Anasayfa  |   İletişim  | AR - EN
Bize Ulaşın
Mesajınız
Bize Ulaşın
Somali *

* Naim Demirel, 'Somali', BM Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Barışın Korunması, Derin Yayınları, 2013, s.259-171.

1.    Tarihsel Arkaplan

Sömürge döneminde İngiliz ve İtalyan bölgesine bölünmüş olan So­mali 1960 yılında bağımsızlığına kavuştu. Bağımsızlığı elde ettikten sonra da bir türlü iç kargaşa ve gerilimlerden kurtulamadı. He ne kadar Somali'de yaşayan halk aynı dili konuşuyor, aynı tarih ve kültüre sahipseler de, Soma­li'de halk kabileler halinde yaşamaktadırlar.

1969 yılında Ordu Genel Kurmay Başkanı Siad Barre askeri bir darbe ile yönetimi ele geçirdi[1]. General Said Barre Somali'yi "bilimsel sosyalizm" olarak adlandırdığı merkezi bir idareye kavuşturmuştu ve kurduğu yeni dü­zenin içinde eski kabile sistemini ortadan kaldırmıştı. Ancak kurulan yeni idarede önemli pozisyonlara kendi kabilesine ait kişileri getirmişti. Muhale­fet de yine klan esasına göre şekillendi. General Barre Sovyetler Birliği tara­fından başlangıçta desteklendi. Ancak 1977 yılında Barre'nin ordusuyla Eti­yopya'ya girmesi üzerine Sovyetler ile arası açıldı[2].

Somali'de kurulan bu askeri rejime karşı muhalefet grupları oluştu. Kabile temelli olan bu gruplar silahlı mücadeleye başladılar[3]. 1988 yılına gelindiğinde Somali'de kriz artık bir iç savaşa dönüşmüştü. 1989 yılında da bu iç savaş bütün ülkeye yayılmıştı.

Ağustos 1990'da üç büyük organizasyon SNM[4], USC[5] ve SPM[6] grupları, birlikte askeri güç birliği oluşturarak Barres'i devirmek ve yeni bir koalisyon hükümeti kurmak hususunda birleştiler. 19 Ocak 1991 tarihinde USC birlikleri Mogadişu'ya ulaştılar ve Barre'yi 27.01.1991 tarihinde Moga­dişu'dan çıkartarak[7] kendi geçici hükümetlerini kurdular. Hükümet kuru­lurken diğer partiler nazara alınmamıştı.

1991 Mayıs ayında SNM eski İngiltere bölgesinde "Somaliland Cum­huriyeti"^ ilan etti. Bu devlet bu zamana kadar resmi uluslararası alanda tanınmamıştı. USC'nin geçici hükümeti ve başka diğer hareketler kendi ara­larındaki anlaşmazlıklar sebebiyle Mogadişu'nun sınırlarında kontrole sahip olamamışlardı.

Etiyopya tarafından desteklenen Somali National Movement (SNM) Somali'nin Kuzeybatısını kontrol etmekteydi. Diğer grup Somali Patriotic Movement (SPM) ülkenin güneyini kontrol etmekteydi. Merkezi iktidar ise United Somali Congress (USC)'in kontrolündeydi[8]. Grup lideri olan Ali Meh­di Muhammed merkezde, devletin yeni devlet başkanı oldu. Gruplar arasın­daki iktidar mücadelesi bitmedi ve çatışmalar sürdü. 1991 yılında sadece baş­kent Mogadişu'da yaklaşık 15.000 kişi çatışmalarda hayatını kaybetti.

Somali'de 1991/1992 kış aylarında tamamıyla iç savaş koptu. Ülkenin her yerinde meydana gelen ağır silahlı çatışmalar, sivil halk arasında çok sayıda insanın hayatına mal oldu ve ülkenin altyapısını tamamen yok etti. Somali'deki bütün devlet yapısı dağıldı. Çeşitli kabileler de ülkenin farklı bölgelerini kontrol altına aldılar. Bu arada yağmacı ve tahrip edici grupların da Somali'ye taşınması, durumu daha da zorlaştırmıştı[9]. Somali'de insani bir felaket hüküm sürmeye başladı. Somali halkının hayatını sürdürmesi dış yardıma bağımlı bir hale geldi. Çatışan taraflar yardım konvoylarının naklinin ve dağıtımının kontrolünü ele geçirmeye çalışıyorlardı. Böylelikle sadece az bir kısım yardım sivil halka ulaşabilmekteydi. Sivil halktaki açlık tehlikesi 1992 yılı içinde büyük bir mülteci akımına sebebiyet vermişti.

1992 yılı başında Somali temsilcisi ve OAU Genel Sekreteri sorunun çözümüne yardım etmesi için Birleşmiş Milletlere başvurdular.

Mart 1993'de Addis Abeba'da savaşan, iç savaşı sürdüren savaşın ta­rafları arasında bir ateşkes anlaşması imzalandı. Bu anlaşmaya katılmayan kabileler ve isyancı kuvvet lideri General Aidid BM barış gücüne başkaldırma çağrısında bulundu. 05.06.1993 tarihinde General Aidid'e bağlı birliklerin saldırısı sonucunda 20 Pakistanlı BM askeri öldürüldü.

