Anasayfa  |   İletişim  | AR - EN
Bize Ulaşın
Mesajınız
Bize Ulaşın
Yugoslavya *

* Naim Demirel, 'Yugoslavya', BM Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Barışın Korunması, Derin Yayınları, 2013, s.173-236.

1.      Tarihsel Arkaplan

1918 yılında Sırbistan, Hırvatistan ve Slovenya'dan oluşan Yugoslavya, ilk defa Yugoslavya İmparatorluğu olarak bağımsızlığını ilan etti[1]. Daha sonra 1945 yılında Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti kuruldu[2]. Kurulan bu devlet altı cumhuriyetten (Slovenya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Sırbistan, Karadağ ve Makedonya) ve iki otonom bölgeden (Voyvodana ve Kosova) oluşmaktaydı[3].

1980 yılında Yugoslavya Federal Sosyalist Cumhuriyetinin başkanı Josip Broz Tito'nun ölümüyle birlikte bu topraklardaki halklar arasında geri­limler yaşanmaya başlandı. Bosna-Hersek ve Hırvatistan'da çok sayıda Sırp azınlık yaşamaktaydı. Özellikle bu bölgede krizler baş gösterdi. 1990 yılında ilan edilen olağanüstü hal, Hırvatistan, Makedonya, Slovenya ve Bosna- Hersek'in başkaldırısıyla karşılaştı.

Haziran 1991 yılında Slovenya ve Hırvatistan bağımsızlıklarını ilan etti­ler. Ekim 1991'de de Makedonya bağımsızlığını ilan etti. Bunun ardından Sırpların kontrolünde olan Yugoslavya ordusu Slovenya ve Hırvatistan'a girdi ve çatışmalar başladı. Slovenya'daki çatışmalar bir ay içinde sona erdi. Ocak 1992'de de Hırvatistan'la ateşkes ilan edildi[4]. Ancak bu ateşkes anlaşması sıkça ihlal edildi. Bunun üzerine BM Güvenlik Konseyi de ateşkes anlaşması­na uyulmasını sağlamak üzere bölgeye barış gücü gönderme kararı aldı[5]. Ardından Slovenya ve Hırvatistan AB tarafından tanındı.

Ekim 1991 Bosna-Hersek Cumhuriyet Parlamentosunda çoğunluk ba­ğımsızlık ilanı için karar verdi. Yapılan halk oylamasında halkın çoğunluğu bağımsızlık yönünde karar oy kullandı[6]. Nisan 1992'de Sırbistan ve Karadağ topraklarında Yugoslavya Federal Cumhuriyeti üçüncü Yugoslavya devleti olarak kuruldu.

2003 Şubat ayından itibaren devletin adı "Sırbistan ve Karadağ" ola­rak değiştirildi. Artık Yugoslavya adı altında bir devlet bulunmamaktadır. Haziran 2006'da bu birlikte dağıldı. Sırbistan ve Karadağ iki ayrı bağımsız devlet oldular. Şu an Federal Yugoslavya Sosyalist Cumhuriyeti toprakların­da yedi bağımsız devlet bulunmaktadır[7].

Bosna-Hersek topraklarında yaşayan birçok etnik grubun[8] varlığı se­bebiyle dâhilde iç çatışmalar başladı. Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuri­yeti Nisan 1992'de Sırbistan ve Karadağ'ın Federal Yugoslavya Cumhuriyeti­ni (Sırbistan ve Karadağ bugünkü adı) kurmalarıyla birlikte resmi olarak sona ermişti. Yeni kurulan Bosna-Hersek, Hırvatistan ve Slovenya 1992 tarihinde BM üyesi oldular.

a)        Slovenya

1989 yılında Yugoslavya iki otonom bölgesinin otonom statüsünü kal­dırdı ve Slovenya'ya karşı ekonomik boykot ilan etti. Bunun üzerine Sloven­ya federal kasaya ödeme yapmayı durdurdu ve bağımsızlık yolunda yeni adımlar atmaya devam etti. 25.Haziran 1991 tarihinde de bağımsızlığını ilan etti. Bu gelişme üzerine Yugoslav Federal Halk Ordusu Slovenya'ya saldırdı. Savaşlar 3.Haziran 1991 yılında ateşkes anlaşması ve ardından Brione'de imzalanan bir anlaşmayla sona erdi. Yugoslav Halk Ordusu Slovenya'dan geri çekildi ve Slovenya Ocak 1992'de uluslararası alanda bağımsız bir devlet oldu[9].

BM Güvenlik Konseyi "United Nations Transitional Administration for Eastern Slavonia, Baranja and Western Sirmium" (UNTAES) misyonunu Ocak 1996'dan 1998'e kadar barışın uygulanmasını sağlamak için gönderildi[10].

b)        Hırvatistan

Hırvatistan'da 1990'ın başlarında Hırvat Polisler, otonom Partizan bir­likleri ve ulusal muhafız birlikleri ile Hırvatistan'daki Sırp azınlık milisleri, Sırp gönüllüleri ve Bosnalı Sırp ve Yugoslav Halk Ordusundan oluşan düzensiz birliklere (Çetnikler) karşı çatışmaya başladı. Bu çatışmaların bir hedefi Hır­vatistan'daki Sırplıların yaşadığı bölgenin ve yeni kurulmuş olan "Federal Yugoslavya Cumhuriyeti"yle bağlantılı olan bölgenin kontrolünü ele geçir­mekti. Her iki tarafta ele geçirdikleri bölgeden diğer etnik gruba yönelik etnik temizlik hareketi yapmaya başladılar[11]. 02.01.1992 yılında Cyrus Vance-Barış planı imzalandı. Bu plana göre Birleşmiş Milletlerin barış gücü "United Nations Protection Forces (UNPROFOR)" bölgeye yerleşecekti[12].

Ocak 1993 sonuna doğru Hırvatistan ve Sırbistan arasında yeniden ça­tışmalar başladı. Bu çatışmalar 1995 yılında kapsamlı bir barış anlaşması yapılana kadar devam etti[13].

Güvenlik Konseyi 1995 yılında Hırvatistan'a barış gücü "United Na- tions Confidence Restoration Operation in Croatia (UNCRO)" gönderdi. Bu barış gücünün görevi Bosna-Hersek'e Hırvatistan üzerinden insani yardım gönderilmesini sağlanmasıydı[14]. Şubat 1996'da bir başka barış gücü "United Nations Mission of Observers in Prevlaka (UNMOP)" bölgeye gönderildi. Bu barış gücünün görevi Prevlaka-Yarımadasının askerden arındırılması ve kontrolün UNCRO'a devredilmesiydi. UNMOP'un görevi 15. Aralık 2002'de sona erdi[15].

Güvenlik Konseyi Aralık 1997'de Hırvatistan'a Polis destekleme birliği "United Nations Police Support Group (UNPSG)" gönderdi[16]. 1998 yılında OSCE Hırvatistan'da polisi denetleme görevini üstlendi ve UNPSG'ın görevi sona erdi.

c)        Bosna-Hersek

Bosna-Hersek diğer Cumhuriyetlere göre en fazla etnik gruba sahip cumhuriyettir. Bosna-Hersek'te % 43 Müslüman, %31 Sırp ve %17 Hırvat nüfus bulunmaktaydı. Hem Sırbistan'ın ve hem de Hırvatistan'ın Bosna'dan toprak talepleri vardı. Mart 1992 Bosna-Hersek'te bağımsızlık için referan­dum yapıldı ve ardından bağımsızlık ilan edildi. AB ve ABD Nisan 1992'de Bosna-Hersek'in bağımsızlığını tanıdılar.

Ardından Bosna-Hersek'te savaş başladı. Bu savaş Yugoslav Halk Ordu­sunun desteklediği Bosna-Hersek Sırp Cumhuriyeti Ordusu, Bosna Hükümeti Ordusu ve Hırvat Savunma Konseyi arasında meydana gelmiştir. Savaşın so­nucunda Bosna-Hersek'in büyük bir kesimi özellik Banja-Luka Bölgesi ve Do- ğu-Hırvatistan gibi ağırlıklı olarak Sırp grupların oturduğu yerler Sırpların kont­rolüne geçti. 1994'ün ikinci yarısından sonra savaş "Bihac" bölgesinde yoğun- laştı[17].

3 Eylül 1992 tarihinde UNHCR'in görevlendirmesi kapsamında insani yardım taşıyan uçak düşürülmüş ve mürettebatı öldürülmüştü. Bunun üzerine Güvenlik Konseyi insanı yardımların yapılmasını garanti altına almak amacıyla, Ekim 1992'de Bosna-Hersek üzerindeki askeri uçuşları yasakladı[18].

1993 yılında Sırpların yoğun saldırılar başlatması üzerine BM, Doğu Bosna'yı koruma bölgesi ilan etti[19].

Haziran 1995'te koruma bölgesi içinde yer alan Srebrenica ve Zepa, Sırplar tarafından işgal edildi. Bunun üzerine BM'nin görevlendirmesiyle NATO kuvvetleri Sırp mevzilerini bombalamaya başladı[20].

1995 yılında imzalanan barış anlaşması sonucunda çatışmalar sona erdi ve Bosna-Hersek bağımsız devlet olarak varlığını sürdürdü[21]. Barış an­laşması Hırvatistan, Bosna-Hersek ve Sırbistan devlet başkanları tarafından imzalandı[22]. BM'nin görevlendirmesiyle oluşturulan "Implementation Force (IFOR)" mültecilerin geri dönmesini ve barış Sözleşmesi'nin uygulanmasını denetlemeye başladı. IFOR, UNPROFOR'un görevini üstenmiştir[23].

Bosna-Hersek'teki BM misyonu (United Nations Mission (UNMIBH) 1995'te gönderildi. Bu misyonun görevi polis reformlarının yapılmasına, Kanunların uygulanmasına yardımcı olmak, insani yadımların yapılmasına yardım etmek ve insan haklarına riayet edilmesini sağlamaktı[24]. Misyonun görevi 31.12.2002'de sona erdi.

d)        Kosova

Kosova otonom bir bölgeydi. Bu bölgede 1991 yılı itibarıyla nüfusun % 90'ı Kosova-Arnavutları ve % 10'u Sırplar ve diğer azınlıklardan oluşmakta­dır. Miloseviç'in kontrolündeki hükümet sistemi 1989-1990 yıllarında fiili olarak sona erdirilmişti. Ardından da Kosova'da yaşayan Arnavutlar sürekli aşağılanmaya ve baskı altına alınmaya başlandı. 1992 yılında yapılan halk oylamasıyla Kosova-Arnavutları Kosova Cumhuriyeti'ni ilan ettiler. Bu devlet Arnavutluk haricinde hiçbir devlet tarafından tanınmadı. 1990'ın sonuna doğru Kosova'nın bağımsızlığı için Sırp birliklerine karşı savaşan Kosova Kur­tuluş Ordusu (UÇK)' nun yürüttüğü savaş yoğunlaştı. Sırp ordu birlikleri ele geçirdikleri bölgelerde Kosovalı Arnavutlara karşı "etnik temizlik" hareketi yürüttüler, kadastro dairelerini ve tapu kayıtlarını tahrip ettiler. Ayrıca cinsel suçlar, cinayetler ve UÇK üyesi şüphesiyle erkeklere karşı sürgün cezaları uyguladılar. 1999 yılında NATO birlikleri çatışmaya dahil oldu ve Yugoslav­ya'yı BM Güvenlik Konseyi'nin görevlendirmesi olmaksızın bombaladı. Bu konuya ilişkin Çin ve Rusya Federasyonu vetosu sebebiyle Güvenlik Konse- yi'nden bir karar çıkması mümkün olmayacağı için bu şekilde hareket edil­miştir. Hava saldırıları sırasında yanlışlıkla Belgrat 'daki Çin büyükelçiliği ve mülteci konvoyu da bombalandı [25].

Haziran 1999 tarihinde Yugoslav idareciler uluslararası bir barış planı­nı kabul ettiler. Aynı yıl içinde Kosova'nın yeniden inşası ve tamiri amacıyla bir barış misyonu "United Nations Interimadministration Mission" (UNMIK) oluşturuldu[26]. UNMIK'in bu görevinin yanında ayrıca Kosova'da insan hak­larının sağlanması ve korunması görevi de bulunmaktadır[27].

BM Güvenlik Konseyi SFOR (Multinational Stabilization Force)'u UÇK'nın silahlardan arındırılması ve göçmenlerin geri dönüşlerinin gözlem- lenmesiyle görevlendirdi. Yine sivil idare BM'nin gözetiminde oluşturuldu. Kosova'ya uluslararası sivil görevlilerde gönderildi[28].

