay­kırı olduğunu ve BM'nin üyesi olan Güney Afrika'nın sözleşmeden kaynakla­nan yükümlülüklerini ihlal ettiğini ifade etmekteydi.

Güney Afrika bu karara reddetti. Bunun üzerine Güvenlik Konseyi oy­birliğiyle S/RES/182 (1963) sayılı kararı aldı. Bu kararda yine apartheid poli­tikası aynı tonla kınanmıştı. Yeni olan sadece İnsan Hakları Evrensel Beyan- namesi'nin ihlal edildiğinin ifade edilmesidir[11].

b)     Güvenlik Konseyinin 1970-1977 Yılları Arasındaki Kararları

23 Haziran 1970 tarihinde S/RES/282 (1970) sayılı kararla Güvenlik Konseyi yaklaşık yedi yıllık aradan sonra Güney Afrika olayını yeniden ele aldı. Fransa, İngiltere ve ABD'nin çekimser oy kullandığı bu kararda, Konsey mevcut silah ambargosunu biraz daha somutlaştırdı[12].

Konseyi'n kararı incelendiğinde silahlanma problemi sondan bir önce­ki paragrafta Güney Afrika'nın iç işleriyle bağlantılı olarak ele alınmış, son pragrafta ise komşu ülkelerin tehdidi bağlantısıyla ele alınmış olduğu görü- lecektir[13]. Son paragrafta barış tehdidinin komponentleri eksik olmasına karşılık, sondan bir önceki paragrafta sadece potansiyel bir barış tehdidin­den bahsedilmektedir[14]. Ancak şurası açıktır ki, Güney Afrika'nın içişlerin­deki durum tek başına barış tehdidi oluşturmaktadır[15]. Barış tehdidinin gerçekleşmesi için durumun daha da kötüleşmesinin mi yoksa sadece de­vam etmesinin mi bunu sağlayacağı açık değildir. Kararda geçen „continuance" ifadesi daimi üyelerin veto kullanmak yerine çekimser oy kullanmasına netice vermiştir[16].

Güvenlik Konseyi 04.02.1972 tarihinde S/RES/311 (1972) sayılı kararla yine daha önce 181 (1963) sayılı kararda kullandığı aynı ifadeyi kullanmış­tır[17].

30.11.1973 tarihinde BM Genel Kurulu ırk ayrımını yasaklayan bir söz­leşmeyi[18] kabul etmiştir. Bu sözleşme 1976 yılında yürürlüğe girmiştir. Baş­langıçta ne Güney Afrika ve ne de önemli bazı devletler[19] bu sözleşmeye dahil olmamışlardır.

30.10.1974, tarihinde BM'ye sunulan, Güney Afrika'nın BM üyeliğin­den ihraç edilmesine yönelik karar tasarısı ABD, İngiltere ve Fransanın veto kullanması sebebiyle karara bağlanamamıştır[20].

S/RES/311 (1972) sayılı kararla yapılan talepler Soweto isyanınında Gü­ney Afrika devlet görevlilerinin 100 kişiyi öldürmesine ve 1000 kişiyi yarala­masına mani olmadı. Olayların başlamasından üç gün sonra 19.06.1976 tari­hinde Konsey 392 (1976) sayılı kararla Güney Afrika'yı kınamış ve durumu uluslararası barış ve güvenliği ciddi şeklide tehdid eder olarak nitelemiştir[21] .

12.09.1977'de polisin kuvvet kullanması neticesinde siyah lider Steve Biko öldü[22]. Güvenlik Konseyi 31.10.1977 tarihinde S/RES/417 (1977) sayılı kararında S/RES/392 (1976) sayılı kararına atıfta bulundu. Konsey Güney Afrika halkının kendi geleceğini belirleme haklarını dile getirmiş ve ırkçı Gü­ney Afrika rejiminin baskı ve kuvvet kullanmasının ciddi uluslararası etkileri­nin olacağı yönündeki görüşünü ifade etmiştir. Konsey uluslararası barış ve güvenliğin sağlanması ve korunması hususundaki sorumluluğuna vurgu yapmıştır.

04.11.1977 tarihinde S/RES/418(1977) sayılı kararla Güvenlik Konseyi BM Sözleşmesi'nin VII. bölümünde yer alan yetkisini kullanarak Güney Afri­ka'ya karşı bağlayıcı silah amborgosu kararı aldı[23]. Kararın giriş kısmında Güney Afrika'nın komşu devletlere karşı yaptığı saldırı fiillerinden[24] ve Gü­ney Afrika'nın nükleer silah üretebilecek yeterliliğe sahip olduğundan bah- sedilmiştir[25]. Konsey, kararda Güney Afrika'da ırk ayrımı politikasının sebep olduğu ülke içindeki durumu nazara vermiştir[26]. Konsey durumu tanımlar­ken bilerek barış tehdidi kavramı kullanmaktan kaçınmış[27], ancak burada kararı, bağlayıcı olarak silah ambargosu kararına temel yapılacak şekilde kaleme almıştır[28]. Güney Afrika'nın komşu devletlerle olan anlaşmazlıkları­nın silahlı çatışmaya dönüşmesi veya Güney Afrika'nın içişlerinde halka karşı silah kullanması tehlikesine karşı silah ambargosu kararının alınması barışın sağlanması için gerekli görülmüştür[29].

S/RES/418(1977) sayılı kararda BM sözleşmesi 41. maddeye göre alı­nan bağlayıcı silah ambargosu kararı komşu ülkelere saldırı sebebiyle değil, Güney Afrika'nın içindeki durum sebebiyle alınmıştır. Bu karar başka sebep­lerin yanında, birçok siyahi sivil toplum örgütünün yasaklanması üzerine alınmıştır. Bu kararda Konsey Rodezya olayından farklı olarak beyaz azınlık rejiminin ya da ayrılıkçı sistemin varlığı değil, aksine silah ve diğer askeri araçlara sahip olması barış tehdidi olarak nitelendirilmiş ve böylelikle silah ambargosunun gerekliliği için sebep olarak belirtmiştir. Askeri donanıma sahip olmak başlı başına bir barış tehdidi sayılmamış, aksine devletin politi­kası ve hükümetin eylemlerinin bağlantılarıyla barış tehdidi olarak algılan­mıştır. S/RES/418(1977) sayılı kararın giriş kısmında hükümetin ayrımcı ve ırkçı politikasını baskı ve kuvvetle uygulamaya koymasıyla birlikte ifade edilmektedir. Hükümet eylemleriyle Güney Afrika'nın komşu ülkelere yaptı­ğı saldırılar kastedilmektedir. Güney Afrika'ya silah satılması mevcut hükü­metin hem iç işlerinde ayrımcılık politikasını devam ettirmesini kolaylaştıra­cak ve hem de komşu devletlere saldırmak için sahip olduğu silahlar sebe­biyle daha da saldırgan olabilecek güce sahip olmasını sağlayacaktır. Bu sebeple Güney Afrika'ya silah satılması BM Sözleşmesi'nin 39. maddesi an­lamında uluslararası barış ve güvenliği tehdit etmektedir[30].