Daha sonra General Aidid'i yakalamak için operasyonlar başlatılmış ve bu operasyonlarda her iki tarafta da ağır kayıplar verilmişti. Ekim 1993 tari­hinde öldürülen 18 ABD'li askerin cesetleri sokaklarda sürüklendi. Mart 1994 sonunda Amerikalı ve Avrupalı askerler Somali'den çekilmek zorunda kaldılar. Ülkede 20.000 Asyalı ve Afrikalı BM askeri kaldı. 1995 yılında BM barış gücü UNSOM II başarısız olarak Somali'den çekildi. Çatışmalar yoğun­luğunu kaybetse de devam etti.

"De facto" otonom olan Samaliland'da 1996'dan itibaren barış hüküm sürdürmektedir. Bunu örnek alan ülkenin kuzeyinde Harti-Darod-Kabilesi Putland'ı kurdu. Rahanweyn kabilesi de güney batıda bölgesel bir idare kur­mayı denediler, ancak bunda başarılı olamadılar. Başkentte tek grubun hâki­miyeti bulunmamakta çatışmalar sürmekteydi. Çatışmaları özellikle Hawiye kabilesi sürdürmekteydi.

2000 yılında Somali'de barış görüşmeleri neticesinde 2004'te başkan Abdullah Yusuf Ahmed geçici bir hükümet kurdu.

2006 ortalarında Şeriat Mahkemeleri Birliği Mogadişu'yu ele geçirdi. Bu grup geçici hükümetin hakimiyet kurduğu sınıra kadar kontrolü ele ge­çirdi. Bu grup hakimiyeti altında bulundurduğu bölgede İslam Hukuku'nu uygulamaya koydu. Bu gelişmelerden komşu ülke Etiyopya rahatsız oldu. Etiyopya Müslüman halkın bu çatı altında toplanacağı korkusu taşımaktaydı. Aralık 2006'da Etiyopya, Şeriat Mahkemeleri Birliği'ne karşı resmi olarak savaş ilan etti ve Somali'ye girdi. Etiyopya geçici hükümete de destek verdi. Geçici hükümet birlikleri Mogadişu ve diğer yerleri kontrolü altına almaya çalıştı[10]. Ancak İslamcıların ve çeşitli kabilelerin ve bazı halk gruplarının güçlü direnişiyle karşılaştı. Somali halkı Etiyopya'nın askeri varlığından ra­hatsızlık duymaktaydılar.

2007 ve 2008 yıllarında Mogadişu'da hükümet birlikleri ile diğer grup­lar arasında şiddetli çatışmalar oldu. Bu çatışmalar sebebiyle 100 binlerce sivil halk bulundukları yerlerden çıkmak zorunda kaldılar[11]. Bu arada ülke­de yerlerinden ayrılmış kişilerin sayısı bir milyonu aşmış durumdaydı. 2009 başında Etiyopya birlikleri Somali'den çekildi. Geçici hükümetin başına ılımlı İslamcı Şerif Şeyh Ahmed geçti. Ancak bu değişim radikal İslamcı el-Şahab'ın faaliyetlerini durdurmadı. 2009 yılı içinde hükümet birlikleri ülkenin hemen hemen her yerinde etkisini kaybetti. Özellikle Güney Somali el-Şahab ve Hizb-ül İslam'ın kontrolüne geçti. Bu iki grup da birbiriyle savaşmaktadır[12].

2.    Güvenlik Konseyi Kararları

a) Güvenlik Konseyinin S/RES/733 (1992) Sayılı Kararı

Güvenlik Konseyi 1992 Ocak ayında Somali'deki olaylarla ilgili kararlar almaya başladı. Güvenlik Konseyi ilk önce 23 Ocak 1992 tarihinde S/RES/733 (1992) sayılı kararı aldı. Bu karar herhangi bir müzakere olmadan alınmış­tır[13]. Bu kararda Somali'deki durum uluslararası barış ve güvenliği tehdit eder olarak nitelendirilmiştir[14].

Güvenlik Konseyi uygulamalarında ilk defa, barış tehdidi tespiti, BM Genel Sekreterinin duruma ilişkin sözlü raporuna dayandırılmıştır[15]. Karar metni incelendiğindeKonseyi'n barış tehdidi tespiti yaptığı paragraftan bir önceki paragrafta, genel olarak bazı olayların sıralanmış olduğu görülmek­tedir. Özellikle birçok insanın çatışmalar sebebiyle hayatını kaybetmesi ve büyük maddi kayıpların olmasına dikkat çekilmiştir. Kararda ayrıca krizin bölgeye etkisi de fazla detaya girilmeden ifade edilmiştir[16]. Bölgeye nasıl etkisi olduğu konusunda ise herhangi bir izah yapılmamıştır[17]. Somali'nin komşu ülkelerine özellikle Kenya'ya çok sayıda insan iltica etmiştir[18]. Ancak hiçbir zaman komşu devletlerle silahlı çatışma doğuracak herhangi bir ge­lişme yaşanmamış ve böyle bir tehlike de bulunmamaktaydı[19].

Kararda taraflar, aralarındaki anlaşmazlıkları çözmeye davet edilmiş, bütün üye devletlere, her türlü gerilim artırıcı hareketlerden uzak durmaları hususunda çağrıda bulunulmuştur[20].