1999 ile 2008 yılları arasında BM idaresi altında kalan Kosova bölgesi 17 Şubat 2008'de bağımsız bir devlet oldu.

e)       Makedonya

2001'de Makedonya'da Arnavut gerillalar UÇK ile Makedonya polis ve ordu birlikleri arasında çatışmalar başladı. Çatışmalar Slav-Makedon çoğunluk ile ikinci büyük etnik grup olan ve Kosova sınırına yakın yerlerde yaşayan Ar- navutlar arasında yayıldı. Bu çatışmalar sonucunda ciddi göçmen akamı baş­ladı. Yaklaşık 100.000 kişi başta Kosova olmak üzere farklı yerlere kaçtılar.

Haziran 2001'de ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi ve Ağustos ayında Ohrid anlaşması imzalandı. Bu anlaşmaya göre Arnavutlar lehine Anayasa değişikliği yapılacak UÇK dağıtılacaktı[29].

2.       Güvenlik Konseyi Kararları

a)       İç Savaşa İlişkin Kararlar

25 Haziran 1991 tarihinde Slovenya ve Hırvatistan bağımsızlıklarını ilan ettikten sonra Yugoslavya Federal Ordusu, bu iki yeni devletin ordusuna karşı silahlı kuvvet kullandı. Kriz özellikle Hırvatistan bölgesel savunma birliği ve polisiyle Sırpların kontrolünde olan Federal ordu arasında silahlı çatışma­ya dönüştü.

aa) Güvenlik Konseyinin S/RES/713 (1991) Sayılı Karar

Yugoslav Federal Ordusuyla Sloven ve Hırvat birlikler arasındaki silahlı çatışmaların patlak vermesinden sonra Güvenlik Konseyi 25 Eylül 1991 tari­hinde S/RES/713 (1991) sayılı kararı aldı. Bu kararla Yugoslavya'ya silah am­bargosu uygulanmaya başlandı.

Taraflar arasında 17.09.1991 ve 22.09.1991 tarihlerinde iki defa ateş­kes anlaşması imzalandı. Bu anlaşmalara rağmen taraflar arasında ateşkes sağlanamadı. Bu arada birçok devlet tarafından Güvenlik Konseyi'ne Yugos­lavya sorunuyla ilgilenmesi için başvurular yapıldı.

Nihayet Eylül 1991'de Güvenlik Konseyi Yugoslavya ile ilgili ilk kararını aldı[30]. Bu kararda uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden şartların[31] devam edişinin endişe verici olduğu ifade edilmiştir[32]. Konsey Yugoslav­ya'da barış ve huzurun tekrar sağlanabilmesi için belirli bir süre ile sınırlı olarak kapsamlı silah ambargosu kararı aldı[33]. Ayrıca kararda Genel Sekre- ter'den Yugoslavya hakkında Konseyi bilgilendirmesi istenmiştir.

Uygulamada bu ambargoyla ilgili bazı sorunlar çıkmıştır. Yeni kurulan Bosna-Hersek bu kararın Yugoslavya'ya karşı alındığım dolayısıyla kendisine silah ambargosu uygulanamayacağını ileri sürdü. Ancak, Güvenlik Konseyi bu kararın yeni kurulan devletleri de kapsadığını ifade etmiştir. Hatta silah ambargosundan Bosna-Hersek'in hariç tutulmasına yönelik Konseyde oyla­ma yapılmış, bu talep kabul edilmemiştir[34].

Bu kararda Hırvatistan'daki savaşlarda çok sayıda insanın hayatını kaybetmesi ve birçok malvarlığının zarar görmesi ve bu çatışmalar sebebiyle yüz bini aşkın insanın komşu ülkelere sığınmasına rağmen[35], Güvenlik Kon­seyi Yugoslavya'daki çatışmaları komşu ülkelere negatif etkisi olan bir iç savaş olarak nitelememiştir. Ancak karar metninde çatışmaların komşu ülke­lerle sıçrama tehlikesinden endişe edildiği anlaşılmaktadır[36].

Kararda iç savaş durumu uluslararası etkileriyle birlikte nazara veril­miş ve bu durumun Güvenlik Konseyi'nin barış tehdidi tespiti yapmasına sebep olduğu ifade edilmiştir. Silahlı çatışmaların çok sayıda insan hayatına mal olması ve mal kaybına neden olması, ayrıca çatışmaların komşu devlet­lere sıçrama tehlikesi sebebiyle Konsey endişelerini dile getirmiştir. Sınır bölgelerine ne gibi etkileri olacağı ise açıklanmamıştır. Kararın görüşmeleri sırasında, Yugoslavya'daki bu çatışmaların uluslararası etkileriniKonseyi'n dikkate aldığı ifade edilmiştir. Bu silahlı çatışmaların bölgede politik ve eko­nomik alanda hassas değişimin olduğu bir zamanda bölgesel istikrarı sarsma ihtimali bulunmaktadır. Orta ve Doğu Avrupa'da ırkçılık ve azınlıklar prob­lemi sebebiyle silahlı çatışmaların Yugoslavya ile sınırlı kalmama tehlikesi bulunmaktadır. Yugoslavya'nın komşu devletlerinin mülteci akınına uğraya­cağı ve enerji kaynağı sıkıntısı çekeceklerinden korkulmaktadır. Yugoslav­ya'nın iç işlerindeki durumu, özellikle çok sayıda can ve mal kaybının olması görüşmelerde barışı tehdit eder olarak dile getirilmemiştir. Fakat bazı dele­geler buradaki çatışmaların uluslararası alana yayılması halinde Güvenlik Konseyi Sözleşmenin VII. bölümünde kendisine tanınan yetkilerini kullan­mak zorunda kalacağını ifade etmişleridir.

Güvenlik Konseyi S/RES/713 (1991) sayılı kararında barış tehdidi tes­piti yapmıştır. Konsey bu tespitini hem Yugoslavya'daki iç savaş sebebiyle çok sayıda can ve mal kaybının olmasına, hem de uluslararası olumsuz etki­ler doğuracağı sebebine dayandırmıştır. Bunun yanında, kararın alındığı görüşmelerde temsilcilerin ifadelerinden Güvenlik Konseyi'nin özellikle kri­zin uluslararası etikleri hakkında endişeler taşındığı görülmektedir. Bir taraf­tan çatışmaların komşu ülkelere sıçrama tehlikesi, diğer taraftan çatışmalar sebebiyle mülteci hareketlerinin komşu devletleri olumsuz etkileme tehlike­si dile getirilmiştir. Barış tehdidini Yugoslavya'nın içinde bulunduğu durum­dan ziyade, sadece bu olayın uluslararası etkilerinde gören görüş, S/RES/713 (1991) sayılı Konsey kararının metniyle örtüşmemektedir. Yine barış tehdi­dini Yugoslavya'da halkların kendi geleceklerini belirleme haklarını elde edemeyişlerine ve bu sebeple uluslararası hukuk ihlali yapıldığına dayandı­ran görüş ne S/RES/713 (1991) sayılı kararın metninde ve ne de konunun ele alındığı müzakere kayıtlarından kendisine bir dayanak bulamamaktadır[37].

bb) Güvenlik Konseyinin S/RES/721 (1991) sayılı Karar

BM Güvenlik Konseyi'nin S/RES/713(1991) sayılı kararına rağmen Sırp birliklerince işgal edilen Hırvatistan bölgesinden kaçan sivil halkın sayısı 300.000'i buldu. 23.11.1991 tarihinde Sırplar ve Hırvatlar arasında Cenev­re'de imzalanan 14. Ateşkes andlaşmasına rağmen ateşkes andlaşmasının sürekli ihlal edilmesi ve Yugoslavya'nın Birleşmiş Milletler'den bir "Barış Gücü" göndermesi talebinde bulunması üzerine Güvenlik Konseyi konuyu ele almış ve 27.11.1991'de S/RES/721(1991) sayılı kararı almıştır. Bu kara­rında Konsey S/RES/713 (1991) sayılı kararındaki duruma atıfta bulunmuş ve durumun kötüleşerek devam ettiğinin tespitini yapmıştır.

BM Güvenlik Konseyi bu kararında bölgeye barış gücü göndermenin ilk hazırlıklarını yaptı. Bu kararda Güvenlik Konseyi barışın tehdit edildiğini tekrar tespit etmiştir. Bu karar S/RES/713 (1991) sayılı kararla içerik olarak hemen hemen aynıdır.

Bosnalı Müslümanlar ve Sırplar arasındaki çatışmalarda silah ambar­gosu Sırpların işine yarıyordu. Çünkü Sırplar Yugoslavya'nın silah sanayisin­den ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlardı[38]. 25 Ekim 1991 tarihinde BM Genel Sekreterinin temsilcisi S/RES/713(1991) sayılı karardan sonra Yugoslav­ya'daki durumun belirgin bir şekilde kötüleşmekte olduğunu rapor etmiş­tir[39]. Özellikle en çok endişe verici durum olarak da Sırpların kontrolünde olan Yugoslavya ordusunun denetim dışı oluşuna bu raporunda belirtmiştir. Silah ambargosu bütün taraflarca ihlal edilmiştir. Silah ambargosunun de­netlenmesi için Güvenlik Konseyi, Yaptırım Komitesi oluşturmuştur[40].

cc) Güvenlik Konseyi'nin S/RES/724 Sayılı Karar

S/RES/724 (1991) sayılı kararda Güvenlik Konseyi BM Sözleşmesi'nin VII. bölümündeki yetkiler çerçevesinde hareket etmesine rağmen bu kararın içeriğinde açıkça bir barış tehdidi tespiti yapmamış, ancak S/RES/713 (1991) ve S/RES/721 (1991) sayılı karara dayanmıştır.

Eski Yugoslavya'daki kriz daha sonra Bosna bölgesinde yoğunlaşmış­tır. Özellikle Bosna'da yaşayan Sırpların Sırbistan'a bağlanma istekleri çatış­maları artırmıştır. Bu arada, Sırplar ile Hırvatlar arasındaki çatışmalar 550.000 kişinin yurtlarından çıkartılmasıyla birlikte biraz azalmıştır.

Güvenlik Konseyi 08.01.1992 tarihinde aldığı S/RES/727 (1991) sayılı kararla Eski Yugoslavya'da çıkan savaş çerçevesinde bütün taraflardan "Eu- ropean Community Monitoring Mission"in ve BM'nin personelinin güvenli­ğinin korunmasını istemiştir[41].

dd) Güvenlik Konseyi'nin S/RES/743 (1992) Sayılı Karar

02.01.1992 yılında Cyrus Vance-Barış planı imzalandı. Bu plana göre Birleşmiş Milletlerin barış gücü "United Nations Protection Forces (UNPROFOR)" da bölgeye yerleşecekti[42].

Güvenlik Konseyi 21.02.1992 tarihinde S/RES/743 (1992) sayılı kararı almıştır. Konsey bu kararda, S/RES/713(1991) sayılı kararda açıklanan du­rumun devam ettiğinin tespitini yapmıştır[43]. Ayrıca gerekli şartların oluştu­ğu görüşüyle UNPROFOR (Nations Protection Force)'un kurulmasına karar vermiştir[44]. Konsey bu kararında da, önceden yaptığı gibi Yugoslavya'da BM Sözleşmesi'nin VII. bölümündeki yaptırımları uygulamayı haklı kılacak bir iç savaş durumunun olduğu görüşünü sürdürmüştür[45].

b)        Bosna-Hersek'in Bağımsızlığından Sonraki Kararalar

BM Güvenlik Konseyi ilk defa "Eski Federal Sosyalist Yugoslavya Cum­huriyeti" tabirini 15 Mayıs 1992 tarihinde S/RES/752 (1992) sayılı kararında kullanmıştır.

Bosna-Hersek'in Mart 1992'de bağımsızlığını açıklamasından sonra artık Güvenlik Konseyi Eski Yugoslavya'daki krizi bir iç savaş olarak değer­lendirmediğini 15.04.1992 tarihinde aldığı S/RES/752 (1992) sayılı kararında belirtmiştir[46].

Güvenlik Konseyi S/RES/752 (1992) sayılı kararında çatışmaların taraf­larından, insani yardım konvoylarının engellenmemesini, bunun için gerekli ortamın sağlanmasını talep etmiştir. Bu konuda bilhassa Bosna-Hersek'teki havaalanlarına bağlantıların sağlanması ve seyahatlerin güvenle yapılması­nın sağlanması talep edilmiştir[47]. Konsey sadece bu taleple kalmamış, ayrı­ca BM personelinin güvenliği için UNPROFOR'u görevlendirmiştir[48].

Konsey bu kararında da açıkça bir barış tehdidinden bahsetmemiştir Ancak kararın operasyonel kısmındaki dile getirilen taleplerden hareketle Konseyi'n BMS'in VII. bölümü çerçevesinde hareket ettiği sonucu çıkartılabi- lir. EsasındaKonseyi'n mevcut şartlar altında barış tehdidinden öte "barışın bozulması" tespiti dahi yapabileceği bir durum söz konusuydu[49].