S/RES/418(1977) sayılı karar alınırken yapılan görüşmeler sırasında ileri sürülen görüşler incelendiğinde,Konseyi'n barış tehdidi tespitinin sade­ce Güney Afrika'nın iç işlerindeki duruma ya da uluslararası silahlı bir çatış­ma tehlikesine dayanmadığı, aksine her ikisine birden dayandığı görülmek­tedir. BM Genel Sekreteri açılış konuşmasında Güney Afrika hükümetinin ağır insan hakları ihlali yaptığı ve uluslararası barış için büyük bir tehlike teşkil ettiği, bu sebeple duruma uygun ciddi bir cevabı hak ettiğini dile ge- tirmiştir[31]. Yine bazı Konsey üyeleri konunun hükümetin ayrımcı politikası ve komşu devletlerin topraklarına saldırı meselesi olduğunu dile getirmiş­lerdir[32].

ÖğretideKonseyi'n S/RES/418(1977) sayılı kararı farklı değerlendirme­lere tabi tutulmuştur. BazılarıKonseyi'n barış tehdidinin sadece[33] ya da ağırlıklı olarak[34] komşu devletlerin Güney Afrika hükümetince tehdit edil­mesine dayandırmıştır. Buna karşılık bazıları Konseye göre barışın tehdit edilmesi durumunu ayrılıkçı sistemin ve onun vasıtasıyla ortaya çıkan ağır insan hakları ihlallerinin doğurduğunu ifade etmişlerdir[35].Konseyi'n

S/RES/418 (1977) sayılı kararında bu nokta uluslararası çatışmalar gibi tek başına belirleyici bir sebep olmamıştır. Bu kararda Konsey hem "hükümet politikası"nı ve hem de "hükümet eylemleri"ni dile getirmiştir. Bunun anla­mı hem hükümetin ayrımcı politikası ve hem de komşu devletlere karşı sal­dırganlık eylemleri eşit olarak birlikte dile getirilmiştir. Bu sebepleKonseyi'n bu iki noktaya dayandığını savunan yazarların görüşü doğrudur[36].Konseyi'n bu ikili stratejisi sebebiyle, Konseye göre, bunlardan birisinin tek başına, bir barış tehdidi oluşturup oluşturamayacağının tespitinin yapılması mümkün görülmemektedir[37].

c)     Güvenlik Konseyinin 1980-1994 Tarihleri Arasındaki Kararları

Güvenlik Konseyi 13 Haziran 1980 tarihinde S/RES/473(1980) sayılı kararla, Güney Afrika'daki ırk ayrımı (apartheit) politikasını ele almıştır[38]. Konsey bu kararda, apartheid politikasının dünya barış ve güvenliğini ciddi olarak bozacak bir özelliğe sahip olduğunu ifade etmiştir[39]. Konsey Güney Afrika'yı demokratik bir toplum oluşturmaya davet etmiştir[40]. Ayrıca karar­da Güney Afrika'dan komşu ülkelere silahlı saldırılardan uzak durması is- tenmiştir[41].

Güvenlik Konseyi S/RES/503 (1982), S/RES/525 (1982), S/RES/533 (1983) ve S/RES/547 (1984) sayılı kararlarında bağlayıcı olmayan ifadelerle

Güney Afrika'nın yetkili makamlarını ırk ayrımı muhaliflerine yönelik ölüm cezalarını infaz etmekten geri durmaya davet etmiştir[42].

Ekim 1984'te Güney Afrika'da yürürlüğe girecek yeni anayasa Asya kökenli azınlıkların haklarını artırırken, çoğunluğu teşkil eden siyahi vatan­daşlara hak tanımamaktaydı. Bu Anasayaya karşı yapılan protestolar 2300 kişinin hayatına mal olmuştu.

Güvenlik Konseyi 17.08.1984'de aldığı S/RES/554(1984) sayılı karar­la[43] bu anayasa ve bu anayasanın ardından yapılacak seçimi daha yürürlüğe girmeden önce geçersiz saymıştır[44]. Kararda yapılacak anayasa değişikliği­nin barış tehdidi oluşturduğu açık bir şekilde tespit edilmemiş olmasına rağmen, literatürde bu kararda barış tehdidi tespiti yapıldığı savunulmuştur. Kararda anayasanın geçersiz ilan edilmesi, yani kararın hukuki neticesinden hareketle bu kararın BM Sözleşmesi'nin 40 ve 41. maddelerine dayanılarak alındığı söylenebilir[45]

Konsey 23.10.1984 tarihli S/RES/556(1984) sayılı kararında açıkça İn­san Hakları Evrensel Bildirisi'nin 21/1 ve 2. maddesine atıfta bulunmuştur[46]. Konsey bu anayasa değişikliğinin hem dünya hem de Güney Afrika için önemli sonuçlar doğuracağını ifade etmiş ve Güney Afrika'dan siyasi tutuk- luların serbest bırakılmasını ve ırk ayrımı politikasının derhal sona erdirilme­sini istemiştir. Bu kararda „demands"[47] kelimesinin kullanılmasıKonseyi'n BM Sözleşmesi'nin VII. bölümüne göre hareket ettiğini göstermektedir. An­cak açık bir barış tehdidi tespiti kararda yer almamaktadır. ABD bu kararda yine tek başına çekimser oy kullanmıştır[48].

26.07.1985 tarihinde Güvenlik Konseyi S/RES/569 (1985) sayılı kararı almıştır. Bu kararda üye devletlerden Güney Afrika'ya karşı ekonomik am­bargo uygulaması istenmektedir. Bu kararın bağlayıcı olmadığı kararda belir­tilmiştir. Bu kararda da yine İngiltere ve ABD çekimser oy kullanmışlardır. Kararda ayrıca 36 şehirde uygulanan olağanüstü halin kaldırılması talep edilmiştir[49].

Güvenlik Konseyi 13.02.1986 tarihinde aldığı S/RES/581(1986) sayılı kararın giriş kısmında sadece Afrika'nın güneyinde patlamaya hazır bir kriz olan sorunun ortadan kaldırılmasının ancak ırk ayrımı uygulamasının orta­dan kaldırılmasıyla mümkün olacağını ifade etmektedir. Güney Afrika'nın komşularına karşı kuvvet kullanma tehdidini Konsey "barış tehdidi" olarak nitelemiştir. Kararda Konsey ırk ayrımı politikasının sona erdirilmesi ve de­mokratik bir yapının kurulmasıyla ilgilenmiştir. Bu konuya temas ediş de barış tehdidi tespiti temeline dayanmaktadır[50]. İngiltere ve ABD yine çe­kimser oy kullandılar[51].

Haziran 1986 tarihinde Güney Afrika hükümeti bütün ülkede olağa­nüstü hal ilan etti[52].

28.11.1986 tarihinde Güvenlik Konseyi S/RES/591( 1986) sayılı kararı aldı. Konsey bu kararında 418 (1977) sayılı kararına atıfta bulunmuş ve bu kararı genişletmiştir. Bu kararda daha önce alınmış olan silah ambargosu kararı daha da somutlaştırılmıştır. S/RES/591 (1986) sayılı kararın giriş kıs­mında ırk ayrımı politikasının uluslararası hukuka aykırılığı dile getirilmiştir.