Ayrıca Güvenlik Konseyi bu kararda Somali'ye karşı kapsamlı bir silah ambargosu uygulama kararı da alınmıştır[21]. Konseyi'n, kararında açıkça BM Sözleşmesi'nin VII. bölümüne dayandığı ifade edilmiş olmasına rağmen, kararda kullanılan dil BM Sözleşmesi'nin VII. bölümüne uygun düşmemek­tedir. Kararda silah ambargosu ile ilgili olarak BM Sözleşmesi'nin VII. bölü­müne göre hareket edildiği bir cümleyle ifade edilmiştir. Bu sebeple Güven­lik Konseyi'nin bu şekilde bir barış tehdidi tespiti yapmasının bütün devletler için bağlayıcı silah ambargosu kararı almak istemesinden kaynaklandığı dü­şünülmektedir[22].

aa) Güvenlik Konseyi'nin 1992 Yılandaki Diğer Kararları

Güvenlik Konseyi'nin 17.03.1992 tarihli S/RES/746 (1992) sayılı kara­rında da S/RES/733 (1992) sayılı kararındaki gibi hareket ettiği görülmekte­dir[23]. Konsey karar metninde paragraf başlarında „call upon", „urge", „appeal" gibi kavramları kullanmış, uygulamada BM Sözleşmesi'nin VII. bö­lümüne göre hareket edildiğini gösteren, hukuken bağlayıcı metinlerde kul­lanılan "demand" kelimesini kullanmamıştır[24]. Krizin muhtemel uluslarara­sı etkisi üzerinde durulmamıştır.

S/RES/746 (1992) sayılı kararın alınması sırasında Güvenlik Konseyi üyelerinin yaptıkları tartışmalar incelendiğinde bunların bir kısmının, Soma­li'deki insani krizin uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiğini[25], diğer bazıları ise silahlı çatışmaların bölgede barış ve güvenliği tehdit ettiğini dile getirdiği görülmektedir[26].

24.04.1992 tarihli S/RES/751(1992) sayılı kararda Konsey S/RES/ 746 (1992) sayılı kararın giriş bölümünün önemli kısımlarını tekrar etmiştir. Konsey bu kararda da yine BM Sözleşmesi VII bölüm kapsamında hareket etmiştir[27].

Konsey S/RES/767 (1992) ve S/RES/775 (1992) sayılı kararlarda yine S/RES/746 (1992) sayılı kararına benzer ifadelerle[28] Somali'deki durum uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiğini ifade etmiştir.

Güvenlik Konseyi barış tehdidi tespitini Somali'deki durumun devam etmesinde görmemekte, aksine o anda var duruma dayandırmaktadır.

bb) Güvenlik Konseyinin S/RES/794 (1992) Sayılı Kararı

1992 yılının sonuna doğru Somali'deki 4-6 milyon insan, iç savaşların, kargaşanın ve kuraklığın etkisi altında yaşamaktaydı. Çatışmalar 14.000 in­sanın ölümüne ve yaralanmasına sebep olmuştu[29]. Somali'deki açlık, fela­keti büyük boyutlara ulaştırmıştı[30]. Devam eden kargaşa ve savaşlar ve açlık sebebiyle bir günde yaklaşık 3000 kişi ölmekteydi. Ülkeye gelen insani yardım konvoyları da çeşitli kabile ve grupların engellenmesi sonucunda muhtaçlara ulaştırılamıyordu. BM Genel Sekreterinin Haziran 1992 tarihinde Güvenlik Konseyi'ne sunduğu raporda, Somali'de 1 milyonu çocuk olmak üzere 4,5 milyon insan gıda yardımına muhtaç durumda hayatlarını sürdür­mekteydi. Mevcut gıda eksikliği Somali halkının sahip olmadığı güvenliğin sebebi ya da devamıdır. Gerekli olan gıda yardımının hazır edilmesi bu du­rumu ortadan kaldırabilecektir[31].

Medya da Somali hakkında yaptıkları haberlerle kamuoyunda bilinç oluşturarak, bu ülkeye müdahale edilmesi konusunda hükümetler, özellikle ABD üzerinde baskı oluşturmaktaydı[32].

Clinton'ın yeni ABD başkanı seçilmesinden sonra, hükümet BM Genel Sekreterine yardımların yerlerine ulaşmasını sağlamak üzere yardım etmek teklifinde bulundu. 03.12.1992 tarihinde Güvenlik Konseyi 1992'den bu yana Somali'deki durumun daha da kötüleşmesi sebebiyle kısa bir süre için­de[33] S/RES/794(1992) sayılı kararı 03.12.1992 tarihinde oybirliğiyle aldı[34]. BM Genel Sekreterinin Somali'deki durum hakkında Güvenlik Konseyi'ne sunduğu mektup, Konseye beş farklı şekilde hareket etmeyi önermektey- di[35].Konseyi'n S/RES/794 (1992) sayılı kararı bu önerilerden birisine da­yanmaktadır.

S/RES/794 (1992) sayılı kararda Somali'de ki durum, bir trajedi olarak değerlendirilmekte ve insani yardımların muhtaçlara, ihtiyacı olan yerlere ulaştırılmasının önündeki engeller bu trajedinin boyutlarını daha da artır­makta olduğu ve bu durumun ise uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiği ifade edilmektedir[36].