Bu kararda Güvenlik Konseyi dışarıdan, özellikle Yugoslavya Halk Ordu­sundan ve Hırvatistan Ordusundan Bosna-Hersek'in içişlerine, her ne şekilde olursa olsun, karışılmasına son verilmesini talep etmektedir. Yine Konsey, Bosna-Hersek'in komşu devletlerinden zaman kaybetmeksizin Bosna- Hersek'in toprak bütünlüğüne saygı göstermeleri ve içişlerine karışılmasına engel olmalarını talep etmektedir. Konsey Yugoslav Halk ordusu biriliklerinin ve Hırvat ordusunun Bosna-Hersek'teki bölümünün, ya Bosna-Hersek toprak­larını terk etmelerini ya da Bosna-Hersek hükümetinin kontrolüne girmelerini ya da silahları bırakmalarını ya da dağılmalarını talep etmektedir[50].

c)        Güvenlik Konseyinin 1992 Yılında Aldığı Kararlar

30 Mayıs 1992 tarihinde Güvenlik Konseyi S/RES/752 (1992) sayılı ka­rarın yerine getirilmemesi sebebiyle S/RES/757(1992) sayılı yeni bir karar aldı. Yugoslavya krizinde bu kararla ilk defa sorundan doğrudan sorumlu tutulan Yugoslavya'ya karşı kapsamlı yaptırım kararı alınmıştır[51]. Bu kararda Konsey önceki kararını yerine getirmeyen tarafları kınadı ve Yugoslavya (Sırbistan ve Karadağ) Federal Cumhuriyetine karşı ekonomik ambargo kara­rı aldı.

Ambargo kararlarına göre, hammadde veya ürünlerin ülkeye girişi ve­ya çıkışı; kredi sözleşmeleri yapmak, bu ülke bağlantılı olan uçak seferleri yapmak yasaklanmıştır. Ayrıca üye devletler bu ülkedeki diplomatik ve kon­solosluk personeli azaltacaklar ve bu ülkeyle ekonomik, bilimsel, teknik ve kültürel değiş tokuş programları yapmayacaklardır. Bunların yanında ayrıca spor alanında da yasaklar getirilmiştir[52].

Bu kararda ayrıca Sırp olmayan sivillerin sürülmesinin asla kabul edi­lemez olduğu ifade edilmiş[53], insan haklar ihlali teşkil eden "etnik temizlik" hareketlerini kınamış[54], bu tarihe kadar insani yardımın sağlanabilmesi için gerekli uygun şartların oluşturulmamış olmasının kabul edilemeyeceği bildirmiştir[55] [56].

Bu kararda barışın tehdit edildiği de ayrıca ifade edilmiştir. Ancak bu barış tehdidi tespitinin içinde Yugoslavya'daki krizin sınır aşan etkilerine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Bunun sebebi Bosna-Hersek, Hırvatistan ve Slovenya'nın bu karardan kısa süre önce yeni bağımsız üye devlet olarak Birleşmiş Milletlere alınmaları ve Güvenlik Konseyi'nin Bosna- Hersek, Hırvatistan ve Yugoslavya (Sırbistan ve Karadağ) Federal Cumhuri­yeti arasında uluslararası silahlı bir çatışma olduğunu kabul etmesidir. Gü­venlik Konseyi Yugoslavya'daki çatışmayı komşu devletleri de etkileyen bir iç savaş olarak görmemekte, aksine eski Yugoslavya'da cereyan eden bir ulus­lararası silahlı çatışma olarak görmektedir. Konsey bir süre kararlarında Bosna-Hersek'teki durumun hala barışı tehdit etmeye devam ettiğinin tespi­tini yapmıştır .

Konsey S/RES/757(1992) sayılı kararda, Eski Yugoslavya'daki duru- mu,Konseyi'n önceden aldığı kararlara uyulmaması, insani yardımların en­gellenmesi, UNPROFOR-Personeline saldırılması, "etkin temizlik" hedefli insan hakları ihlallerini sebebine dayanarak, barışı etkileyen durum olarak tespit etmektedir[57].

Konsey S/RES/753(1992) sayılı kararındaki çekingen tavrının aksine S/RES/757(1992) sayılı kararında ilk defa Bosna'daki insan hakları ihlalleriyle barış tehdidi arasında bir bağlantı kurmuştur. Her ne kadar konu hukukçular arasında tartışmalı ise de Bosna'daki durum Güvenlik Konseyi'nin değerlen­dirmesine göre bu aşamadan sonra artık uluslararası silahlı çatışma olarak değerlendirilmeye başlanmıştır[58].

Bosna-Hersek'teki sivil halka insanı yardımın ulaştırılması, çatışma ta­raflarının yardım konvoylarının hedeflerine ulaşmalarına engel olmaları ya da zorlaştırmaları suretiyle engellenmiştir. Yolda yardım konvoyları sürekli ya soyulmuş ya da silahlı saldırıya uğramıştır. Yardım konvoyları için emni­yetli koridor oluşturulması ve bu koridorun barış gücü tarafından kontrol edilmesini kurala bağlayan anlaşma uygulanmamıştır.

Güvenlik Konseyi 13.06.1992 tarihinde verdiği S/RES/764 (1992) sayılı kararında Saraybosna ve çevresini güvenli bölge ilan etti[59]. Aynı kararda Kon­sey taraflardan Saraybosna ve çevresinin haricindeki bölgelere insani yardım ulaştırılması amacıyla UNPROFOR ile işbirliği yapılmasını istemiştir[60].

Bu karardan yaklaşık bir ay sonra 13 Ağustos 1992 tarihinde Konsey S/RES/770 (1992) sayılı kararı aldı. Bu kararda Güvenlik Konseyi BM Sözleş- mesi'nin VII. bölümünde kendisine tanınan yetkileri kullanmış, bütün üye devletleri BM ile birlikte hareket ederek Saraybosna ve Bosna-Hersek'in diğer bölgelerine BM'nin ve diğer uluslararası örgütlerin insani yardımlarının ulaştırılması için gerekli bütün yaptırımları uygulamaları yolunda karar al­mıştır. Kararda Güvenlik Konseyi insani yadımların koruma altına alınması için üye devletlere güç kullanmaya izin verilmiştir.

Bu kararda ilk defa insani yardımın sağlanması barış tehdidi ile birlikte zikredilmiştir. S/RES/770 (1992) sayılı kararın metninde insani yardımın en­gellenmesi başlı başına bir barış tehdidi olarak nitelendirilmemiş; aksine, genel olarak "Bosna-Hersek'teki durum" barış tehdidi olarak tanımlanmıştır. Önce açıkça insani yardım zikredilmiş, ancak yalnız başına değil, Güvenlik Konseyi'nin uluslararası barış ve güvenliği yeniden sağlama çabaları içinde bir unsur olarak zikredilmiştir. Bu kararda daha önce barış tehdidi tespiti yapılan kararlara atıf yapılmıştır. Bu karar önceki kararı tamamlayıcı ve bağ­lantılı olarak izah edilmiştir. Yani Güvenlik Konseyi'nin görüşüne göre barış tehdidi uluslararası silahlı çatışmada devam etmektedir. Güvenlik Konseyi tarafından hedeflenen insani yardımın sağlanmasının kolaylaştırılması, sa­dece bu çatışmayı sona erdirmek için bir araçtır.

Güvenlik Konseyi'nde S/RES/770(1992) sayılı kararın görüşülmesi sı­rasında temsilciler Güvenlik Konseyi'nin sivil halkın acılarını dindirme göre­vinin olduğunu dile getirmişlerdir. Özellikle insani yardımın ihtiyacı olan yerlere ulaştırılması silahlı çatışmaların frenlenmesi ve sona erdirilmesi için gerekli olduğu vurgulanmıştır. Böylelikle Güvenlik Konseyi uluslararası top­lumun taleplerini karşılıksız bırakmamıştır.

Güvenlik Konseyi, Bosna-Hersek'teki silahlı çatışmaları barış tehdidi olarak nitelendirmekte, insanı yardımın kolaylaştırılmasını sadece barış teh­didini ortadan kaldırmak için bir araç olarak görmektedir, şeklindeki yakla­şım tarzını, karar sırasında dile getirilen değerlendirmeler desteklemektedir. Bu sebeple S/RES/770(1992) sayılı kararın barış tehdidi için bir örnek olarak öğretide ileri süren görüş isabetli olmamıştır. Öncelikle S/RES/770 (1992) sayılı kararda olduğu gibi Güvenlik Konseyi'nin görüşüne göre insancıl huku­kun ihlalinin barış tehdidi teşkil edip etmediğinin belirlenmesi gerekmekte­dir. Bu kararda S/RES/770 (1992) sayılı kararda olduğu gibi Bosna- Hersek'teki genel durumun barış tehdidi olarak nitelendirilmesi yapılıp, ar­dından çatışmayı ortadan kaldırmak için gerekli önlemlerin tespiti yapılma­mış, aksine önce ağır insancıl hukuk ihlalleri sayılmış ve bu durum barış teh­didi olarak karakterize edilmiştir. Bu ifadeler insancıl hukukun ihlalinin barış tehdidi olarak algılanması fikrini desteklemektedir[61].

Güvenlik Konseyi Bosna-Hersek bölgesindeki hapishanelerde ve tu­tuklama kamplarında kötü muameleler yapıldığına dair, tutuklanan sivillere işkence edilmesini bildiren haberler üzerine derin endişelerini belirtmiş[62] ve 13.08.1992 tarihinde, tarafların ICRC ve diğer insani yardım organizasyonla­rına bu yerlere giriş imkânı ve izni verilmesini[63] ve tutuklulara insanca dav- ranılmasını, yani bu kişilerin gıda ihtiyaçlarının giderilmesi ve barınak ihti­yaçlarının karşılanması ve ilaç ihtiyaçlarının giderilmesini istemiştir[64]. Kon­sey özetle Bosna-Hersek'teki bütün tarafları insancıl hukukun kurallarını ihlal etmekten vazgeçmeye davet etmiştir[65].

S/RES/771(1991) sayılı kararda taraflar uluslararası insancıl hukuk ih­lallerinin yapıldığına dair kendilerinde var olan bilgileri Konseye bildirmeleri istenmiştir[66]. Ayrıca Genel Sekreter insancıl hukukun ihlaliyle ilgili bilgileri toplayıp bu konuda bir rapor hazırlaması ve bu konuda ihlalin ortadan kaldı­rılması için çözüm önermesi hususunda görevlendirilmiştir[67]. Devletlerden Cenevre Sözleşmesi'nin ihlaliyle ilgili sahip oldukları bilgileri Konseye ulaş­tırmaları istenmiştir[68].

Konsey savaş sırasında eski Yugoslavya'da ve özellikle Bosna- Hersek'te sivillerin kitlesel olarak yerlerinden çıkartılması ve toplama kamp­larına yerleştirilmesi ve bu kamplarda işkence edilmesi, savaşçı olmayanlara yapılan saldırılar, hastanelere, ambulanslara yapılan saldırılar, ihtiyaç sahip­lerine tıbbi malzemelerin ve gıdaların ulaştırılmasının engellenmesi, kasti olarak mallarının tahrip edilmesi konusundaki üzüntülerini belirtmiştir[69].

BM tarafından oluşturulan koruma alanlarında[70] "sivillerin zorla yer­lerinden çıkartılması suretiyle "etnik temizlik" hareketlerinin yapıldığına, malvarlıklarının yağmalandığına dair çıkan haberler üzerine Güvenlik Konse­yi alarma geçmiştir[71].

Ekim 1992'de kitlesel katliamlar ve etkin temizlik yapıldığına dair yapı­lan haberler konusunda Konsey rahatsızlığını dile getirmiştir[72]. Konsey bu haberler üzerine 06.10.1992 tarihinde S/RES/780 (1992) sayılı kararı almış­tır. Karara göre Güvenlik Konseyi Genel Sekreter'den bu konularda çalışma yapacak Uzmanlık Komisyonları oluşturmasını (Commission of Experts) is­temiştir. Bu Komisyon ihlalleri inceleyecek ve değerlendirecektir[73]. Genel Sekreter, Komisyonun ulaştığı sonucu sunacak ve bu aşamadan sonra ya­pılması gerekenlerle ilgili teklifte bulunacaktır[74].

Güvenlik Konseyi daha sonra aldığı S/RES/787(1992) sayılı kararda S/RES/770 (1992) sayılı kararda yapılan barış tehdidi tespitini tekrarlamıştır. Bundan sonra ambargoyu Federal Yugoslavya Cumhuriyeti (Sırbistan ve Karadağ) deki gemi trafiğini kapsayacak şekilde genişletmiş, ilgilileri bu kara­rın uygulanması için gerekli bütün tedbirleri almaya davet etmiştir. Konsey özellikle Cenevre Sözleşmesi'nin ve diğer insancıl hukuk kurallarının ihlalle­rinin ve özellikle de "etnik temizlik" konusunun dikkatli bir şekilde incelenmesını istemiştir[75.