20.02.1987 tarihinde sunulan bir karar tasarısı[53] barış tehdidi tespiti yapılmasını ve bu sebeple ekonomik ambargo uygulanmasını öngörmektey­di. Ancak bu tasarı İngiltere ve ABD'nin vetosu sebebiyle karara dönüşeme- miştir. Bu devletler bu karar tasarısının karara dönüşmesi halinde Güney Afrika ve komşu ülkelerinde durumun daha kötüleşeceği gerekçesini ileri sürmüşlerdir[54].

Herhangi bir yargılama olmaksızın tutuklamaların yapılmasını protesto etmeyi ve bu tutukluların desteklenmesini yasaklayan Güney Afrika hüküme­tinin 10.04.1987 tarihli kararını Güvenlik Konseyi Başkanı 16.04.1987[55] tari­hinde yaptığı bir çağrı ile geri almasını istemiştir.

Ağustos 1989 tarihinde Fredrik Willem De Klerk Güney Afrika'nın yeni başkanı seçildi. 11.02.1990 tarihinde Nelson Mandela 27 yıllık hapishane hayatından sonra serbest bırakıldı. 1990 yılı ortasında olağanüstü hal kaldı­rıldı. Bundan sonraki zaman ülkedeki siyah Afrikalı gruplar arası mücadelele­re sahne oldu. Bu mücadelelerin neticesinde binlerce kişi hayatını kaybetti.

INKATHA ve ANC grupları arasında Boipatong'da meydana gelen katli­am üzerine Güvenlik Konseyi 16.07.1992 tarihinde toplanarak S/RES/765 (1992) sayılı kararı aldı. Kararın ilk paragrafında Konsey S/RES/392 (1976), S/RES/473 (1980), S/RES/554 (1984) ve S/RES/556 (1984) sayılı kararlara atıf­ta bulunmuş ve bu kararların içerik olarak benzerliğini nazara vermiştir. Bütün bu kararlarda Güvenlik Konseyi Güney Afrika devletindeki ırk ayrımı politikala­rını ele almış ve kısmen de somut bir şekilde herhangi bir barış tehdidi tespiti yapmadan BM Sözleşmesi'nin VII. bölümünde kendisine verilen yetkiler içinde hareket etmiştir. Kararda Güney Afrika'da çok sayıda insanın hayatına mal olan artan şiddet olayların ırkçı olmayan ve demokratik bir Güney Afrika dev­leti oluşturmaya yönelik çalışmaları tehlikeye attığına dikkat çekilmiş[56] ve Güney Afrika'daki durumun bölgedeki barış ve güvenliği ciddi bir şekilde teh­likeye atacak nitelikte olduğu ifade edilmiştir[57]. Güney Afrika'da mevcut hal ve barışın sağlanması birbiriyle sıkı bir şekilde bağlıdır.

22.12.1993 tarihinde geçici bir demokratik Anayasa yapıldı ve 27.04.1994 tarihinde bu Anayasa yürürlüğe girdi. 10.05.1994 tarihinde de Nelson Mandela Güney Afrika'nın başkanı oldu.

Ardından 25.05.1994 tarihinde Güvenlik Konseyi S/RES/919(1994) sa­yılı kararla BM Sözleşmesi'nin VII. bölümüne dayanarak S/RES/418(1977) sayılı kararla koyduğu bütün ambargoları kaldırdı.

d)     Kararların Değerlendirilmesi

Güney Afrika'daki problemin uzun zaman çözülememesinin ardında yatan en temel sebep şüphesiz ki, BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri ABD ve İngiltere'nin çözüme giden yolda irade göstermemeleri, bazen de veto yetkilerini kullanmalarıdır. Bu tavra gerekçe olarak Doğu-Batı çatışması için­de ANC vasıtasıyla Güney Afrika'nın sosyalist bloka kayma tehlikesi göste­rilmektedir[58].

Güvenlik Konseyi ırk ayrımı uygulamasını tek başına barışı tehdit eder bir durum olarak hiçbir zaman nitelendirmemiştir. Bunun ardında gerek Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinin siyasi ilgileri[59] ve gerekse bu ihlalin örnek olay[60] olmasına engel olma düşüncesi bulunmaktadır. Ancak Konsey her fırsatta ırk ayrımının, insan hakları evrensel beyannamesine ve uluslara­rası hukuka aykırı olduğunu ifade etmiştir.

Bazı karar tasarıları İngiltere ve ABD'nin vetoları sebebiyle karara dö- nüşememiştir. Bu devletler bu red kararlarını, daha çok yapıcı bir politika izlemelerine, bu karar tasarılarında öngörülen hukuki sonuçları uygun bul­madıklarına ya da olayda bir barış tehdit durumu söz konusu olmadığı se­beplerine dayandırmışlardır.

Güney Afrika'daki durumla ilgili Güvenlik Konseyi kararları barış teh­didi kavramı bakış açısıyla aşağıdaki katagoriler altında incelenebilir:

-      Güney Afrika'nın silahlanması[61],

-      Komşu devletlere saldırılar[62] ,

-      İnsan Hakları İhlalleri/Irk Ayrımı[63],

-      Halkların kendi geleceklerini belirleme hakkının ihlal edilmesi[64] /Demokrasinin sağlanmaması[65],

-      Uluslararası hukukun ihlal edilmesi[66].

4.    Güney Afrika İle Komşuları Arasındaki Anlaşmazlıklar (1976-1988)

Güney Afrika'nın 11.07.1976 tarihinden Namimbiya üzerinden Zam­biya'ya saldırması üzerine, Güvenlik Konseyi 30.07.1976 tarihinde S/RES/393 (1976) sayılı kararı aldı. Bu kararda Güney Afrika'da gittikçe kötü­leşen durumun devam etmesinin uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiği tespiti yapılmaktadır595 [67].

28.05.1979'da Konsey S/RES/447 (1979) sayılı kararla Güney Afri­ka'nın Angola'ya tekrar saldırmasını barış tehditi olarak nitelemiştir[68]. Bu kararda ayrıca Güney Afrika'dan saldırıyı sona erdirmesi istenmiştir. Bunun yanında Genel Sekreterden de yaptırım imkanlarını araştırması istenmiş- tir[69]. Daha önceki S/RES/428(1978) sayılı kararın oybirliğiyle alınmasına karşılık ki bu kararda BM Sözleşmesi'nin VII. bölümüne göre yaptırımlar uygulanacağı ifade edilmişti[70], bu kararın oylanması sırasında önemli nokta­larda ABD, İngiltere ve Fransa çekimser oy kullanmıştır.

31.08.1981 tarihli sadece barışın tehlikeye atıldığının tespitini yap­makta olan bir karar tasarısı[71] ABD tarafından Güney Afrika aleyhine tek taraflı yaklaşım sebebiyle reddedilmiştir[72].