Kararda Somali'deki kriz sebebiyle Somali'den Kenya'ya sığınan mül­tecilerin olmasına rağmen bu krizin komşu ülkelere etkisi konusuna deği- nilmemiştir[37]. Gerçekte de Güvenlik Konseyi için bölgede bu mülteci akımı sebebiyle korkulacak bir durum bulunmamaktadır[38]. Karar daha çok ülke içinde meydana gelen insani trajedi, insancıl hukuka aykırılık, BM personeli­ne ve yardım konvoylarına saldırılar, aynı zamanda merkezi bir devlet gücü olmaması sebebiyle[39] oluşan Somali'deki duruma dayanmış gibi görün­mektedir[40].

Konseyi'n bu kararında yer alan barış tehdidi tespiti önceki kararlarına göre farklılık arz etmektedir. Güvenlik Konseyi Somali'de uluslararası insan­cıl hukuka aykırı bir şekilde insani yardımların önlenmesiyle birlikte, Soma­li'deki çatışmanın sebebiyet verdiği insani trajedinin boyutunu çok açık bir şekilde tespit etmiş ve bunun bir barış tehdidi oluşturduğunu saptamıştır. Konsey durumun eşi ve benzerinin olmaması ve dayanılmazlığını ortaya koymuş ve mümkün olan en kısa zamanda insani yardımın sağlanması için gerekli şartların oluşturulması gerektiği yönünde kararlılığını ifade etmiştir. Kararda üye devletlere, BM Genel Sekreterliği ile koordineli bir şekilde insa­ni yardım için gereken bütün zorunlu vasıtalara başvurmak için yetki veril- miştir[41]. Somali'deki mevcut insani felaket ve muhtaç insanlara yardımla­rın ulaştırılmasının engellenmesinin ortadan kaldırılması amacı bu ülkeye müdahale etme kararının ana sebeplerini oluşturmuştur[42].

Güvenlik Konseyi'nde S/RES/794 (1992) sayılı karar öncesi yapılan gö­rüşmelerde, Somali'de halkın içinde bulunduğu durum, uluslararası barış ve güvenliği tehdit edici olarak değerlendirilmiş ve Güvenlik Konseyi'nin hareke­te geçmesi için yeterli sebep olarak görülmüştür[43]. Bazı devletlerin temsilci­leri Somali'deki olayların bütün bölgeye etki edeceği gerekçesiyle barış tehdidi tespitinin yapılmasını önermişlerdir[44]. Güvenlik Konseyi bu öneriyi yerine getirmemiştir. Bu görüş karar metnine alınmamıştır. Konsey sadece Soma­li'deki insani trajediye dayanarak barış tehdidi tespiti yapmıştır[45].

Somali'de fonksiyonel bir rejimin var olmaması gerçeği S/RES/794 (1992) sayılı Konsey kararında fazla vurgulanmamış, ancak daha sonraki kararlarında[46] açıkça beyan edilmiştir[47].

Güvenlik Konseyi kararında, Somali'deki durumun alışılmamış özelliği ve karakterinden bahsedilmektedir. Durumun benzersizliği Güvenlik Konse­yi'nin görüşüne göre sadece sivil halkın çektiği acıların büyüklüğünde değil, bunun yanında devletin yapısının çökmesindedir. Sorunun bu boyutlara ulaşmasının sorumlusu mevcut bir hükümet değil, aksine çeşitli kabile ve gruplardır. Güvenlik Konseyi'nin barış tehdidi olarak karakterize ettiği du­rum anlamlıdır. Çünkü Konsey Somali'de fonksiyonel bir hükümet olsa ve devletin yapısı sağlam olsa bile başka bir sebebe gerek duymaksızın bu tes­piti yapacaktır.

Konsey kararını ele alan yazarların çoğu, Güvenlik Konseyi'nin olayın uluslararası etkilerine değinmediğini ifade etmişlerdir[48]. Gordon ve Kirgis, S/RES/794 (1992) sayılı kararda barış tehdidinin sebebine[49] yönelik bir ifade yer almadığını ifade etmektedirler. Bir başka grup yazar ise haklı ola­rak Güvenlik Konseyi'nin barış tehdidi tespiti yaparken, dağılan devlet düze­ni[50] içinde oluşan ağır insani trajedilere dayandığını ifade etmektedir- ler[51]. Szasz ise kararda gerçekte barış tehdidi tespiti yapılmadığını savun­maktadır. Szasz'a göre Güvenlik Konseyi BM tarafından yardımın sağlanma­sını mümkün kılmak için bir barış tehdidi tespiti yapmıştır. Aksi takdirde bu ülkeye müdahale BM Sözleşmesi'nin 2/7 maddesinde düzenlenen içişlerine karışmama prensibini ihlal edecektir. İlgili hükümetin onayıyla hukuki engel­lerin ortadan kaldırılması bu durumda mümkün olmayacaktır. Çünkü artık Somali'de bir hükümet bulunmamaktadır. Güvenlik Konseyi de bu sebeple BM Sözleşmesi'nin VII. bölümündeki barış tehdidi kavramına dayandı ve böylelikle BM Sözleşmesi'nin 2/7. maddesinde öngörülen istisna yolunu işletti[52].

Sonuç olarak belirtilmelidir ki, S/RES/794 (1992) sayılı kararın ince­lenmesi neticesinde, bir ülkede hükümet ve devlet yapısı olmadığı için olu­şan insani trajedi ve uluslararası hukuka aykırı bir şekilde insanı yardımlara engel olunması Güvenlik Konseyi'nin barış tehdidi tespiti yapmasına sebep olarak yeterli görülmektedir. Bu aşamadaki kriz için ayrıca bir de olayın ulus­lararası etkilerinin olup olmadığının araştırılması gerekmemektedir[53].