Kasım 1992'de Genel Sekreter UNHCR ve diğer uluslararası insani yar­dım örgütleriyle birlikte Eski Yugoslavya'da insani amaçlı "güvenli bölge" oluşturma imkânlarını araştırmakla görevlendirildi] [76]. Güvenlik Konseyi gıda maddelerinin ve tıbbi malzemelerin sivil halka ulaştırılmasına engel olan kişilerin takip edileceğini bildirmiştir[77].

Bosna-Hersek bölgesinde kitlesel tecavüzler ile ilgil yapılan haberler üzerine, 16.11.1992 tarihinde Güvenlik Konseyi S/RES/798 (1992) sayılı ka­rarı almıştır. Güvenlik Konseyi bu kararda organizeli ve sistematik olarak kadınların, özellikle Bosna-Hersek'teki Müslüman kadınların tutuklanması ve tecavüze uğratılmasını şok edici olarak değerlendirmiştir[78]. Konsey tutuklu- ların serbest bırakılmasını, toplama kamplarının kapatılmasını, özelikle ka­dınların toplandıkları kampların derhal kapatılmasını talep etmiştir[79]. Kon­sey Bosna-Hersek'li Müslüman kadınlara sistematik olarak tecavüz edilme­sini en sert şekilde kınamış ve bu hareketleri tarif edilmez vahşet olarak nitelendirmiştir[80].

13.08.1992 tarihine kadar bütün kararlarında açık[81] ve somut[82] bir şekilde BM Sözleşmesi'nin VII. Bölümünde kendisine verilen yetki çerçeve­sinde hareket ederek karar vermiş olmasına rağmen S/RES/770(1992) tarihli kararıyla Güvenlik Konseyi tekrar barış tehdidi durumu tespiti yapmıştır[83].

Güvenlik Konseyi açıkça BM sözleşmesi VII. bölümüne dayanarak hareket etmekte ve taraflardan çatışmaları bırakmalarını ve insani yardım çerçeve­sinde çalışan personellerin güvenliğin sağlanmasını istemektedir. Yine bu kişilerin toplama kamplarına girişlerinin sağlanmasıKonseyi'n istekleri ara­sındadır[84].

Konsey ayrıca üye devletlerden insani yardımları gerekli olan tedbir­lerle güvenlik altına almalarını istemiştir[85]. Bu arada varlığından haberdar olunan toplama kampları insani yardımla birlikte dile getirilmiştir[86]. Kon- sey'in S/RES/770 (1992) sayılı kararında barış tehdidi kavramıyla insan hak­larının sağlanmasını birlikte açık bir şekilde bağlantılı olarak dile getirmesi dikkat çekmiştir[87].

13.08.1992tarihinde Konsey Eski Yugoslavya'daki 12.08.1949 tarihli Cenevre Sözleşmesinde düzenlenen insancıl hukuk ilkelerinin ihlallerini ele almış ve S/RES/771 (1992) sayılı kararında yeniden barış tehdidi tespiti yapmıştır. Kararda yeni talepler yer almamış, ancak tarafların bu kararın hükümleriyle bağlı oldukları ifade edilmiştir[88].

1992 yılı içinde Bosna-Hersek'te sürekli ağır insan ihlalleri, özellikle toplama kamplarıyla ilgili haberler gelmeye med ya da yer almaya başladı. Güvenlik Konseyi 13 Ağustos 1992 tarihinde S/RES/771(1992) sayılı kararla herhangi bir barış tehdidi durumu tespit etmemiş, çatışmanın taraflarının insancıl hukuka bağlı olmalarını ve 1949 tarihli Cenevre Konferansı ihlal eden kişilerin kişisel sorumluluklarını vurgulamış ve hukuk ihlallerinin he­men ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. Konsey bu taleplerini BM Sözleş- mesi'nin VII. bölümündeki yetkisine dayanarak ifade etmiştir. Yani bu karar

bağlayıcıdır. Güvenlik Konseyi 6 Ekim 1992 tarihli ve S/RES/780(1992) sayılı kararıyla Eski Yugoslavya'daki durumu araştırmak amacıyla bir uzmanlar komisyonu kurmuştur. Komisyon 9 Şubat 1993 tarihinde sunduğu geçici raporunda kitlesel katliamlar, etnik temizlik uygulamalarıyla bağlantılı ola­rak, işkence, keyfi tutuklamalar, tecavüz olayları, sürgün ve sivillere ve onla­rın mallarına askeri saldırılar tespiti yapmıştır. Bunun üzerine Güvenlik Kon­seyi 22 Şubat 1993 tarihinde eski Yugoslavya'da insancıl hukuku ağır ihlal eden kişilerin yargılanmaları için uluslararası ceza mahkemesi kurulması kararı aldı[89].

Konsey 09.10.1992 tarihinde S/RES/781(1992) sayılı kararıyla Bosna- Hersek'in hava sahasını askeri uçaklara kapatma kararı almıştır. Konsey ka­rarda açıkça barış tehdidi tespiti yapmamış, ancak S/RES/713 (1991) ve S/RES/770(1992) sayılı kararlarına atıfta bulunmuştur[90]. Bu kararda yeni­den insani yardım düşüncesi öne çıkmıştır[91].Konseyi'n kararları arasında açık bir hukuksal netice ortaya koyan uçuş yasağı alışılmışın dışında bulun- muştur[92]

16.11.1992tarihli S/RES/787(1992) sayılı kararında Konsey S/RES/770(1992) sayılı kararda yer alan barış tehdidi tespitini aynı kelimeler ile yeniden tekrarlamıştır. Bosna'da kitlesel insan hakları ihlalini, etkin te­mizliği, insancıl hukukun ihlal edilmesini kınamış ve önceki kararlara uyul­masını istemiştir. Üye devletlerden ağırlaştırılmış olan ekonomik ambargoyu sadece denetlemek değil, aynı zamanda askeri güç kullanarak uyulmasını sağlamasını istemiştir.

Ekonomik ambargoların ağırlaştırılmış olmasına rağmen çatışmalar önceki gibi hız kesmeden devam etmiştir. 1992 yılının sonuna kadar 200.000 Müslüman Bosnalı sivil Sırp birlikleri tarafından öldürüldü[93]. 1993 başla­rında 75.000 Bosnalı Sırp toplama kamplarında bulunmaktaydı[94]. Yine bu arada „Vance-Owen-Plan" olarak adlandırılan barış planı Bosnalı Sırp Parla­mentosunun onaylamaması sebebiyle gerçekleşememiştir[95].

d)    Güvenlik Konseyinin 1993 Yılında Alınan Kararlar

22.01.1993 tarihinde Hırvatistan Sırplar tarafından işgal edilen ve aynı zamanda UNPROFOR'un güvenlikli alan ilan ettiği bir yer olan Zadar bölgesi­nin kontrolünü ele geçirmek için büyük bir harekât başlattı.

Konsey S/RES/802(1993) sayılı kararıyla bu hareketi kınamış ve Hırvat birliklerinin geri çekilmesini istemiştir. Bu hareket aynı zamanda Hırvatis­tan'ın ateşkes anlaşmasını ihlali anlamına gelmekteydi. Hırvatistan'ın bu aksiyonu üzerine Konsey gerek S/RES/802 (1993) sayılı karar ve gerek ardın­dan aldığı S/RES/807 (1993) sayılı kararlarında olayı uluslararası barış ve güvenliği tehdit eder olarak tespit etmiştir. Gerçi S/RES/807 (1993) sayılı karar esas olarak UNPROFOR personelinin korunması hedefli alınmıştır[96]. Bu duruma Güvenlik Konseyi 19 Şubat 1993 tarihinde S/RES/807 (1993) sayılı kararla reaksiyon göstermiştir. Bu kararda taraflar BM barış gücünü tehlikeye atmamaları, görevini yapmasını engellememeleri ve yükümlülük­lerini yerine getirmeleri talep edilmiştir.

Güvenlik Konseyi 22.02.1993 tarihinde ise Eski Yugoslavya'daki savaş suçlularını yargılamak üzere BM - Ceza Mahkemesi kurma kararı almıştır[97]. Bu kararı alırken yeniden bir barış tehdidi tespiti yapmaya ihtiyaç duyma­mıştır. Karar incelendiğinde Konseyi BM-Ceza Mahkemesi kurmasına sevk eden ana sebebin "etnik temizlik" ve insancıl hukukun ağır ihlali ve özellikle 12.08.1949 tarihli Cenevre Anlaşmasının ihlalinin olduğu anlaşılmaktadır[98].

S/RES/808(1993) sayılı karar metninde uluslararası ceza mahkemesi­nin amacı sadece hukuk ihlallerinin engellenmesi değil, bunun yanında barı­şın yeniden sağlanması ve devamının temin edilmesine katkı sağlaması ol­duğu ortaya koyulmaktadır. Bu ifadelerde insancıl hukuk kurallarının içinde savaşın durdurulması amacı saklıdır.

S/RES/808(1993) sayılı kararın alınması sırasında delegelerin konuş­malarından net bir resim ortaya çıkmamaktadır. Delegelerin bazıları hukuk ihlallerinin uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiğini ifade ederken bazıla­rı da hukuk ihlallerinin silahlı çatışmanın devamına etkilerini dile getirmiş­lerdir. Bazı delegeler de bu karar hakkında görüş beyan etmemişlerdir. Ka­rarda barış tehdidi teşkil eden insancıl hukukun ihlalleri tanımlanmıştır[99].

1993 başlarında Konsey uluslararası hukuk ihlallerini sona erdirmek konusunda kararlılığını ifade etmiş, gerekli önlemleri alacağını, sorumluları mahkeme önüne çıkartacağını bildirmiştir[100]. Artık eski Yugoslavya'daki uluslararası hukuk ihlallerini yargılamak üzere Uluslararası Ceza Divanı ku­rulması (ICTY) bu sebeple zaruri olmuştur[101].

Güvenlik Konseyi 30 Mart 1993 tarihinde BM'nin güvenlikli bölgesin­de uluslararası insancıl hukukun, özellikle Cenevre Sözleşmesi'nin kuralları­na uyulmasını talep etmiştir[102]. Bu karardan bir gün sonra aldığı 816 (1993) sayılı kararla S/RES/781 (1992) sayılı kararıyla koyduğu uçuş yasağının ihlali­ni ele almış ve bu hareketin uluslararası barış ve güvenliği tehdit eder oldu­ğunun tespitini yapmıştır. Bu kararda Konsey, Üye devletlerden S/RES/781 (1993) sayılı kararda belirtilen (1993) Bosna-Hersek hava sahasına yönelik alınan uçuş yasağının gerekli önlemlerle yerine getirmeleri istenmiştir. S/RES/819 ve S/RES/820 (1993) sayılı kararlarda Konsey insancıl hukukun ihlal edilmesini özellikle "etnik temizlik" fiillerini sert bir şekilde kınamıştır. Bu kararlarda daha önceki kararlara dayanılmış, ancak herhangi bir olay zikredi­lerek barış tehdidi tespiti yapılmamıştır[103].

Konsey Bosnalı Sırp paramiliter birliklerin Doğu Bosna'daki şehir ve köylerdeki düşmanlıklarını genel olarak nazara vermiştir. Bununla birlikte Güvenlik Konseyi "etnik temizliği" hukuk dışı ve kabul edilemez olarak de­ğerlendirmiş ve kuvvet kullanarak ya da kuvvet kullanma tehdidi ile bir böl­geyi ele geçirmenin mümkün olmayacağını bildirmiştir[104].

Nisan 1993'te Güvenlik Konseyi Srebrenica ve bölgesindeki durum üze­rine bir değerlendirme yapmıştır. Suçsuz sivillerin Bosnalı Sırp paramiliterlerce saldırıya uğramaları[105] ve birçok sivillerin özellikle kadınların, çocukların ve yaşlıların göçe zorlanmasını kabul edilmez bulmuştur. Bu olaylar neticesinde bölgede acil insani yardım durumu ortaya çıkmıştı[106]. Konsey Srebrenica'ya bu sebeple güvenlikli bölge muamelesi yapılmasını talep etmiştir[107].

Bosnalı Sırp paramiliter birlikleri insani yardım konvoylarını yasaklamıştı. Bu eylemleri Güvenlik Konseyi tarafından sert bir dille eleştirildi[108]. Yine Konsey Bosnalı Sırplar tarafından insani yardımlara yapılan engellemelerin devam etti- rilmesini[109], Bosnalı paramiliter birliklerin UNPROFOR'un hareket serbestîsinin ve güvenliğinin sağlanmamasını[110], Bosnalı Sırplar tarafından Srebrenica'dan "etnik temizlik" amaçlı sivillerin boşaltılmasını kınamıştır[111]. Konseyi genel olarak bütün uluslararası insancıl hukuk kurallarının ihlalini ve özellikle "etnik temizliği" sürekli kararlarında dile getirmiştir ve kınamıştır[112].Güvenlik Konseyi ilgili taraflardan insani yardımların sürekli olarak Srebrenica'ya engellenmeden ulaşmasına zorluk çıkartmamalarını istemiştir[113].