Angola'nın bir bölgesinin Güney Afrika askeri birlikleri tarafından işgal edilmesi üzerine, Güvenlik Konseyi 20 Aralık 1983 tarihli ve S/RES/ 545 (1983) sayılı kararı aldı. Kararda bu eylemin BM sözleşmesini[73] ve uluslara­rası hukuku ihlal ettiği[74] ifade edilmiş ve bu eylem uluslararası barış ve gü­venliği tehdit eder olarak tespit edilmiştir. Bu kararın oylanması sırasında yine ABD çekimser oy kullanmıştır.

06 Ocak 1984 tarihli ve S/RES/546 (1984) sayılı kararda Konsey, saldırı fiillerini[75] dile getirmiş ve ardından bütün uluslararası barış ve güvenlik tehditlerinin ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etmiştir. Kararda açıkça

Güney Afrika'nın barışı tehlikeye attığının[76] tespiti yapılmıştır. ABD, Fransa ve İngiltere kararın oylanması sırasında çekimser oy kullandılar.

Güvenlik Konseyi 25 Eylül 1985 tarihli ve S/RES/571 (1985) sayılı ka­rarda Güney Afrika'nın saldırısını nihayet saldırı fiili olarak tespit etmiş ve uluslararası barış ve güvenliği ciddi tehdit eder olarak nitelendirmiştir[77]. Bu tespit daha sonra S/RES/574 (1985) sayılı kararda da yinelenmiştir[78]. Yine S/RES/577 (1985) sayılı kararda Konsey bu tavrını sürdürmüştür[79].

Bu kadarda sert ve kesin ifadeler kullanılmasına rağmen, Güney Afri­ka'ya komşularına özellikle Angola'ya yaptığı saldırılar sebebiyle yaptırımlar uygulamayı öngören karar tasarısı ABD ve İngiltere'nin vetoları sebebiyle karara dönüşememiştir[80].

5.     Namibya Sorunu (1968-1989)

1919 tarihinde Milletler Cemiyeti Almanya'nın eski sömürgesi Namib­ya (eski Güney-Batı Afrika)'yı Güney Afrika'nın mandası altına bırakmıştı. 1946 yılında Güney Afrika bu bölgenin idaresini BM'nin vesayetine bırakma­yı reddetti. Konu BMAdalet Divanı önüne geldi. BMAdalet Divanı Güney Afrika lehine karar verdi[81]. 1966 yılında Etiyopya ve Liberya'nın Güney Afri­ka'ya karşı açtığı davayı reddetti. BMAdalet Divanı bu kararında yetkisizliğe dayanmıştı. Bu karar çok tartışmalara sebeb oldu. Çünkü Adalet Divanı 1962 yılında yetkiyle ilgili olarak olumlu karar vermişti. Bu defa ise kendisini yetki­siz görmesi eleştirilere sebep olmuştur. Genel Kurul 27.10.1966 tarihinde 2145 (XXI) sayılı kararıyla Güney Afrika'dan manda yetkisini geri aldı[82]. Gü­venlik Konseyi de 264 (1969) sayılı kararıyla bu kararı tanıdı.

a)      Güvenlik Konseyi Kararları

Güvenlik Konseyi 1968 yılında S/RES/245 (1968) ve S/RES/246 (1968) sayılı kararlarla Namibyalıların mahkemeye çıkartılmak üzere zorla Güney Afrika'ya götürülmesini sert bir dille kınadı. Konsey S/RES/246 (1968) sayılı kararla İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne açıkça atıfta bulunarak bu kişilerin serbest bırakılarak geri gönderilmesini talep etti[83].

Güney Afrika'nın Namibya'dan birliklerini çekmekte direnmesi üzeri­ne 62 üye devlet Güvenlik Konseyi'nden BM Sözleşmesi'nin VII. bölümüne göre bu konuda bir karar vermesini talep ettiler. Bunun üzerine Konsey S/RES/269 (1969) sayılı kararı aldı[84]. Bu kararda BM Sözleşmesi'nin VII. bölümüne göre yaptırım uygulanacağı tehdidinde bulundu. Ayrıca kararda BM Sözleşmesi 6. ve 25. maddelirine açıkça atıfta bulunuldu[85].

20.06.1988 tarihinde Güney Afrika'nın Botswana'ya yaptığı saldırı üzerine Güvenlik Konseyi Başkanının 24.06.1988 tarihli açıklamasının son paragrafında aynı ifadeler yer almıştır[86].

Güvenlik Konseyi 29.06.1970 tarihinde S/RES/284 (1970) sayılı kararla BM Sözleşmesi'nin 96/1 maddesine göre BMAdalet Divanından Namibya olayıyla ilgili bilirkişi raporu istedi[87].

S/RES/284 (1970) sayılı kararda atıfta bulunulan 30 Ocak 1970 tarihli S/RES/ 276 (1970) sayılı kararla[88] Güvenlik Konseyi Güney Afrika'nın Na­mibya'daki kurduğu mevcut idari yapıyı illegal ilan etti[89]. Konsey bu kararda Güney Afrika'nın BM Genel Kurulunun ve Güvenlik Konseyi'nin kararlarına uymamasını sert bir dille kınamıştır[90]. Güney Afrika'nın Güvenlik Konseyi kararlarını dikkate almamasının BM'nin otoritesini sarstığı bildirilmiştir[91].

S/RES/276 (1970) sayılı kararda herhangi bir barış tehdidi tespiti ya­pılmamıştır. Ayrıca kararda Güney Afrika makamları tarafından Namibyalıla­rın tutuklanmasının ve Güney Afrika'nın yasalarının bu ülkede uygulanması­nın İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne aykırı olduğunun tespitinin ya­pılmasının haricinde,Konseyi'n BM Sözleşmesi'nin VII. bölümü çerçevesinde hareket ettiği belirlemesini yapmaya yönelik her herhangi bir ifade yer al­mamıştır.

S/RES/276 (1970) sayılı kararın giriş kısmında 12 Ağustos 1969 tarihli S/RES/269 (1969) sayılı karara atıfta bulunulmaktadır. S/RES/269 (1969) sayılı kararda ise Güney Afrika'nın Namibya'yı işgalini sürdürmesini BM oto­ritesine yapılan bir saldırı olarak değerlendirmiştir. Bu saldırı Namibya'da yaşayan halkın politik bağımsızlığına ve ülke bütünlüğüne yapılmış bir saldırı olarak nitelendirilmiştir[92]. Konsey bu kararda, Güney Afrika tarafından bu kararın ihlal edilmesi halinde BM Sözleşmesi'nin ilgili bölümüne göre etkin önlemler alacağını bildirmiştir[93].

BM Adalet Divanı Namibya-Bilirkişi Raporunda[94] bu kararı bağlayıcı olarak değerlendirmiştir.

Güvenlik Konseyi 17.12.1974 tarihinde aldığı S/RES/366 (1974) sayılı kararla Güney Afrika'dan Güvenlik Konseyi'nin kararlarına ve BMAdalet Divanının bilirkişi raporuna uygun davranacağına dair ciddi bir kabul beya­nında bulunmasını istemiştir[95]. Bunun yanında Konsey, Namibya ile ilgili olarak insan haklarına riayet edilmesi, bütün siyasi tutukluların serbest bıra­kılması ve ırk ayrımını düzenleyen kanunların yürürlükten kaldırılmasını kararda talep etmiştir[96].