28.08.1992 tarihli S/RES/775 (1992) sayılı kararın alındığı zamana gö­re olaylarda herhangi bir esaslı değişim olmamasına rağmen, Somali politi­kasındaki dünyanın yaklaşımındaki değişim karara yansımış ve bu karar ta­mamıyla BM Sözleşmesi VII. bölüm çerçevesinde alınmıştır. Üye devletlere yardımların gerekli yerlere ulaşması için gerekli bütün eylemleri yapma yet­kisi verilmiştir[54].

Bu karardan bir hafta sonra 20 farklı devlet birliklerinden oluşan 30.000 kişilik ordu UNITAF („Unified Task Force) oluşturuldu ve ardından UNITAF Somali'ye yerleşti.

b) Güvenlik Konseyinin Diğer Kararları

Güvenlik Konseyi S/RES/814(1993), S/RES/837 (1993) ve S/RES/886 (1993) kararlarında Somali'deki durum barışı tehdit eder olarak nitelendirmiş- tir[55]. Güvenlik Konseyi 04.02.1994 tarihli ve S/RES/897(1994) sayılı kararda ilk defa Somali'de bir hükümet olmamasının anlamını değerlendirmiştir[56]. Buna benzer bir diğer tespiti ise S/RES/923 (1994) sayılı kararda yapmıştır.

Güvenlik Konseyi 04.11.1994 tarihinde S/RES/954 (1994) sayılı karar­da UNOSOM II (United Nations Force in Somalia)'nin görev süresini son defa uzattı ve Somali'deki BM gücünün çekilmesine karar verdi[57].

Güvenlik Konseyi S/RES/814(1993) sayılı kararda Somali'deki krizin başlattığı komşu ülkelere mülteci akımının, bu devletlerde sebep olduğu zorlukları ifade etmiş, ancak buna uluslararası barış tehdidiyle ilişkili olarak özel bir anlam yüklememiştir. Gerçekte de bu kararın alındığı zamanda kom­şu devletlerin Somali'nin içişlerine karışma tehlikesi bulunmamaktaydı[58]. Güvenlik Konseyi, komşu ülkelerin bu devlete müdahale ihtimalinin olduğu durumlarda bir krizin sınır aşan etkilerini dile getirmede çekimser davran­maktadır.

05.06.1993 tarihinde 20 Pakistanlı BM askeri öldürülmesi üzerine Gü­venlik Konseyi 06.06.1993 tarihinde S/RES/837 (1993) sayılı kararla olayı değerlendirmiş ve Somali'deki durumu yeniden barışı tehdit eder olarak nitelendirmiştir. Kararda Konsey uluslararası gücün Somali halkına yardım için bu ülkede bulunduğunu[59] ifade ederek bu ülkeye müdahale sebebini de açıklamıştır.

31.05.1994 tarihli S/RES/923 (1994) sayılı kararda ve 04.11.1994 ta­rihli S/RES/ 954 (1994) sayılı kararlarda Konsey BM Sözleşmesi'nin VII. bö­lümü çerçevesinde hareket ettiğini belirterek, Somali'deki durumun barışı tehdit etmeye devam ettiğini belirtmiştir[60].

Konsey yine S/RES/1356 (2001), S/RES/1407 (2002) ve S/RES/1425 (2002) sayılı kararlarda BM Sözleşmesi'nin VII. bölümüne göre hareket etti­ğini belirterek S/RES/733(1992) sayılı kararına atıfta bulunmuş ve bu karar­da düzenlenen ambargoların önemini vurgulamıştır. 2002 yılında, Soma­li'deki kabilelerin aralarında çatışmaların sürdüğü bir ortamda alınan S/RES/1407(2002) ve S/RES/1425 (2002) sayılı kararlarda ise Konsey silah ambargosuna riayet edilmemesinin Somali'de barış ve güvenliğin sağlanma­sını ve ulusal uzlaşı sağlamak için yapılan siyasi çalışmaları tehlikeye attığını dile getirmiştir[61].

Ekim 2002 de krizin tarafları, ulusal uzlaşının temel esasları ve federal devletin anayasası üzerine görüşmelerin başlatılması konularında anlaşmaya vardılar. Taraflar her ne kadar sıkça ihlal edilmiş olsa da ateşkes antlaşması yaptılar.

Güvenlik Konseyi 08.04.2003 tarihinde aldığı S/RES/1474 (2003) sayılı kararda yeniden Somali'de barış tehdidi tespiti yaptı. BM Sözleşmesi'nin VII. bölümüne göre hareket ederek S/RES/733 (1992) sayılı kararın gereklerinin taraflarca ve bütün üye devletlerce yerine getirilmesi, bunun aksi bir davra­nışın BM Sözleşmesi'nin ihlali anlamına geleceğini ifade etmiştir[62].

3.      Kararların Değerlendirmesi

Somali'deki iç savaşa yönelik hukuki değerlendirmeler daha çok Gü­venlik Konseyi'nin BM Sözleşmesi'nin 39. maddesine göre barış tehdidi tes­piti üzerine yapılmıştır.