Bu karardan bir gün sonra yeniden toplanan Konsey, Bosna- Hersek'teki suçsuz kurbanların içinde bulundukları acil durumun kabul edil­mez olduğunu ifade etmiş[114] ve yerlerinden, yurtlarından çıkartılan herke­sin geri dönmesinin sağlanmasını istemiştir[115]. Konsey özellikle Bosnalı Sırp- lardan Güvenlik Konseyi UNPROFOR ve UNHCR personeliyle işbirliği yapma­larını ve birliklerin güvenliğini sağlamalarını istemiştir[116].

06.05 1993 tarihinde toplanan Güvenlik Konseyi, içinde hasta ve yara­lıların da bulunduğu yerlerinden çıkartılanların Bosna-Hersek'in belli başlı şehirlerine göçmeleriyle birlikte insani acil yardım durumu halin kötüleşmiş olduğunu tespit etmiş[117] ve bu bağlamda paramiliter Bosnalı Sırp Birlikleri­nin saldırılarını Saraybosna başta olmak üzere, Tuzla, Zepa, Gorazde, Bihac ve Srebrenica'ya yaptıkları saldırıları durdurmalarını istemiştir[118].

25.05.1993'te S/RES/827(1993) sayılı kararda Güvenlik Konseyi bir uluslararası ceza mahkemesi kurulmasının barışa ulaşmaya yardımcı olduğu düşüncesini yinelemiştir. Bu kararda Konsey S/RES/770 (1992) ve S/RES/808 (1993) sayılı kararlara kıyasla çok açık bir şekilde ağır insan hakları ihlalleri ve uluslararası insancıl hukuk kurallarının ihlallerinin uluslararası barış ve güvenliğin tehdit ettiğini dile getirilmektedir[119].

Ardından Güvenlik Konseyi Uluslararası Yugoslavya Ceza Mahkemesi­ni kurmuştur. Bu Mahkemenin görevi 01.01.1991 tarihinden itibaren Eski Yugoslavya'da işlenen insan hakları ve uluslararası insancıl hukuk ihlallerini yargılamak olarak belirlenmiştir[120]. Böylelikle başka uluslararası hukuk ihlal­lerine engel olunmak istenmiştir

04.06.1993 tarihinde Güvenlik Konseyi S/RES/836(1993) sayılı kara­rında "etnik temizlik" uygulamasını hukuk dışı ve asla kabul edilemez olarak nitelendirmiş ve uluslararası insancıl hukukun ihlal edilmesi neticesi Bosna- Hersek'te oluşturulan durumun tolere edilemez bir hal aldığını ifade etmiş­tir. Bu kararla belli başlı bazı yerler BM güvenlikli bölgesi olarak ilan edilmiş- tir[121].

24.08.1993tarihli S/RES/859(1993) sayılı kararda Güvenlik Konseyi tekrar Bosna-Hersek'teki acil insani yardım durumunun dramatik bir halde oluşu özellikle sivil halkın ihtiyaçlarının karşılanamaması ve savaşın hala devam eder oluşu uluslararası barış ve güvenliği tehdit eder olarak nitelen- dirilmiştir[122]. Konsey bu kararda UNPROFOR ile işbirliği yapılmasını ve çeşitli şehirlerde oluşturulan güvenlikli bölgelere saygı gösterilmesini istemiş[123] ve Ağustos 1993'te Mostar'da ve çevresinde insancıl hukukun ihlallerinin endi­şe verici olduğunu ifade etmiştir[124]. Konsey insani yadımların sivil halka ulaşımının sağlanması, özellikle gıda maddeleri, su, elektrik ve yakıt malze­melerinden bu kişilerin faydalanmalarının engellenmemesini istemekte­dir[125]. Bu kararda Konsey son olarak da ateşkes talep etmiş ve tarafların yükümlülüklerini tekrarlamıştır.

e)       Güvenlik Konseyinin 1994-1995 Yıllarında Alınan Kararlar

Bosnalı Müslümanlar ile Hırvatlar arasında süren çatışmaların 1992 yı­lı sonuna kadar sürmesinin ardından, yeniden 1993 yılının sonunda Hırvatis­tan Bosna'yı işgal etme tehdidinde bulundu. 09.02.1994 tarihinde BM Genel Sekreterinin özel temsilcisinin arabuluculuğuyla Saraybosna'da geçici ateş­kes anlaşması imzalandı. 23.02.1994 tarihinde de Hırvatlar ile Bosnalı Müs­lümanlar arasında ateşkes anlaşması imzalandı. 28.02.1994 tarihinde ise NATO uçakları uçuş yasağını ihlal eden dört Sırp askeri uçağını düşürdü.

Bundan sonra çatışmaların ağırlıklı noktası geçici de olsa Saraybosna'dan BM'nin Güvenlikli Bölgesi ilan edilmiş olan Tuzla, Zepa, Gorazde, Bihac ve Srebrenica'ya kaydı[126].

04.03 1994 tarihinde Güvenlik Konseyi S/RES/900 sayılı kararla tekrar insancıl hukuka bütünüyle riayet edilmesinin gerektiğini vurguladı[127]. Ka­rarda taraflardan BM'nin yardımıyla Saraybosna içinde sivil halkın ve insani yardım malzemelerinin serbest dolaşımının engellenmemesini istemiştir[128].

Güvenlik Konseyi, Sırp birliklerinin Goradze'ye saldırması ve BM mis­yonunda görevli 14 Kanadalı askeri esir almaları üzerine 22.04.1994 tarihin­de S/RES/913 (1994) sayılı kararı almıştır. Bu kararda Konsey yeniden Bos- na-Hersek'teki durumun barış tehdidi oluşturduğu tespiti yapmıştır. Konsey Bosnalı Sırpların birçok sivilin ölümüne ve halka büyük acılar çektirmesine sebep olan, daha önceden güvenlikli bölge ilan edilen Goradze'ye saldırıla­rım kınamıştır[129].

Güvenlik Konseyi Bosnalı Sırplar tarafından sivil halka saldırılmasını ve insani yardım için çalışanların saldırıya uğramasını[130], BM personelinin tu­tuklanarak kötü muameleye tabi tutulmalarını ve seyahat özgürlüklerinin kısıtlanmasını[131] sert bir şekilde eleştirmiştir. Bu karardan bir ay sonra Bos­nalı Sırplar tarafından tutuklanan BM personelinin hemen serbest bırakıl­masını istemiştir[132]' Güvenlik Konseyi UNPROFOR'un serbest dolaşımının garanti edilmesi talebini sürekli dile getirmiş ve bütün mevcut sınırlamaların kaldırılmasını istemiştir[133].

Bosnalı Sırp Birlikleri ise BM Genel Sekreteri temsilcisinin yaptığı ça­lışmaların engellenmemesi talebini reddetti. Güvenlik Konseyi 23.09.1994 tarihinde aldığı S/RES/941(1994) sayılı kararında Bosnalı Sırp birliklerinin Banja Luka, Bijeljina ve Bosna-Hersek'in diğer bölgelerinde gerçekleştirdikle­ri sistematik terör kampanyasını dehşet verici olarak değerlendirmiş[134], BM Genel Sekreterin temsilcisinin, UNPROFORS'un Banja Luka, Bijeljina ve Bos­nalı Sırpların kontrolündeki diğer yerlere girmelerine engel olunmasının endişe verici olduğunu ifade etmiştir[135]. Konsey, Banja Luka, Bijeljina ve Bosna-Hersek'in diğer bölgelerindeki "etnik temizliği" kabul edilemez olarak nitelemiştir[136]. Konsey, Bosnalı Sırpların hükümetinden "etnik temizlikten" hemen vazgeçmesini[137] ve Genel Sekreterin özel temsilcisinin bölgeye giri­şine hemen izin verilmesini, UNPROFOR, UNHCR ve ICRC personelinin Banja Luka ve diğer kontrol altındaki bölgelere girişlerinin sağlanmasını istemiş­tir[138].

NATO hava saldırıları sonucunda Sırp birlikleri Gorazde'nin 3 km dışına çekildi. Ağustos 1993 de "Owen Plan"ında Bosnalı Müslümanların değişiklik talebinde olduğu gibi, 1994 yazında da Pale'deki Sırp parlamentosunun "Kon­tak Grubunun Planı"na[139] hayır demesiyle birlikte bu plan da akim kalmıştır. Bu olaydan sonra Belgrat Bosnalı Sırplarla ilişkilerini koparmıştır. Ardından Yeni Yugoslavya'ya karşı yaptırımlar yumuşatılmıştır[140].

Güvenlik Konseyi Mart 1995'te UNCRO'yu gönderirken bütün tarafla­ra ve diğer ilgililere UNPROFOR ve UNCRO personelinin güvenliğinden so­rumlu olduklarını hatırlatmış, konunun önemini hatırlatmıştır. Taraflardan UNCRO'a karşı her türlü gözdağı vermekten ya da kuvvet kullanmaktan uzak durmalarını istemiştir[141].

Nisan 1995'te UNPROFOR'un Bosna-Hersek'te saldırıya uğraması ve bu saldırıda bazı çalışanların hayatlarını kaybetmesini Konsey ağır bir yıkım olarak değerlendirmiş[142] ve bu saldırıları en sert şekilde kınamıştır[143]. Gü­venlik Konseyi BM personelinin statüsünün saygı ile karşılanması konusunda tavizsiz bir yaklaşım sergilemiştir[144].

Güvenlik Konseyi 17 Mayıs 1995 tarihinde aldığı S/RES/994(1995) sa­yılı kararla, Hırvat hükümetinden Sırp halkının haklarını tanımasını, özellikle serbest dolaşım haklarının sağlanmasını ve uluslararası yardım organizas­yonlarının bu sivil haka ulaşmasının engellenmemesini istemiştir[145]. Konsey bu kararında ayrıca BM ve insani yardım personeline saldırıları genel olarak eleştirmiş ve BM personelinin statüsünün saygıyla karşılanması gerektiğini bildirmiştir[146] ve UNCRO'nun görevi, güvenliği ve statüsüne saygı gösteril­mesi gerektiğini vurgulamıştır[147].

Konsey 16.06.1995 tarihli ve S/RES/998(1995) sayılı kararında bütün taraflardan Bosna-Hersek'in her bölgesine özellikle güvenli bölge ilan edilen yerlere insani yardımların gitmesinin engellenmemesini talep etmiştir[148]. Bu bağlamda Güvenlik Konseyi güvenli bölge ilan edilen yerlere karşı bu karara uygun davranılmasını istemiş ve özellikle bu bölgelerdeki sivil halkın Konseyce korunacağı vurgulanmıştır[149]. Konsey, Srebrenica'daki katliamdan kısa zaman önce, 370 BM barış gücü askerlerinin Bosnalı Sırp birlikleri tara­fından esir alınması olayına dayanarak uluslararası barış ve güvenliğin tehdit edildiği tespiti yapmıştır. Bu karar doğrudan Bosnalı Sırpları hedef almış ve UNPROFOR personelinin korunması ve insani yardım konvoylarının engel­lenmesi olaylarını bu kararda barış tehdidi tespitine ana dayanak yapmıştır. Konsey kararda tutuklu bulunan UNPROFOR personelinin şartsız ve derhal serbest bırakılması ve gerek bu kişilerin ve gerekse diğer insani yardım kuru­luşlarında çalışan kişilerin serbestçe ve güvenlik içinde dolaşabilmelerinin sağlanmasını istemiştir[150]. Ayrıca kararda yine sivillere Bosnalı Sırplar tara­fından yapılan silahlı saldırıları kınanmıştır[151].

Temmuz 1995'te Bosnalı Sırp birliklerinin güvenli bölge Srebrenica'ya saldırılması ve özellikle UNPROFOR personelinin tutuklanması üzerine, Gü­venlik Konseyi konuyu ele almış ve bu eylemleri kınamıştır[152]. Ayrıca Bosna­lı Sırp birliklerinden BM güvenli bölge Srebrenica'ya karşı başlatılan saldırıla­rın derhal durdurulması ve birliklerin geri çekilmesi istenmiştir[153]. Kararda Bosnalı Sırp birliklerinden tutuklanan UNPROFOR personelinin kayıtsız şart­sız olarak derhal serbest bırakılması da istemiştir[154]. Kararda bütün taraf­lardan UNHCR'ın ve diğer uluslararası insani yardım organizasyonlarının güvenli bölge olan Srebrenica'ya kayıtsız şartsız girişlerinin sağlanması is- tenmiştir[155]. Bu kararda yine güvenli bölge ilan edilen Potocari'den sivillerin zorla çıkartılması ve özellikle bölgede bulunan sivillere gıda maddeleri ve tıbbi malzemenin yetmemesiyle ilgili olarak duyulan ciddi endişeler dile getirilmiştir[156].