06.06.1975 tarihinde Namibya'nın illegal işgalini ve Güvenlik Konse- yi'nin kararlarının özellikle S/RES/366 (1974) sayılı kararın uygulanmaması­nın barış tehdidi oluşturduğunu tespit eden ve silah ambargosunu öngören karar tasarısı, ABD, Fransa ve İngiltere'nin vetosu sebebiyle karara dönüşe- memiştir. Bu devletler, Güney Afrika'nın görüşmelere hazır oluşu sebebiyle, ortada barış tehdidi oluşturan bir durum olmadığını düşünmektedirler[97].

30.01.1976 tarihli S/RES/385 (1976) sayılı kararında Güvenlik Konseyi, Güney Afrika'dan Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi'ne uygun davranmasını, siyasi tutukluların serbest bırakılmasını, ırk ayrımı yapan kanunların yürür­lükten kaldırılmasını ve BM tarafından planlanan serbest seçimlerin destek­lenmesini talep etmiştir. Güvenlik Konseyi S/RES/439 (1978) sayılı kararında, S/RES/385 (1976) sayılı karar ve bu kararın ardından alınan ve S/RES/431(1978) ve S/RES/435 (1978) sayılı kararların birlikte uygulanması­nı talep etmektedir. Konsey eğer bu kararın gereği yerine getirilmezse, BM Sözleşmesi'nin VII. bölümünde öngörülen mekanizmanın işletileceği tehdi­dini yapmıştır. Yani Konsey bu durumun artık en azından bir barşı tehdidi oluşturacağını ifade etmektedir[98].

Konsey bu kararında uyulmasını talep ettiği kararlarının bağlayıcı nite­liğinden mi hareket etmektedir, yoksa bu kararlarına BM sözleşmesi VII. bölümü çerçevesinde bağlayıcılık mı kazandırmak istemektedir sorusunu net olarak cevaplandırmak mümkün değilir. BMAdalet Divanının raporunda yer alan kritere göre bu bağlayıcılık mevcuttur. Kanada, Fransa, Almanya, İngil­tere ve ABD'nin çekimser oy kullandığı bu karar 10 oy ile kararlaştırılmış­tır[99]. Nambiya'daki durumda bir değişiklik olmamasına rağmen BM Sözleş­mesi'nin VII. bölümü kapsamında herhangi bir yaptırım uygulanma yoluna gitmemiştir.

1981 yılında Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanmaması sebebiyle BM Sözleşmesi'nin 41. maddesine göre yaptırımlar öngörmekte olan yine 4 karar tasarısı[100] üç daimi üyenin veto kullanması sebebiyle karara dönüş­memiştir[101].

Güvenlik Konseyi'nin Angola'ya Güney Afrika tarafından yapılan saldı­rıyı çıkış noktası yaparak Namibya'daki olayları da ele aldığı S/RES/539 (1983) sayılı kararında bölgenin güvenliğine yönelik tehdidin artış gösterme­si ve bunun uluslararası barış ve güvenliğe etkisi üzerine endişelerini dile getirmiştir[102]. Konsey 19.06.1985 tarihinde S/RES/566 (1985) sayılı kararda aynı ifadeleri ve sözleşmenin bağlayıcı olduğu anlamını çıkartmaya yardım eden bazı pasajları[103] tekrarlamıştır. Ancak Konsey BM Sözleşmesi'nin VII. bölümüne göre bir tespit yapmamış, aksine üyelerden ihtiyari olarak Güney Afrika'ya yaptırımlar uygulamalarını talep etmiştir. Yine Konsey BM Sözleş­mesi'nin VII. bölümüne göre yaptırım uygulanacağı tehdidi yapmıştır[104]. ABD ve İngiltere bu kararda da çekimser oy kullanmıştır.

Güvenlik Konseyi S/RES/643 (1989) sayılı kararında Güney Afrika'dan Namibya'daki yaklaşan seçimlerin icrasına engel teşikil eden ve S/RES/435 (1978) sayılı kararda talep edilen serbest seçimlerin yapılmasına engel ola­cak bütün önlemleri terk etmesi talep etmektedir. BM Sözleşmesi'nin VII. bölümü çerçevesinde hareket edildiğine dair herhangi bir ima yapılmamıştı. Bu sebeple de karar oy birliğiyle alınabilmiştir[105].

Kasım 1989 tarihinde BM tarafından gözlemlenen serbest seçimler Namibya'da yapılabilmiştir. Bu seçimlerin galibi SWAPO[106] olmuştur. 21.03.1990 tarihinde Namibya bağımsız bir devlet olmuş ve 23.04.1990 tarihinde üye olarak BM'ye dahil olmuştur.

b)       Kararların Değerlendirilmesi

Namibya olayının ele alındığı hiçbir kararda barış tehdidi yapılmamış­tır ya da veto sebebiyle yapılamamıştır. Birçok karar tasarısı bu tespiti içer­diği için daimi üyelerin özellikle İngiltere ve ABD'nin veto hakkını kullanma­ları sebebiyle karara dönüşememiştir. İngiltere ve ABD'nin bu tavrı Ango­la'daki krize yönelik ilgilerinden kaynaklanmaktadır.

Bazı kararların ifadelerinden kararın bağlayıcılığına yönelik neticeler çıkartılabilir. Verilen kararlardan aşağıdaki bazı kategorileri tespit etmek mümkün olabilir:

-      Güvenlik Konseyi'nin önceden verdiği kararların ihlal edilmesi[107],

-      Halkın kendi geleceğini belirleme hakkının ihlal edilmesi/

-      Demokrasinin sağlanmaması[108],

-      İnsan hakları ihlalleri[109].

 


       [1]   Commonwealth içinde özerk yönetime sahip devlet.

       (2)  UN-Doc. S/RES/. 134 (1960), -1.op.para.

       [3]     Apartheid sistemi hakkında genel bilgi için bkz. Delbrück, Jost: Apartheid, in: Rudolf Bernhardt (ed.), Encyclopedia of Public            International Law, Amsterdam/New York/Oxford 1985, s. 37;

       [4]   UN-Doc.S/RES/473(1980) -7.pr.para: "The Security Council, (...)

Reaffirming its recognition of the legitimacy of the struggle of the South African people for the elimination of apartheid and the establishment of a democratic society in accordance with their inalienable human and political rights as set forth in the Charter of the United Nations and the Universal Declaration of Human Rights, (...).

3. Reaffirms that the policy of apartheid is a crime against the conscience and dignity of mankind and is incompatible with the rights and dignity of man, the Charter of the United Nations and the Universal Declaration of Human Rights, and seriously disturbs international peace and security; (...);

5. Calls upon the Government of South Africa urgently to end violence against the African people and to take urgent measures to eliminate apartheid,

(...)

[5]     UN-Doc.S/RES/447(1979) -1.op.para: "The Security Council, (...) 1. Condemns strongly the racist regime of South Africa for its premeditated, persistent and sustained armed invasions of the People's Republic of Angola, which constitute a flagrant violation of the sovereignty and territorial integrity of that country as well as a serious threat to international peace and security;

(...)