Güvenlik Konseyi kararları barış tehdidiyle ilgili olarak dayandığı se­bepleri şu kategoriler altında toplamak mümkündür:

-       Somali hükümetinin onayı[63],

-    İnsancıl hukuk ihlalleri[64]/Yardım konvoylarının engellenmesi[65]/ İnsani Trajedi- Acil İnsani Yardım Durumu[66],

-       BM Personeline yapılan saldırılar[67],

-       Mülteci akımı[68],

-       İç Savaş[69],

-       Etkin hükümet gücü yokluğu[70] [71],

-       Silah Ambargosu Kararının ihlali/Güvenlik Konseyi Kararlarının ihla­li 1486

Güvenlik Konseyi kuruluşundan bu yana ilk defa Somali krizi çerçeve­sinde herhangi bir tereddüde yer bırakmayacak şekilde, sadece Somali'nin iç işlerindeki duruma dayanarak BM Sözleşmesi'nin VII. bölümü çerçevesinde müdahale kararı almıştır. Ancak, burada Somali'de olaylar başladığında et­kin bir hükümet gücünün olmadığının altının çizilmesi gerekmektedir.

S/RES/794 (1992) sayılı kararla Somali'deki acil insani yardım duru­munu dünya barışını tehdit eder nitelikte olarak değerlendirmiştir. Kararda genel olarak durum değerlendirilmiş, detaya girilmemiştir[72]. Kararda belir­tilen insan hakları ihlallerinin adresi hükümet değil legitim olmayan ve ülke­nin belli bir bölümünü kontrolü altında tutan, çatışan gruplar olarak belir­tilmiştir[73].

Barışın Somali'nin ülkesi dışında da tehdit edilip edilmediği tartışmalı­dır[74]. Bazı yazarlarca ağır insan hakları ihlallerinde[75] Güvenlik Konseyi'nin müdahale etmesinden ayrı olarak, BM Sözleşmesi'nin 39. maddesinin met­ninin aksine kabul gören özel bir durum olarak değerlendirilmiştir. Her şey­den önce etkin bir devlet kuvveti olmaması, Güvenlik Konseyi'nin bir konu­da faaliyete geçmesine engel değildir[76].

Somali artık bir devlet olarak etkinliğe sahip olmadığı için silah am­bargosunun fiili hedefi çatışmanın taraflarıdır.

 


[1]     Human Rights Watch, Shell-Shocked Civilians Under Siege in Mogadishu, (10.08.2007), Internet: http://hrw.org/reports/2007/somalia0807/somalia0807web.pdf, (22. 03, 2010).

[2]     Human Rights Watch, Shell-Shocked Civilians Under Siege in Mogadishu, s. 11, Internet: http://hrw.org/reports/2007/somalia0807/somalia0807web.pdf, (22. 04. 2010).

[3]     Bakonyi, 166 Somalia, Internet: http://www.sozialwiss.uni- hamburg.de/publish/Ipw/Akuf/kriege/166_somalia.htm, (08. 04. 2010).

       [4]   SNM: Somali National Movement

       [5]   USC: United Somali Congress,

       [6]   SPM: Somali Patriotic Movement.

[7]     Bakonyi, 166 Somalia, Internet: http://www.sozialwiss.uni- hamburg.de/publish/Ipw/Akuf/kriege/166_somalia.htm, (08.04.2010).

[8]     Human Rights Watch, Shell-Shocked Civilians Under Siege in Mogadishu, (12.08.2007), Internet: http://hrw.org/reports/2007/somalia0807/somalia0807web.pdf, (22.04.2010).

       [9]   Archiv der Gegenwart Bd. 61 (1991), s. 36325 d.

       [12]  Abdirezak Sheikh/MathiasWeber. "Kein Frieden für Somalia?" Frankfurt 2010, s.135 - 139

       [13]  UN-Doc. S/PV. 3039.

[14]    UN-Doc.S/RES /713 (23.01.1992) -4.pr.para..”concerned that the continuation of this situation constitutes, as stated in the report of the Secretary-General, a threat to international peace and security”.

       [15]  Malanczuk, Humanitarian Intervention, s. 173

[16]    UN-Doc.S/RES/733 (1992) -3.pr.para: “gravely alarmed at the rapid deterioration of the conflict in Somalia and the heavy loss of human life and widespread material damage resulting from the conflict in the country and aware of its consequence on the stability and peace in the region, "Aynı şekilde Gordon, s. 552. Karşıt olarak bkz. Rashkow, Bruce C: (değerlendirme) "The Security Council: Its Authority and Legitimacy", in: American Society of International Law, Proceedings of the 87th Annual Meeting (1993), s. 312.

[17]    Halbuki 688 (1991) sayılı kararda Kuzey Irak’daki Kürtlerin durumuyla ilgili karar alınırken bu konu­da detay bilgi verilmişti. Çatışmaların bölgeye yayılma tehlikesinin değerlendirilmesi için bkz. Nowlan, s. 176.

[18]    Mart 1993’te yaklaşık 700 kişi Kenya’ya kaçmış ve bu sayı Mayıs ayında yaklaşık 3000’e ulaşmıştır. Bu konu Konseyde konuşulmamıştır bkz. Fink, 1999,s. 739.

       [19]  Nowlan, s. 176;. Kooijmans, s.l 15.

       [20]  UN-Doc.S/RES /713 -7.para.

       [21]  UN-Doc.S/RES /713 -5.para.