Ağustos 1995'te Hırvatistan'ın saldırısı neticesinde Hırvatistan'da ya­şayan Sırp sivil halkın acil insani yardıma muhtaç hale gelmesi üzerine Gü­venlik Konseyi, BM Genel Sekreterinden, BM Mülteciler Komiserliği, İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ve IRC ve diğer uluslararası insani yardım örgütle­riyle işbirliği içinde bu bölgedeki mülteciler ve yurtlarından çıkartılanların durumuyla ilgili çalışma yapmasını istedi[157]. Konsey S/RES/1009 (1995) sayılı kararla Hırvat hükümetinden Sırp halkın daha önce oturdukları bölge­lerde oturma haklarının devam etmesini, bu bölgelerden çıkartılanların geri dönüş haklarının tanınmasını ve uluslararası insani yardım örgütlerinin bu sivillere ulaşmasının engellenmemesini, yurtlarından zorla çıkartılanların yurtlarına geri dönebilmeleri için şartların sağlanmasını talep etmiştir[158]. Yine Hırvat hükümetinden bu kişilerin mülkiyet haklarını kullanmaları husu­sunda getirilen zaman sınırlamasını kaldırmasını istemiştir[159].

Ayrıca Sırp birliklerinden IRC personelinin esir tutulan kişilerle görüş­meleri hususunda imkân sağlaması istenmiştir[160]. Hırvat hükümeti BM per­sonelinin statüsünü tanıması ve her türlü saldırıdan çekinmesi hususunda uyarılmıştır. Daha önce yapılan saldırıları gerçekleştirenlerin de hukuk önü­ne çıkartılması istenmiştir. BM personelinin her halükarda güvenliğinin ve serbest dolaşımının temin edilmesi talep edilmiştir[161]

Ağustos 1995 tarihinde etnik temizlik fiillerindeki artış üzerine Güven­lik Konseyi, Bosnalı Sırplar yurtlarından çıkartılan kişilerin bütün haklarına riayet etmeleri ve onların güvenliklerini korumaları hususunda uyarmış­tır[162]. Konse, birçok sivil halkın yaşadıkları yerlerde bulunamamasının endi­şe verici olduğunu dile getirdi[163]. Güvenlik Konseyi IRC'nin yerlerinden yurt­larından çıkartılanlara ulaşmak için yaptığı çalışmaları desteklemiş ve IRC çalışanlarına Bosnalı Sırpların engel olmalarını kınamıştır[164]. Konsey, Bosnalı Sırplardan aynı şekilde UNHCR, ICRC ve uluslararası örgütlerin temsilcileri­nin Srebrenica, Zepa, Banja Luka, Sanski Most şehirlerinden çıkartılarak Bosnalı Sırpların kontrol ettikleri bölgelere yerleştirilenlere ulaşmalarının sağlanması istenmiştir[165].

1995 yılının sonuna doğru Konsey S/RES/1019 sayılı kararı almıştır. Bu kararda bütün taraflardan uluslararası insancıl hukuka riayet edilmesini ve insan haklarının korunmasını istemiştir[166]. Taraflar BM personelinin ve di­ğer uluslararası personelin Bosna-Hersek'te seyahat edebilmelerinin sağ­lanması hususunda Konsey tarafından uyarılmıştır[167]. Ayrıca Bosnalı Sırp- lardan Bosna-Hersek'teki tutuklama kamplarının derhal kapatılmasını iste- miştir[168]. Bütün hükümetlerden sorumluların aranması talep edilmiştir. Hırvatistan Hükümeti insan hakları ve uluslararası insancıl hukuk ihlallerinin sona erdirilmesi ve o zamana kadarki ihlalleri araştırması ve sorumluları mahkeme önüne çıkartması ve cezalandırması talep edilmiştir[169]. Bütün taraflar özellikle Bosnalı Sırplar bu bağlamda uluslararası insancıl hukuk ihlalleri hakkındaki delilleri ortadan kaldırmamak ve gizlememek hususunda uyarılmıştır[170]. Güvenlik Konseyi; Srebrenica'da, Banja Luka'da ve Sanski Most'taki kitlesel katliamlar, kanunsuz tutuklamalar, zorla çalıştırma, teca­vüz ve sivillerin sürgün edilmesi üzerine yapılan haberlere kararında yer vermiş ve bu tür olayları kabul edilemez bulduğunu ifade etmiştir[171]. Buna ilave olarak Güvenlik Konseyi Hırvatistan'ın Batı, Kuzey ve Güneyinde insan­cıl hukuka aykırılıkları ve insan hakları ihlallerini, özellikle evlerin yakılması, malların tahrip edilmesi ve sivillerin öldürülmesini üzüntüyle karşıladığını bildirmiştir[172].

21.11.1995 tarihinde Dayton Barış Andlaşmasının taraflarca paraflanma­sından sonra 22.11.1995 tarihinde BM Güvenlik Konseyi S/RES/1021 (1995) sayılı kararı aldı. Bu karar göre S/RES/713(1991) sayılı kararlarla uygulanan silah ambargosunu zamana yayarak kaldırılacak ve S/RES/1022(1995) sayılı kararla uygulamaya koyulan diğer ambargolar hemen kaldırılacaktır.

Kasım 1995'te Ateşkes Andlaşmasından sonra Hırvat hükümetine so­rumluluklarını hatırlatmış UNCRO ile işbirliği yapmasını ve güvenlik ve seya­hat özgürlüğünün sağlanmasını istemiştir[173].

Güvenlik Konseyi 1995 yılında Temmuz'dan Ekimayına kadar Srebrenica, Zepa, Banja Luka ve Sanski Most bölgelerinde yaşanan insancıl hukuk ve insan hakları ihlallerinin esaslı bir şekilde araştırılacağını net bir şekilde ortaya koymuştur[174]. Konsey ICTY'nin 16.11.1995 tarihinde Bosnalı Sırp Liderler Radovan Karadzic ve Ratko Mladic hakkında dava açıldığını ve daha önce Srebrenica'daki Müslüman sivillere yapılan katliamla ilgili olarak da Temmuz 1995'te dava açıldığını da bildirmiştir[175].

27.11.1995 tarihinde Genel Sekreterin sunduğu raporda, özellikle çok sayıda erkeğin Bosnalı Sırplar ve paramiliter birlikler tarafından Srebrenica, Nova Kasaba-Konjevid Polje (Kaldrumica), Kavice, Rasica Gai, Zabrde, Karakaj, Bratunac ve Potocari gibi şehirlerde kitlesel olarak idam edilmesin­den dolayı Güvenlik Konseyi üzüntüsünü dile getirmiştir[176]. Konsey düzenli olarak kitlesel sürgünlerin, tecavüzlerin, keyfi tutuklamaların, zorla çalıştır­maların, kişilerin kaybolma olaylarının gerçekleşmesi karşısında ciddi endi­şelerini dile getirmiştir[177]. Özellikle Bosnalı Sırplardan BM temsilcilerine ve diğer uluslararası örgüt ve kuruluşların temsilcilerine şartsız ve bekletmeksi- zin uluslararası hukuk ihlallerinin yapıldığı bölgelere girişlerinin sağlanması istenmiştir[178]. Tekrar ICRC personelinin yurtlarından çıkartılanların kayıp olanlara ve tutuklu bulunanlara ulaşılması için engellerin kaldırılmasını is- temiştir[179]. IFOR ve diğer uluslararası personelin seyahat özgürlüklerini sağlamalarını istemiştir[180] [181]. Bu bağlamda Güvenlik Konseyi bütün taraflar­dan, ICTY'yi soruşturmalarda ve delil oluşturmada desteklemelerini istenmıştır .

27.11.1995 tarihinde Güvenlik Konseyi Genel Sekreterin sunduğu ra­pora dayanak S/RES/1034 sayılı kararı almıştır. Konsey bu kararda Bosnalı Sırplar ve paramiliter birlikler tarafından Srebrenica, Zepa, Banja Luka ve Sanski Most gibi şehirlerde yapılan kitlesel idamlar, dolayı kitlesel sürgünler, keyfi tutuklamalar, tecavüzler, zorla çalıştırmalar sebebiyle büyük sayıda insan kayıplarının olduğunun ifade etmiş ve bu fiilleri kınamıştır[182]. Konsey bütün taraflardan; BM, uluslararası örgütler ve kuruluşlarla işbirliği yapma­sını istemiştir. Ayrıca araştırmalar için bütün bölgelere giriş yapılabilmesinin sağlanmasını istemiştir[183]. Bütün taraflardan, bir bölge herhangi bir barış anlaşması sonucunda belirli bir tarafa verilinceye kadar, Bosna-Hersek'te insan haklarının ihlal edilmemesi, özellikle sivillere yönelik olarak insancıl hukuka riayet etmelerini istemiştir[184]. Güvenlik Konseyi bütün tarafları Mrkonjic Grad ve Sipovo'daki malları ve evleri yakıp yıkmamaları hususunda uyarmış ve sorumluların araştırılıp yargı önüne çıkartılacağı hususunda ikaz etmiştir[185]. Taraflar kontrol ettikleri bölgelere mayın döşemekten uzak durmaları[186], mülteciler ve yerlerinden yurtlarından çıkartılanların yurtları­na güven içinde dönmelerinin sağlanması hususunda uyarılmıştır[187].

15.01.1996 tarih ve S/RES/1037(1996) sayılı kararla Güvenlik Konseyi "United Nations Transitional Administration for Eastern Slavonia, Baranja and Western Sirmium" (UNTAES)'u kurmuştur. Bu misyonun tarafların silah- sızlandırılmasından ve mültecilerin belirtilen Hırvatistan bölgelerine geri dönmelerinden ve Hırvatistan hükümeti ile Sırp-Hırvat Parti arasında yapılan andlaşmanın yerine getirmesi için denetim yapmaktır. Güvenlik Konseyi aynı gün S/RES/1038 (1996) sayılı kararla Prevlaka (Hırvatistan) yarımadasındaki askeri gözlemcilerin görevi süresini uzatmıştır.

3.       Dayton Anlaşması

21.11.1995 tarihinde Bosna-Hersek, Hırvatistan ve Yugoslavya (Sırbis­tan ve Karadağ) arasında yapılan Dayton Barış Andlaşması[188] taraflarca imzalandı. Bu anlaşma Eski Yugoslavya'daki yıllardır süren savaşı sona er­dirmek amacıyla imzalanmıştır. Özellikle Eski Yugoslavya'nın yeni siyasi hari­tası ve Bosna-Hersek'in yeni idare şekli bu anlaşmayla belirlenmiştir.

Bosnalı Müslümanlar, çoğunluğu oluşturdukları birçok yerleşim yerini terk etmek zorunda kalmışlardı. Bunan yanında Bosnalı Sırplar da silah gü­cüyle elde ettikleri yerleri anlaşma gereği geri vermek zorunda kalmışlardı. Bu sebepte bu anlaşmayı Sırplar kabul etmekte oldukça zorlandılar. Sırp devlet başkanı Miloseviç bu anlaşmayı kabul etmesine şart olarak Yugoslav­ya'ya (Sırbistan ve Karadağ) uygulanmakta olan ambargoların kaldırılmasını talep etmiştir. Esasında barış anlaşmasına yönelik olarak Yugoslavya'nın tavır değiştirmesinin sebebinin, BMambargosundan ziyade Bosna-Hersek'in askeri başarısı olduğu söylenebilir[189] [190] [191].

Anlaşmanın hemen ardından Güvenlik Konseyi 22.11.1995 tarihinde alınan S/RES/1021 (1995) ve S/RES/713 (1991)) sayılı kararlarla uygulanan silah ambargosunu zamana yayarak kaldırmaya ve S/RES/1022(1995) sayılı kararla koyulan diğer ambargolar , hemen kaldırmaya karar vermiştir .

Ancak Güvenlik Konseyi, Eski Yugoslavya'daki uluslararası silahlı çatış­ma sebebiyle ortaya çıkmış olan barış tehdidi durumunun Dayton Andlaşma- sının imzalanmasıyla birlikte ortadan kalkmadığı ve bu sebeple yeni müeyyi­
delerin krizin ortadan kaldırılması için gerekli olduğunu düşünmekteydi. Kon­sey bu görüşünü 15.12.1995 tarihli ve S/1031(1995) sayılı kararında dile ge­tirmiştir. Bu kararda Güvenlik Konseyi üye devletlere, NATO kuvvetleri vasıta­sıyla ya da NATO ile koordinasyonla bir "Multinational Implementalion Force" (IFOR) gücü oluşturma yetkisi vermiştir. Bu güç Dayton anlaşmasının yerine getirilmesini gözetecek ve bu hususta gerekli önlemleri alacaktır. Bu kararda Konsey durumun bölgede uluslararası barış ve güveni tehdit etmeye devam ettiği tespitini yapmıştır.