[6]     UN-Doc. S/RES/134 (1960) -1.op.para: „the situation in South Africa is one that has led to international friction and if continued might endanger international peace and security ".

[7]     Kararın alınması sırasında İngiliz, Fransız, Amerikan, İtalyan ve Rus temsilcilerin açıklamaları içn bkz. SCOR 851. Oturum (30.03.1960).

[8] UN-Doc. GA RES. 1761 (XVII) (1962) (GAOR/17th Session/Supplement No. 17 (A/5217), s. 9) ve GA RES. 2054 A (XX) (1965 )(GAOR/20lh Session/Supplement No. 14 (A/6014), s. 16). Genel Kurul Güvenlik Konseyine Güney Afrika’daki durumun uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiğini belirt­miş ve bu sebeple BM SözleşmesininVII. bölümü çerçevesinde harekete geçilmesi gerektiğini bil­dirmiştir. Genel Kurul apartheid politikasının sona erdirilebilmesi için ekononik ambargonun tek yol olduğunu bildirmişitr. Genel Kurulun konuya ilişkin yaklaşımı hakkında detaylı bilgi için bkz. Endemann, Harald: Kollektive ZwangsmaBnahmen zur Durchsetzung humanitârer Normen: Ein Beitrag zum Recht der humanitâren Intervention, 1997, s. 162 v.

[9]     UN-Doc. S/RES/181 (1963):„ the situation in South Africa is seriously disturbing international peace and security ". Konuya ilişkin ABD, İngiltere ve Fransa’nın temsilcilerinin açıklamaları hakkında bkz.

[10] Konuya ilişkin ABD, İngiltere ve Fransa’nın temsilcilerinin açıklamaları hakkında bkz. Endemann, s. 164 d.

       [11]  Bkz. UN-Doc.S/RES/191 (1964)

[12] 21.07.1970 tarihli görüşmede Fransız delege Güney Afrika’nın apartheid politikasına ilişkin olarak yaptırım uygulanmasına karşı çıktı. Fransız temsilci Bm SözleşmesininVII. bölümü kapsamındaki ön­lemler sadece zarar vereceğini ileri sürmüştür. Bunun yanında da zaten ortada barışı tehdit eder bir durum olmadığını ifade etmiştir: „No matter how regrettable the situation may be, it cannot be considered a threat to the peace within the meaning of Chapter VII." (SCOR, 1547. Oturum, para. 47).

[13]    UN-Doc. S/RES/282 (1970): Kararın sondan bir önceki paragrafı: „convinced further that the situation resulting from the continued application of the policies of apartheid and the constant build- up of the South African military and police forces ... constitutes a potential threat to international peace and security ". Kararın son paragrafı: „recognizing that the extensive arms build-up of the military forces of South Africa poses a real threat to the security and sovereignty of independent African States opposed to the racial policies of the Government of South Africa, in particular the neighboring States."

[14]    İlk karar taslağındaki ifade: „serious threat to international peace and security"(SCOR, 1549. Otu­rum, para. 6.)

[15]  Sovyet delege Zakharov 21.07.1970 tarihli Güvenlik Konseyi toplantısında apartheid politikasının barış tehdidi oluşturduğunun kesin olduğunu ifade etmiştir.( SCOR 1547, s. 2)

İlk hazırlanan karar tasarısında „serious threat"ifadesi yer almaktadır.(S/9882 (1970))

[17]    UN-Doc. S/RES/311 (1972) -5.pr.para: „the situation in South Africa seriously disturbs international peace and security in Southern Africa".

       [18]  International Convention on the Suppression and Punishment of the Crime of Apartheid”

       [19]  Almanya, Fransa, İngiltere, ABD, Japonya gibi.

       [20]  Irak, Kenya, Morotanya ve Kamerun tarafından müracaat yapılmıştır (S/l 1543).

[21] UN-Doc. S/RES/392 (1976) -3.op.para:„ that the policy of apartheid is a crime against the conscience and dignity of mankind and seriously disturbs international peace and security. "Kararda “threat" kelimesi kullanılmamıştır.

[22]    Biko’nun ölümü dünyanın bir çok yerinde sert tepkilerle karşılandı.- bkz. die Tageszeitung Die Welt (13.09.1997 -Ausland).

[23]    Böylelikle ilk defa bir BM üyesine silah amborgosu uygulanmış oldu. Bu konuda detaylı bilgi için bkz. Fink, 1999, s. 421 vd. Gerçi Güney Rodezya ‘ya karşı da yaptırım kararı alınmıştı, ancak, Gü­ney Rodezya’da devlet bir de facto rejimdi ve bu devletin var oluşundan dolayı da Güvenlik Konseyi İngiltere’yi sorumlu görmekteydi. (UN-Doc.S/RES/232 (1966)); barış tehdidi tespiti S/RES/421 (1977) sayılı kararda tekrarlanmıştır; S/RES/418 ve S/RES/421 kararlardaki tespit S/RES/558 (1984) sayılı kararda tekrar vurgulanmıştır;

UN-Doc. S/RES/418 (1977) -1 .op.para: „having regard to the policies and acts of the South African Government, that the acquisition by South Africa of arms and related materiel constitutes a threat to the maintenance of international peace and security ".

[24] Güvenlik Konseyinin 04.11.1977 tarihli 2046.oturumda İngiltere temsilcisi kararın giriş kısmında kullanılan „act of aggression" kavramının BM 39. madde anlamında kullanılmadığını ifade etmiştir (SCOR 2046, para. 42).

       [25]  Güney Afrika’nın silahlanmasına ilişkin olarak bkz. White, s. 38.

       [26]  UN-Doc. S/RES/418 (1977) -7.pr.para: “ fraught with danger to international peace and security"  

       [27]  Bu konuda bkz. Endemann, s. 168 vd.

[28]    Lillich, Richard B.: Humanitarian Intervention through the United Nations: Towards the Development of Criteria, in: Zeitschrift für auslândisches öffentliches Recht und Völkerrecht, Band 53, 1993, s. 565; Gading, s. 75; Gross, s. 228; White, s. 35.

       [29]  Schaefer, s. 87.

       [30]  Lailach, s. 68.

       [31]  UN-Generalsekretar Waldheim (SCOR, 32. Yıl, 2046. Oturum. (04.11.1977), s. 1,6. para. 6).

[32]    Pakistan (SCOR, 32. yıl, 2046. oturum (04.11.1977), s. 6, para. 68); Rumanya (SCOR, 32. yıl, 2046. oturum (04.11.1977), s. 3 d., para. 33); İngiltere (SCOR, 32.yıl, 2046.oturum (04.11.1977), s. 4, para. 41 d.).

[33]    Bothe, Michael, The Legitimacy of the Use of Force to Protect Peoples and Minorities, in: Catherine Brölmann/Rene Lefeber/Marjoleinc Zieck (Hrsg.), Peoples and Minorities in International Law, Dordrecht/Boston/London 1993 Legitimacy, s. 294 d.; Frowein, in: Simma, Charta der Vereinten Nationen, Kommentierung zu Art. 39, s. 562 d.