[22]    Schaefer, s. 154; Szarsz, Paul: Centralized and Decentralized Law Enforcement: The Security Council and the General Assembly Acting under Chapters VII and VIII, in: Jost Delbrück (Hrsg), Allocation of Law Enforcement Authority in the International System, Veröflentlichungen des Instituts für Internationales Recht an der Universitât Kiel, Bd. 117, Berlin 1994, s. 23

[23]  UN-Doc. S/RES/ 746 (17.03.1992) -6.pr.para: „deeply disturbed by the magnitude of the human suffering caused by the conflict and concerned that the continuation of the situation in Somalia constitutes a threat to international peace and security,”

       [24]  Schaefer, s. 154.

       [25]  Hindistan (UN-Doc. S/PV. 3060, s. 31); Macaristan (UN-Doc. S/PV. 3060, s.54).

       [26]  Fransa (UN-Doc. S/PV. 3060, s. 44); Zimbabve (UN-Doc. S/PV. 3060, s. 46).

       [27]  Schaefer, s. 154.

[28]    UN-Doc. S/RES/ 767(1992) ve UN-Doc. S/RES/ 775 (1992) “...that the provision of humanitarian assistance in Somalia is an important element in the effort of the Council to restore international peace in the area, „

       [29]  Archiv der Gegenwart, Bd. 62 (1992), s. 37059.

       [30] BM Genel Sekreterinin 27.11.1992 tarihli raporu için bkz. UN-Doc. S/24859.

       [31] BM Genel Sekreterinin 22.07.1992 tarihli raporu için bkz. UN-Doc. S/24343.

[32]    Medyanın rolü hakkında bkz. Hutchinson, M.R.: Restoring Hope - UN Security Council Resolutions for Somalia and an Expanded Doctrine of Humanitarian Intervention, in: Harvard International Law Journal, Band 34, 1993, s. 638.

[33]    Freudenschuss, Helmut, Between Unilateralismand Collective Security: Authorizations of the Use of Force by the UN Security Council, in: European Journal of International Law, Band 5, 1994,, s. 512 vd.

       [34] Çin ilk defa bir zorlama kararında olumlu oy kullanmıştır - bkz. UN-Doc. S/PV.3145, s. 16 d.

[35]    "At present no government exists in Somalia that could request and allow such use of force. It would therefore be necessary for the Security Council to make a determination under Article 39 of the Charter that a threat to the peace exists, as a result of the repercussions of the Somali conflict on the entire region, and to decide what measures should be taken to maintain international peace and security”. BM Genel Sekreterinin Güvnelik Konseyi başkanına gönderdiği 29.11.1992 tarihli mektup için bkz. UN- Doc. S/24868, s. 3.

[36]    UN-Doc. S/RES /794 (1992 ) -3.pr.para: “that the magnitude of the human tragedy caused by the conflict in Somalia, further exacerbated by the obstacles being created to the distribution of humanitarian assistance, constitutes a threat to international peace and security”.

       [37] Bu konuya ilişkin bkz. Lillich, s. 566; A. Stein, s. 248; Freudenschuss, 1994, s. 21.

       [38]  Gading, s. 118; A. Stein, s. 247.

[39] “failed State” konusuna ilişkin detaylı bilgi için bkz. Thürer, s. 9 vd. ve Herdegen,1998, s. 49 vd., in: BDGVR 34 (1995).

       [40]  Hutchinson, s. 629; Schaefer, s. 156

  1. Bu karar üzerine ABD ve 20 diğer devlet Somali’ye yardım operasyonu başlattılar. Bkz. Arcih der Gegenwart. 62 (1992), s. 37381-37386, aynı şekilde bkz. S/RES/794 (1992) sayalı karar ve diğer kararların yerine getirmesine ilişkin 17.12.1992 tarihli ABD’ BM daimi temsilcisinin sunduğu rapor için bkz. UN-Doc. S/24976.
  1. Bu konuda bkz. BM Genel Sekreteri Boutros-Ghali, in: "Supplement to an Agenda for Peace" s. 18, para. 78.
  1. Örneğin Amerika temsilcisi: "The vote of the United States for the resolution before us expresses our commitment to resolving the human tragedy in Somalia - a crisis of immense, almost in- describable proportions." ABD (UN-Doc. S/PV. 3146, s. 36); ayın şekilde Ekvator (UN-Doc S/PV 3146, s. 11), Fransa (UN-Doc. S/PV. 3146, s. 29), İngiltere (UN-Doc. S/PV. 3146, s. 33), Avusturya (UN-Doc. S/PV. 3146, s. 31) ve Zimbabve (UN-Doc. S/PV. 3146, s. 6).
  1. Yeşil Burun Adaları (UN-Doc. S/PV. 3146, s. 19); Fas (UN-Doc. S/pV. 3146, s. 44).

[45]    Karşı görüş için bkz. Roberts, Adam: Humanitarian War: Military Intervention and Human Rights, in: International Affairs (London) Bd. 69 (1993), s. 440.

       [46]  UN-Doc. S/RES/897 (1994), UN-Doc. S/RES/923 (1994) ve UN-Doc. S/RES/964 (1994).

       [47]  Ekvator delegesinin görüşmelerdeki ifadeleri için bkz. UN-Doc S/PV 3146, s. 13

       [48] Freudenschuss, 1993,, s. 21; Fromuth, , s. 349 d.; Lillich, s. 566.