15.01.1996 tarih ve S/RES/1037(1996) sayılı kararla Güvenlik Konseyi "United Nations Transitional Administration for Eastern Slavonia, Baranja and Western Sirmium" (UNTAES) kurdu. UNTAES tarafların silahsızlandırıl­ması ve mültecilerin belirtilen Hırvatistan bölgelerine geri dönmeleri ve Hırvatistan hükümeti ile Sırp-Hırvat Parti arasında yapılan andlaşmanın yerine getirilmesi için denetim yapacaktır[192]. Eğer Sırplar ya da Yugoslavya (Sırbistan ve Karadağ) bu barış anlaşmasını ciddi şekilde ihlal ederlerse, kal­dırılan ambargolar yeniden bir karar almaya gerek kalmaksızın yürürlüğü gireceği kararda ifade edilmiştir. Ambargonun tamamıyla ortadan kalkması, Bosna-Hersek'te serbest seçimler yapılması ve Sırpların ayrıştırma sürecini saygıyla kabul etmeleri şartına bağlanmıştır. Bosnalı Sırplara karşı uygulanan ambargolar ise kaldırılmamıştır. Konsey bunu, mevcut BM barış gücünün NATO gücü ile değiştirilmesi ve ardından Bosnalı Sırpların Dayton anlaşma­sında öngörülen sınırlara çekilmesi şartına bağlamıştır[193].

Dayton anlaşmasından yaklaşık 10 ay sonra Bosna-Hersek'te seçimler yapıldı. AGİT'in seçim sonuçlarını doğrulamasından sonra Konsey Bosnalı Sırplara uygulanan bütün ambargoları kaldırmıştır[194].

Ancak Konsey, taraflardan birisinin bütün bu gelişmelerden sonra ba­rış anlaşmasını ciddi bir şekilde ihlal etmesi halinde, yeni ambargolar uygu­layacağını bildirmiştir[195]. Burada da yine yeniden bir karar alma süreci ön­görülmemiş olup, ihlal halinde doğrudan ambargolar uygulamaya koyula­caktır.

4.       Kosova Krizi

Daha1980'li yıllarda Sırp ve Arnavut sivil halk arasında Sırp bölgesi Kosova da gerilimler başladı[196]. Sırplar Sırbistan merkezi yönetimine daha da yakınlaşmak isterken, Arnavutlar Yugoslavya Feredasyonu içinde yetkileri daha da fazla olan bir otonomi istemekteydiler. Bu talebin aksine 1989 yı­lında mevcut otonomi daha da daraltıldı ve yaygın bir şekilde Arnavut sivil­lere ayrımcılık uygulanmaya başlandı[197]. Bu politikanın neticesinde ise 1990 başlarında Kosovalı Arnavutlar ayaklandılar ve ardından Kosova'da olağa­nüstü hal ilan edildi. 1996 yılında Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK[198]) kuruldu. UÇK Sırp sivil halka ve Sırp güvenlik kuvvetlerine saldırılar düzenlemeye başladı. Sırp idaresi de buna misilleme olarak Arnavut sivillere karşı şiddet uygulamaya başladı. Bunun üzerine Güvenlik Konseyi de 31. mart 1998 tari­hinde S/RES/1160 (1998) sayılı kararla, Yugoslavya Federal Cumhuriyetine karşı silah ambargosu uygulama kararı aldı ve bu kararın uygulanmasını desteklemek için de yaptırım komitesi kurdu[199].

Konsey bu kararı uluslararası barış tehdidi tespiti yapmadan almıştı. Bu sebeple de bu kararın BM Sözleşmesi'nin 39. maddesine aykırılık teşkil ettiği ileri sürüldü[200]. Kararda alınan önceki kararlara herhangi bir atıfta bulunmamış ve herhangi bir barış tehdidi tespiti yapmamıştır. Olayların sınır aşan etkisinin olmaması sebebiyle, durum Konsey tarafından bir iç savaş durumu olarak değerlendirilmiş ve dolaylı olarak bir barış tehdidi tespitiyle hareket etmiştir[201].

1999 yılının Şubat ve Mart aylarında Sırp ve Arnavut taraflar arasın­dan Rambouillet/Paris'de görüşmeler yapıldı ve bu görüşmeler Kosovalı Arnavutların tek taraflı olarak imzalaması ile sonuçlandı[202].

Bir taraftan yoğun görüşmeler yapılırken, diğer taraftan çatışmalar sürmüş ve 1999 Mart sonunda durumda bir iyileşme olmamıştı. Taraflar arasındaki çatışmalar gelişerek UÇK ile Sırp güvenlik birimleri arasında süren bir iç savaşa dönüşmüştü. Çatışmaların sonucunda gerek Sırplar ve gerekse Kosovalı Arnavutların büyük bir kısmı evlerini terk ettiler. Bunların bir kısmı dağlara çekilmiş ve bir kısmı da ülke dışına kaçmışlardı[203]. Devam eden şiddet olayları ve kuvvet kullanımı sebebiyle Kosova'dan başka yerlere doğ­ru mülteci dalgaları oluştu. Güvenlik Konseyi'nin Başkanı 24.08.1998 tari­hindeki açıklamasında[204]durumun bölgedeki istikrarı ve barışı bozacağı endişelerini dile getirmiştir[205].

23 Eylül 1998 'de Güvenlik Konseyi S/RES/1199(1998) sayılı kararı al­dı. Bu kararda Kosova'daki durumun bölgede barış ve güvenliği tehdit etme­ye devam ettiği tespiti yapıldı. Konsey kararın girişinde 250.000 kişinin yer­lerinden yurtlarından çıkartılmış olduğunun tespiti yapmış ve Kosova'daki çatışmaların endişe verici olduğunu dile getirmiştir[206]. Kararda bütün taraf­ların kuvvet kullanmalarını, terör eylemlerini ve terörün desteklenmesini (burada UÇK hedeflenmiştir) Konsey kınamıştır. Kararda, Kosova'daki insani yardım durumunun hızlı bir şekilde kötüleşmesi ve insan haklarının ve ulus­lararası insancıl hukukun ihlal edilmesi sebebiyle yakın bir zamanda insani acil yardım durumunun oluşturulacağı ifade edilmiş ve bu konuda derin endişeler duyulduğu dile getirilmiştir[207]. Bu tehlikenin ortadan kalkması için Konsey, taraflardan hemen çatışmaları durdurmaları, ateşkes anlaşması yapmaları ve anlaşmazlığın barışçı yolla çözülmesi için görüşmelerde somut adımatmalarını istemiştir. S/RES/1160 (1998) sayılı kararda olduğu gibi, eğer taraflar krizin çözülmesi için somut adımlar atmazlarsa bölgede barış ve güvenliğin yeniden tesisi ya da korunması için yeni tedbirler alacağını Kon­sey bu kararında bildirmiştir. Ancak bu plan Sırpları tarihsel nedenlerle ko­ruyan Rusya'nın ve Rusya ile birlikte hareket eden Çin'in kabul etmemesi sebebiyle gerçekleştirilememiştir[208]. Kararda Kosova oldukça geniş yetkile­re sahip olan Yugoslavya Federal Cumhuriyeti'nin bir parçası olarak görül­mektedir.

Kararın hiçbir yerinde Kosova'daki çatışmaların sınır aşan silahlı ça­tışmalar oluşturacak tehlikeleri içinde barındırdığına dair herhangi bir ifade­ye rastlanmamaktadır[209]. Karar genel olarak incelendiğinde Güvenlik Kon- seyi'nin, insani acil yardım durumu ile ilgili endişeleri kararda göze çarpmak­tadır[210]

Özellikle Makedonya'da ülkeye gelen mülteci sayısının çokluğu ülkede büyük endişelere yol açmıştır. NATO'nun zorlaması neticesinde taraflar ara­sında yapılan ateşkes anlaşması[211] istenen sonucu vermemiştir. 1998 yılının sonuna doğru çatışmalar yeniden başladı[212].UÇK'nın saldırıları ve Sırp gü­venlik kuvvetlerinin cevap vermesi sonucu 1999 kışı boyunca çatışmalar devam etmiştir[213].

Yugoslavya Federal Cumhuriyeti ile ABD özel temsilcisi Richard Holb- rooke arasındaki 13.10.1998 tarihli anlaşmada kararlaştırılan hususların yerine getirilmemesi ve Rambouillet/Paris'deki Balkan kontak grubu ile Yu­goslavya Federal Cumhuriyeti arasındaki görüşmelerin netice vermemesi üzerine 24 Mart 1999 tarihinde NATO Sırpları bombalamaya başladı[214]. Çin Büyükelçisinin 06.05.1999 tarihli kararında ve Balkan Kontak Grubu Dış İşleri Bakanları tarafından hazırlanan 5-Prensip Planından sonra Güvenlik Konseyi 14.05.1999 tarihinde S/RES/1239 (1999) sayılı kararı aldı. Bu kararda Güven­lik Konseyi her hangi bir barış tehdidi tespiti yapmadan ya da BM Sözleşme- si'nin VII. bölümü çerçevesinde hareket edildiğine ilişkin bir ifade kullanma­dan, ama önceki kararlarına atıfta bulunarak, bu 5-Prensip planını uygulama karar almıştır. Bunun yanında Konsey bu kararında daha önceki Kosova ka­rarına, BM Sözleşmesi'nin giriş bölümüne, Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi­ne, İnsan Hakları Sözleşmelerine ve Cenevre Anlaşmalarına atıfta bulunmuş­tur[215].

Güvenlik Konseyi'nin üyeleri arasındaki uyuşmazlık sona erdirilip, Konsey üyeleri arasında bir uzlaşı sağlandıktan sonra ve varılan uzlaşının Belgrat hükümeti tarafından da kabul edilmesinden sonra NATO hava saldı­rıları sona erdi[216].

10 Haziran 1999 tarihinde Güvenlik Konseyi S/RES/1244 (1999) sayılı kararı aldı. Bu karar G-8 devletlerinin dışişleri bakanlarının hazırladığı ve Yugoslavya Federal Cumhuriyeti tarafından da kabul edilen plana dayan­maktadır. Bu kararda barış tehdidi tespiti yapılmıştır[217]. Kararda G-8 devlet­lerinin "Petersburg Bildirisi" ek olarak sunulmuştur[218]. Her ne kadar kararda Yugoslavya'nın ülke bütünlüğü ve bağımsızlığı S/RES/1244 (1999) sayılı ka­rarda dile getirilmişse de, Haziran 1999'da NATO, Sırpları tamamen Koso- va'dan çıkarmış ve Askeri-Teknik Anlaşma ile Sırbistan da bu fiili durumu kabullenmiştir. Bundan sonra Kosova fiili olarak Sırbistan'ın egemenlik ala­nından çıkarılmıştır[219]. Bu karar doğrultusunda Kosova geçici bir süre için BM'nin idaresi altına alındı ve Kosova'da NATO'nun komutasına bağlı "Ko­sova Koruma Birliği" (KFOR) oluşturuldu[220] [221] [222]. Yine Kosova'daki idari işleri yürütecek geçici bir yönetim (UNMIG ) kuruldu . BM yönetimi sırasın­da, resmiyette Sırbistan'a bağlı olan Kosova'yı devlet olmaya hazırlanmıştır.

Ancak önceleri Kosova halkı BM yönetimini memnuniyetle karşılarken, za­manla bu yönetimden rahatsızlık duymaya başlamışlardır.

Daha sonra Kosova'nın kesin statüsünün belirleme görüşmelerine başlandı. Sırp tarafının sunulan teklifleri sürekli reddetmesi ve Arnavut tara­fının da bağımsızlıktan başka hiçbir statüyü kabul etmemesi sebebiyle taraf­lar arasında herhangi bir uzlaşı sağlanamadı. Diğer taraftan Rusya'da Güven­lik Konseyi'nde veto hakkını kullanarak karar çıkmasına engel olmaktaydı. Bu durum Kosova'nın bağımsızlığına giden süreci hızlandırmıştır. En sonun­da Kosova 17.2.2008'de bağımsızlığını ilan etmiştir[223].

Kosova'daki sorun Güvenlik Konseyi'ne getirildiğinde, Konsey daimi üyesi Rusya'nın direnmesi sebebiyle Sırplara karşı kapsamlı bir yaptırım kararı alınamamıştır. NATO hava saldırısına karşı da farklı reaksiyonlar gös­terilmiştir. Rusya bu saldırıların, BM Sözleşmesi'nin kuvvet kullanma yasağı­nı ihlal ettiğini iddia etmiştir. NATO tarafından BM'nin bir görevlendirmesi olmaksızın kuvvet kullanılması öğretide tartışılmıştır[224] [225].