[34]    Boven, Theo van: The Security Council: The New Frontier, in: The Review of the International Commission of Jurists, No. 48, 1992, s. 17.

[35]    Lillich, s. 564; Mattler, Michael J.: The Distinction between Civil Wars and International Wars and its Legal Implications, in: New York University Journal of International Law and Politics Bd. 26

(1993/94), s.673; Damrosch, Lori Fisler: Changing Conceptions of Intervention in International Law, in: Laura W. Reed/Carl Kaysen (Hrsg.), Emerging Norms of Justified Intervention, Cambridge (Mass.) 1993, s.101.

[36]    Alston, Philip: The Security Council and Human Rights: Lessons to be Learned from the Iraq Kuwait Crisis and its Aftermath, in: Australian Yearbook of International Law Bd. 13 (1990/91 ),s. 130; Baroni, s. 144; Damrosch, Introduction, in: in: Laura W. Reed/Carl Kaysen (ed.), Enforcing Restra- int. Collective Intervention in Internal Conflicts, New York 1993 s. 10; Nowlan, s. 166.

       [37]  Tomuschat, Obligations, s. 338.

[38]    UN-Doc.S/RES/473 (1980) -3.op.para: „ crime against the conscience and dignity of mankind" ve „ incompatible with the rights and dignity of man, the Charter of the United Nations and the Universal Declaration of Human Rights "

       [39]  UN-Doc.S/RES/473 (1980) -3.op.para: „seriously disturbs international peace and security".

       [40]  UN-Doc.S/RES/473 (1980) -6.op.para: „Serious international repercussions".

[41]    UN-Doc.S/RES/473 (1980) -9.op.para: “Demands that the South African racist regime should refrain from committing further military acts and subversion against independent African States;”

[42]    UN-Doc.S/RES/503 (1982) sayılı karardan sonra ölüm cezaları müebbet hapis cezalarına çevrilmiş­tir.) UN-Doc.S/RES/503 (1982)); Ancak S/RES/533 sayılı kararın başarılı olduğu söylenemez. Çün­kü bu karara rağmen ölüm cezasına çarptırılan 3 ANC üyesi 09.06.1983 tarihinde idam edildiler.

       [43]  İngiltere ve ABD bu oylamada çekimser oy kullandılar.

       [44]  “null and void”

       [45] Tomuschat, Gemeinschaft, s. 18; Lorinser, s. 25; White, s. 73.

[46]    UN-Doc.S/RES/556(1984) -2. pr.para.: “Reaffirming the provisions of the Universal Declaration of Human Rights, particularly article 21, paragraphs 1 and 3, which recognize, inter alia, the right of everyone to take part in the Government of his country, directly or through freely chosen represen- tatives, and the will of the people as the basis of the authority of Government,”.

[47]    Güvenlik Konseyi açıkça VII. bölüm çerçevesinde hareket ettiğini ifade ettiği kararlarında “demands” kelimesini kullanmaktadır.

       [48]  Schaefer, s. 89

[49]    UN-Doc.S/RES/581(1986) -6.op.para.: “Urges States Members of the United Nations to adopt measures against South Africa...,”

Bu karar teklifi Danimarka, ve Fransa’dan gelmişti. Kararın uygulanmaması halinde BMS VII. bölü­mü kapsamında yaptırımlar uygulanacağına ilişkin karar tasarısı (UN-Doc. S/17363), ise ABD ve İngiltere’nin veto kullanmaları sonucunda karara dönüşememişti. Bu konuda bkz. Patil, Anjali V.: The UN veto in world affairs, 1946-1990: A complete record and case histories of the security council's veto, 1992 s. 154.

       [50]  Schaefer, s. 90.

[51]    Bu şekilde davranmaları BM Sözleşmesinin VII. bölümü çerçevesinde hareket edilmesine engel olmaktır. Bu konuda bkz. White, s.. 73.

[52] Konuya ilişkin Güvenlik Konseyi başkanının 13.06.1986 tarihli açıklaması için bkz. UN-Doc. S/l 8157.

       [53]  UN-Doc. S/18705.

       [54]  Bkz. Patil, s. 163.

[55] UN-Doc. S/18808. „contrary to fundamental human rights as envisaged in the Charter ... and the relevant resolutions of the Security Council"

[56]  UN-Doc.S/RES/765 (1992) -2. pr.para.: „gravely concerned by the escalating violence in South Africa, which is causing a heavy loss of human life and by its consequences for the peaceful negotiations aimed at creating a democratic, non-racial and united South Africa ".

[57]    UN-Doc.S/RES/765(1992)- 3. pr.para.: „concerned that the continuation of this situation would seriously jeopardize peace and security in the region ... ".

[58] Konunun Güvenlik Konseyinde ele alınmasına doğu-batı blokları arasındaki çatışmaların rolü hakkında bkz. Endemann, s. 164 vd.

       [59]  White, s. 38

       [60]  Bu olayın emsal teşkil etmesine karşı olarak, bkz. Endemann, s. 181 vd.

       [61] UN-Doc.S/RES/282 (1970); UN-Doc.S/RES/418 (1977

       [62] UN-Doc.S/RES/473 (1980); Gordon, s. 565

[63] UN-Doc.S/RES/282 (1970) (potential threat), UN-Doc.S/RES/417 (1977), UN-Doc.S/RES/418 (1977), UN-Doc.S/RES/473 (1980), UN-Doc.S/RES/554 (1984), UN-Doc.S/RES/556 (1984) - apartheid „crime against humanity" - l.op. para., UN-Doc.S/RES/569 (1985), Un- Doc.S/RES/581(1986), UN-Doc.S/RES/591 (1986), (Başkanın 16.04.1987 tarihli açıklaması (UN- Doc. S/18808)).

       [64] UN-Doc.S/RES/417 (1977), UN-Doc.S/RES/556 (1984).

       [65] UN-Doc.S/RES/554 (1984), UN-Doc.S/RES/556 (1984), UN-Doc.S/RES/581 (1986).

       [66] UN-Doc.S/RES/554 (1984), UN-Doc.S/RES/473 (1980).

[67]  UN-Doc.S/RES/393 (1976) -6.pr.para: „ the continuance of the deteriorating situation in southern Africa could constitute a threat to international peace and security ".

       [68]  UN-Doc.S/RES/447 (28.05.1979) -1 .op.para:: “serious threat to international peace and security”.

       [69] Bu talebin BMS 39. maddesine göre tavsiye nitelikli olduğu ifade edilmiştir, bkz. Conforti, s. 181.

       [70]  Bkz. UN-Doc.S/RES/447 (1979), - 5. pr. para.

       [71]  UN-Doc. S/14664/2 Rev.2.

       [72]  Bkz. Patil, s. 94 vd.

       [73]  UN-Doc.S/RES/545 (1983) -7.pr.para: “continued violation of the Charter by South Africa"

       [74]  UN-Doc.S/RES/545 (1983) -1.op.para::“flagrant violation of international law"

       [75]  UN-Doc.S/RES/546 (1984) 1 .op. para: “posed by South Africa 's military attacks”.

       [76]  UN-Doc.S/RES/546 (1984).