       [49]       Gordon, s. 553; Kirgis/Frederic, s. 514.

[50] Boutros-Ghali, Friedenserhaltung, s. 129; Damrosch, Introduction, s. 12 d.; Fromuth, s. 349 d; Malanczuk, Humanitarian Intervention, s. 24; Roberts, s. 440; Tomuschat, Gemeinschaft, s. 12; Weiss/Forsythe/Coate, s. 128

[51]    Baroni, s. 59 ve 154; Franck, Fairness in International Law and Institutions, Oxford 1995 s. 239; Herdegen, 1995, s. 115; Kimmmich, s. 452 d; Lillich, s. 567, Mattler, s. 685; Schilling, s. 74; Seidel, s. 58; Stein, Enforcement, s. 114 d.

       [52]  Szasz, discussion contribution, s. 102.

       [53]  Aynı şekilde Lailach, s. 87.

       [54]  Hutchinson, s. 634.

[55]    "Determining that the situation in Somalia continues to threaten international peace and security in the region"

[56]    UN-Doc. S/RES/897(1994) -15.pr.para: "Determining that the situation in Somalia continues to threaten peace and security and having regard to the exceptional circumstances, including in particular absence of a government in Somalia, and acting under Chapter VII of the Charter of the United Nations"

       [57]  UN-Doc. S/RES/954 (1994) -17.pr.para: "The Security Council, (...), Recognizing also the impact that the situation in Somalia has had on neighbouring countries including, in particular, flows of refuges, Determining that the situation in Somalia continues to threaten        peace and security, and having regarded to the exceptional circumstances including, in particular, the absence of a government in Somalia, acting under Chapter VII of the Charter of the United Nations, (...)"

       [58]  Schaefer, s. 157; Gordon, s. 572

[59]    UN-Doc. S/RES /837 (1993) -7.pr.para: „Stressing that the International community is involved in Somalia in order to help the people of Somalia who have suffered un-told miseries due to years of civil strife in that country ... "

[60]    UN-Doc. S/RES/954 (1994) -21.pr.para: „determining that the situation in Somalia continues to threaten peace and security and having regard to the exceptional circumstances, including in particular the absence of a government in Somalia, and acting under Chapter VII... "

[61]    „[are] undermining peace and security and the political efforts for national reconciliation in Somalia ". Bu kararlarda Konsey BM sözleşmesinin VII. bölümüne göre hareket etmesine rağmen konunun Somali’nin içişlerini ilgilendirmesi sebebiyle kararda teknik olmayan bir terminoloji (undermining) kullanılmıştır. Bu konuda bkz. Schaefer, s. 158.

[62]    UN-Doc. S/RES /1474 (2003 ) -1.op.para: „ the obligation of all States and other actors to comply fully with resolution 733 (1992), and reaffirms that non-compliance constitutes a violation of the provisions of the Charter of the United Nations;"

       [63]  UN-Doc.S/RES/733 (1992).

       [64]  UN-Doc.S/RES/794 (1992).

       [65]  UN-Doc.S/RES/767 (1992); UN-Doc.S/RES/775 (1992); UN-Doc.S/RES/794 (1992).

       [66]  UN-Doc.S/RES/746 (1992); UN-Doc.S/RES/751 (1992); UN-Doc.S/RES/794 (1992).

[67]    UN-Doc.S/RES/794 (1992); UN-Doc. S/RES/837 (1993); UN-Doc. S/RES/767 (1992); UN-Doc. S/RES/775 (1992).

       [68]  UN-Doc.S/RES/814 (1993); UN-Doc.S/RES/954 (1994).

       [69]  UN-Doc.S/RES/733 (1992).

       [70]  UN-Doc.S/RES/897 (1994); UN-Doc.S/RES/923 (1994); UN-Doc.S/RES/954 (1994).

       [71]  UN-Doc.S/RES/1474(2003).

[72]    Kirgis/Frederic, s. 514: „It is surprising, to say the least, that the Security Council would not be explicit about the threat to international peace before taking such a step."

[73]    Baehr, Peter R.: The Security Council and Human Rights, in Blokker, Niels (Hrsg.): Towards More Effective Supervision by International Organizations: Essays in Honour of Henry G. Schermers, Dordrecht 1994, Band III, s. 25: „It was much rather the absence of government than the op- pression by government that caused the Security Council to act."

[74]    Kirgis/Frederic, s. 513: „There was little evidence that the strife between clans in Somalia, devastating though it was for the people of that country, actually posed a serious threat to stability in neighbouring states, at least in the short term."

[75] Schermers, Henry G.: The Obligation to Intervene in the Domestic Affairs of States, in Delissen, Astrid J. m . / Tanja, Gerard J. (ed.): Humanitarian Law of Armed Conflict: Challenges Ahead. Essays in Honour of Frits Kalshoven, Den Haag 1991, s. 592: „The protection of fundamental human rights is no longer a matter solely within the jurisdiction of each individual State. The international community bears responsibility."

       [76]  Bu konu Herdegen tarafından detaylı olarak işlenmiştir. Bkz. Herdegen, 1995, s. 116.




Kurumsal
E-Posta
İnsan
Kaynakları
SKS
FSM
Otomasyon
International Relations
FSM SEM
ALUTEAM
KURAM
FSM
TÜMER
Kariyer
Merkezi
. . .