       [77]  UN-Doc.S/RES/571 (1985) -1 .op.para::“serious threat to International peace and security"

       [78]  UN-Doc.S/RES/574 (1985) -1 .op.para: “seriously endanger international peace and security”

[79]    UN-Doc.S/RES/577 (1985): -7.pr.para: “the pursuance of these acts of aggression against Angola constitutes a threat to international peace and security”.

       [80]  UN-Doc. S/18163 (1986) İngiltere ve ABD’nin itirazları herhangi bir şekilde gerekçelendirilmemiştir.

       [81]  South-West Africa-, ICJ Rep. 1950, s. 128 vd.

[82] 114 Devlet lehte oy kullanmış, 2 devlet (Portezik ve Güney Afrika) karşı oy kullanmış ve 3 devlet (İngiltere, Fransa ve Malavi) çekimser oy kullanmışlardır.

6,2 UN-Doc.S/RES/246 (1968) -7.pr.para:“Reaffirming that the continued detention and trial and subsequent sentencing of the South West Africans constitute an illegal act and a flagrant violation of the rights of the South West Africans concerned, the Universal Declaration of Human Rights and the interna-tional status of the Territory now under direct United Nations responsibility,”

       [84]       ml

[85]          UN-Doc.S/RES/269 (1969) -3.pr.para: “Mindful of its responsibility to take necessary action to secure strict compliance with the obligations entered into by States Members of the United Nations under the provisions of Article 25 of the Charter of the United Nations, Mindful also of its responsibilities under Article 6 of the Charter of the United Nations,”

       [86]  UN-Doc. S/19959.

[87]    UN-Doc.S/RES/284 (1970) -1.op.para: „What are the legal consequences for States of the continued presence of South Africa in Namibia, notwithstanding Security Council Resolution 276(1970)?”

       [88]  Bu kararda İngiltere ve Fransa çekimser oy kullandı.

[89]    UN-Doc.S/RES/276 (1970) -2.op.para: Declares that the continued presence of the South African authorities in Namibia is illegal and that consequently all acts taken by the Government of South Africa on behalf of or concerning Namibia after the termination of the Mandate are illegal and invalid;

6,9 UN-Doc.S/RES/276 (1970) -1 .op.para: Strongly condemns the refusal of the Government of South Africa to comply with the resolutions of the General Assembly and the Security Council pertaining to Namibia;”

[91]    UN-Doc.S/RES/276 (1970) -3.op.para: Declares further that the defiant attitude of the Government of South Africa towards the Council's decisions undermines the authority of the United Nations

[92]    UN-Doc.S/RES/269 (1969) -3.op.para: Decides that the continued occupation of the Territory of Namibia by the South African authorities constitutes an aggressive encroachment on the authority of the United Nations, a violation of the territorial integrity and a denial of the political sovereignty of the people of Namibia; (...)”

[93] UN-Doc.S/RES/269 (1969) -6.op.para::”Dec/des that in the event of failure on the part of the Government of South Africa to comply with the provisions of the preceding paragraph of the present resolution, the Security Council will meet immediately to determine upon effective measures in accordance with the appropriate provisions of the relevant Chapters of the Charter of the United Nations; (,..)”

       [94] ICJ Rep. 1971, s. 16 vd.; bilirkişi raporu hakkında bkz. Lorinser, s. 68 vd.

[95]  UN-Doc.S/RES/366 (1974), -6.op.para::” Demands that South Africa make a solemn declaration that it will comply with the resolutions and decisions of the United Nations and the advisory opinion

of the Internationa! Court of Justice of 21 June 1971 in regard to Namibia and that it recognizes the territorial integrity and unity of Namibia as a nation, such declaration to be addressed to the Security Council;”

[96] UN-Doc.S/RES/366 (1974), -4.op. para.: “Demands that South Africa take the necessary steps to effect the withdrawal, in accordance with Security Council resolutions 264 (1969) and 269 (1969), of its illegal administration maintained in Namibia and to transfer power to the people of Namibia with the assistance of the United Nations;”

       [97]  UN-Doc. S/PV 1829

       [98]  Bkz. Schaefer, s. 98.

[99]    Bu devletler çekimser oy kullanmalarını Güney Afrika’nın görüşmelere hazır olmasına dayandırmış- lardır.( SCOR, 2098. Oturum, 4. para. vd.

[100] Bu tasarıların hepsi 30.04.1981 tarihinde sunulmuştur: UN-Doc. S/14459 („refusal of South Africa to comply with Security Council and General Assembly resolutions” „serious threat to international peace and security" olarak nitelendirilmiştir), UN-Doc. S/14460/Rev.l (barış halinin bozulması tespi­tini içermekteydi), UN-Doc. S/14461, S/14462 („present critical situation created by South Africa in and around Namibia" yine barış tehdidi tespiti yapmaktaydı. „serious threat to international peace and security").

[101]  SCOR, 2277. Oturum. Fransa (para. 39 vd.), İngiltere (para. 32vd.) ve ABD (para. 53vd.) bu yaptı­rımların sivil halka ve komşu ülkelere zarar vereceği düşünüldüğünden etkin olmayacağı, görşümeler yoluyla çözümaranması daha uygun olacağını ifade etmektedirler. Bu argümanlar için bkz. Patil, s. 118 d.

[102]  UN-Doc.S/RES/539 (1983) -5.pr.para:„ mounting threat to the security of the region and its under implications for international peace and security".

[103]  UN-Doc.S/RES/566 (1985) -5.op.para:.” Demands that the racist regime of South Africa immediately rescind the aforementioned illegal and unilateral action; -7.op.para::” Rejects once again South Africa's insistence on linking the independence of Namibia to irrelevant and extraneous issues as incompatible with resolution 435 (1978), other decisions of the Security Council and the resolutions of the General Assembly on Namibia, including resolution 1514 (XV) “;- 8.op.para: “Declares once again that the independence of Namibia cannot be held hostage to the resolution of issues that are alien to resolution 435 (1978)” -9.op.para:“Reiterates that resolution 435 (1978), embodying the United Nations plan for the independence of Namibia, is the only internationally accepted basis for a peaceful settlement of the Namibian problemand demands its immediate and unconditional implementation”; -12.op.para:“Demands that South Africa co-operate fully with the Security Council and the Secretary-General in the implementation of the present resolution“

       [104]       Bu tehdide dayandırılan karar tasarısı için bkz. UN-Doc. S/17633 (15.11.1985).

       [105] Schaefer, s. 98

       [106]       South West African People's Organization.

       [107]       UN-Doc.S/RES/385 (1976), UN-Doc.S/RES/439(1978).

       [108]       UN-Doc.S/RES/276 (1976), UN-Doc.S/RES/385 (1976), UN-Doc.S/RES/643 (1989).

[109] UN-Doc.S/RES/276 (1976), UN-Doc.S/RES/366 (1974), UN-Doc.S/RES/385 (1976), UN- Doc.S/RES/428 (1978).




Kurumsal
E-Posta
İnsan
Kaynakları
SKS
FSM
Otomasyon
International Relations
FSM SEM
ALUTEAM
KURAM
FSM
TÜMER
Kariyer
Merkezi