NATO'nun hava operasyonunun uluslararası hukuka uygun olduğunu savunanlar uluslararası insancıl hukukun acil durumlar hakkındaki kurallarına dayanmaktadırlar. Bu hukukçulara göre, acil durumlarda insani felaketleri önlemek için bütün diğer yollar tüketildikten sonra gerektiğinde silahlı güç kullanmak hukuka uygundur. Kosova'daki durum bu boyutlara varmıştır. NATO'nun Kosova müdahalesi barışın sağlanması için yapılmıştır. Bu müdaha­le insani felaketin önlenmesi için gereklidir ve hukuka uygundur. Çünkü, Gü­venlik Konseyi konuyla ilgili olarak etkin bir şekilde hareket etmek istemedi. Zaten Rusya ve Çin'in veto haklarını kullanmaları sebebiyle de karar alamazdı. Bütün bu gerekçelere dayanan hukukçular müdahalenin hukuka uygun oldu­ğunu savunmaktadırlar1138. Operasyonun hukuka aykırı olduğunu savunan hukukçulara göre ise, BM sözleşmesi bir devlete karşı silahlı kuvvet kullanma yetkisini sadece Güvenlik Konseyi'ne vermektedir. Güvenlik Konseyi'nin NATO'nun müdahalesine ilişkin herhangi bir kararı bulunmamaktadır. "İnsani kriz" kavramı BM Sözleşmesi'nde düzenlenen „kuvvet kullanma yasağını" ortadan kaldırmaz. Bu sebeple müdahale BM Sözleşmesi'nin 2/4 de düzenle­nen „kuvvet kullanma yasağı"nı ihlal etmektedir[226].

5.       Eski Yugoslavya Bölgesinde İnsancıl Hukuk İhlalleri

a)      BM ve İnsani Yardım Örgütleri Personelleri Bakımından İhlaller veKonseyi'n Talepleri

1992 yılı başlarında Güvenlik Konseyi, çatışmalar sebebiyle Eski Yu­goslavya'da bulunan BM personelinin ve European Community Monitoring Mission temsilcilerinin güvenliğinin korunmasını bütün taraflardan istemiş­tir[227]. Mayıs 1992'de de Güvenlik Konseyi BM personelinin güvenliği için UNPROFOR'u görevlendirdi[228] ve ardından Bosna-Hersek'teki bütün tarafla­rı insancıl hukukun kurallarını ihlal etmekten vazgeçmeye davet etti[229].

Bu talebe rağmen, Bosna'da sivil halka ve UNPROFOR çalışanlarına karşı saldırılar sürmüş ve bu saldırılar sonunda aralarında UNPROFOR çalışanlarının da bulunduğu bir çok insan öldürülmüştür. Güvenlik Konseyi bu saldırıları şid­detle kınamıştır[230]. Konsey çatışan bütün taraflardan insani yardım konvoyları­nın ve çalışanların engellenmeden hareket edebilmesi için gerekli ortamın sağ­lanmasını istemiştir. Bu konuda, bilhassa Bosna-Hersek'teki havaalanlarından bağlantıların ve seyahat özgürlüğünün sağlanmasını talep etmiştir.[231].

Güvenlik Konseyi talebiyle ilgili olarak işbirliğinin gerekliliğinin altını çizmiş ve BM personelinin güvenliğinin sağlanması hususunda tarafları ihtar etmiş, aksi taktirde taraflara başka yaptırımlar uygulayacağı tehdidinde bu­lunmuştur. Taraflardan Saraybosna ve çevresinin haricindeki bölgelere insani yardım ulaştırılması amacıyla UNPROFOR ile işbirliği yapmaları istenmiştir[232].

Ağustos 1993'te Sırpların hapishaneler ve tutuklama kamplarında, tu- tuklulara kötü muamele yaptığına dair alınan haberler üzerine, Güvenlik Konseyi, Sırplardan ICRC ve diğer insani yardım organizasyonlarına bu yerle­re giriş imkanı ve izni verilmesini istemiştir[233].

1993 yılında, yine BM çalışanlarının güvenlik problemleri ve işlerini yürütebilmeleri için işbirliği ihtiyacı devam etmiştir. Bu sebeple Konsey Bos­nalı Sırplardan Güvenlik Konseyi UNPROFOR ve UNHCR personeliyle işbirliği yapılmasını ve birliklerin güvenliğinin sağlanmasını istemiştir[234]. Bu bağ­lamda Konsey insani yadımlara ulaşılmasını özellikle gıda maddelerine, su, elektrik ve benzine ulaşılmasının engellenmemesini istemiştir[235].

Mart 1994 tarihinde Güvenlik Konseyi UNPROFOR'un serbest dolaşı­mının garanti edilmesi talebini tekrar dile getirmiş ve bütün mevcut sınırla­maların kaldırılmasını istemiştir[236]. Konsey BM'nin yardımlarının sivil halka ulaşmasının engellenmemesini taraflardan istemiştir[237]. Güvenlik Konseyi Bosnalı Sırplar tarafından BM personelinin tutuklanmasını ve kötü muamele yapılmasını aynı şekilde seyahat özgürlüklerinin kısıtlanmasını sert bir şekil­de eleştirmiştir[238] [239] ve tutuklanan BM personelinin derhal serbest bırakılmasını istemiştir

Bosna'da 1995'te BM personelinin serbestçe çalışabilmeleri için ge­rekli ortamın olmadığı gibi, güvenlik probleminin de sürdüğü görülmektedir. Güvenlik Konseyi Mart 1995'te UNCRO'ya gönderirken, bütün tarafların ve diğer ilgililerin UNPROFOR ve UNCRO personelinin güvenliğinden sorumlu olduklarını hatırlatmış ve UNCRO'ya karşı her türlü göz dağı verme ya da kuvvet kullanmanın terk edilmesinin önemini vurgulamıştır[240]. Güvenlik Konseyi statünün saygı ile karşılanmasından tavizsiz bir yaklaşım göstermiş­tir[241]. Buna rağmen Nisan 1995'te UNPROFOR saldırıya uğramış ve bu saldı­rıda ölenler olmuştur. Konsey bu saldırıları en sert bir şekilde kınamıştır[242]. Bu olaydan sonra Konsey yine bu tür saldırıları genel olarak eleştirmiş ve BM personelinin statüsünün saygıyla karşılanması gerektiğini bildirmiştir[243].

Güvenlik Konseyi Haziran 1995'te tutuklu bulunan UNPROFOR perso­nelinin şartsız ve derhal serbest bırakılmasını ve gerek bu kişilerin gerekse diğer insani yardımda çalışan kişilerin serbestçe, güvenlik içinde dolaşabil­melerinin sağlanmasını istemiştir[244]. Temmuz 1995'te Bosnalı Sırp birlikleri Srebrenica'ya saldırmış ve UNPROFOR personelini tutuklamıştır. Bunun üze­rine, Konsey bu saldırıyı sert bir dille kınamıştır[245]. Bosnalı Sırplardan UNPROFOR personelinin kayıtsız şartsız derhal serbest bırakılmasını istemiş- tir[246]. Konsey bütün taraflardan UNHCR'ın ve diğer uluslararası insani yar­dım organizasyonlarının BM güvenlikli bölge olan Srebrenica'ya şartsız giriş­lerini sağlamaları talep edilmiştir[247].

Konsey, Hırvat hükümetini BM personelinin statüsünü tanıması ve her türlü saldırıdan çekinmesi hususunda uyarmıştır. Daha önce yapılan saldırıları gerçekleştirenlerin de hukuk önüne çıkartılmasını istemiştir. BM personelinin her halükarda güvenlik ve serbest dolaşımının temin edilmesi- ni[248] ve Sırp birliklerinden ICRC personelinin esir tutulan kişilerle görüşme­lerine engel olmamalarını istemiştir [249].

Yine Konsey, Bosnalı Sırplardan aynı şekilde UNHCR, ICRC ve uluslara­rası örgütlerin temsilcilerinin Srebrenica, Zepa, Banja Luka, Sanski Most şehirlerinden çıkartılarak Bosnalı Sırpların kontrol ettikleri bölgelere yerleş­tirilen sivillere ulaşımalarının sağlanmasını istemiştir[250].

Kasım 1995'te Konsey, tarafları tekrar BM personelinin ve diğer ulus­lararası personelin Bosna-Hersek'te seyahat edebilmelerinin sağlanması hususunda uyarmış[251] ve Ateşkes Anlaşmasından sonra Hırvat hükümeti­ne, sorumluluklarını hatırlatmış UNCRO ile işbirliği yapması ve güvenlik ve seyahat özgürlüğünün sağlanmasını istemiştir[252].

Aralık 1995'de Konsey taraflardan IFOR ve diğer uluslararası persone­lin seyahat özgürlüklerini sağlamalarını istemiştir[253]. Tekrar ICRC personeli­nin, yurtlarından çıkartılanlara, kayıp olanlara ve tutuklu bulunanlara ulaş­ması için engellerin kaldırılmasını istemiştir[254]. Konsey bütün taraflardan BM ile ve uluslararası örgütlerle ve kurumlarla işbirliği yapmasını ve araş­tırmalar yapılabilmesi için bütün bölgelere girişin sağlanmasını istemiştir[255].

Güvenlik Konseyi taraflardan savaş durduktan sonra da BMaskeri göz­lemcilerle işbirliği yapması ve bu kişilerin güvenliklerinin sağlanması husu­sunda uyarılmıştır[256] ve SFOR ve diğer uluslararası personelin güvenlik ve seyahat özgürlüklerinin sağlanmasını istemiştir[257].

Güvenlik Konseyi Yugoslavya Cumhuriyeti'nden, güvenlik kuvvetlerinin sivil halka yönelik aldığı önlemleri ortadan kaldırması, Diplomatik misyonların serbestçe dolaşımlarının sağlanması, mültecilerin ve yurtlarından çıkartılanla­rın yerleşim yerlerine geri dönüşlerinin sağlanması için UNHCR ve ICRC ile işbirliği yapılmasını talep etmiştir[258]. Bu konuda, gözlemci personelin güven­liğinin temin edilmesi; her türlü tehdit, şiddet uygulaması ya da rahatsız edici davranışların engellenmesi için bazı somut adımların atılması gerekmekte- dir[259]. Konsey diplomatik personelin ve insani yardım örgütleri personelinin güvenliğinin sağlanması konusunda tarafların sorumlu olduklarını bildirmiş­tir[260]. Konsey Ekim 1998 tarihinde Yugoslav hükümetinden, Arnavut-Kosova idaresinden ve diğer ilgililerden OSCE misyonunun ve diğer uluslararası per­sonelin serbest dolaşım özgürlüğünün sağlanmasını istemiştir[261].

Yine SFOR birlikleri gönderildikten sonra taraflar SFOR'a bağlı olan ki­şilerin ve diğer uluslararası personelin serbest dolaşımlarının ve Güvenlikle­rinin sağlamasını istenmiştir[262]. Özellikle Bosnalı Sırplartdan BM temsilcile­rine ve diğer uluslararası örgütler ve kuruluşların temsilcilerine şartsız ve bekletmeksizin uluslararası hukuk ihlallerinin yapıldığı bölgelere girişlerinin sağlanmasını istemiştir[263] [264].

2001 yılında Makedonya'daki uyuşmazlığın ortadan kaldırılması çer­çevesinde Güvenlik Konseyi eski Yugoslavya bölgesi olan Makedonya Cum- huriyeti'nde uluslararası personelin güvenliklerinin sağlanmasını istemiş­tir1177.

Güvenlik Konseyi 2004'den 2007'ye kadar sürekli taraflardan EUFOR ve NATO personelinin ve diğer uluslararası personelin serbest dolaşımını ve güvenliklerini sağlamalarını istemiştir[265].

b)        Sivil Halka Yapılan Muameleler

Ağustos 1992'de Sırpların hapishaneler ve tutuklama kamplarında tu- tuklulara kötü muamele yaptığına dair alınan haberler üzerine, Güvenlik Konseyi derin endişelerini belirtmiştir[266] ve Sırplardan tutuklulara insanca davranılmasını, yani bu kişilerin gıda ihtiyaçlarının giderilmesi ve kendilerine başlarını sokacak bir yer sağlanmasını ve tıbbi ihtiyaçlarının giderilmesini[267] ve ICRC ve diğer insani yardım organizasyonlarına bu yerlere giriş imkanı ve izni verilmesini istemiştir[268].

Yine Konsey savaş süresince eski Yugoslavya ve özellikle Bosna- Hersek'te sivillerin kitlesel olarak yerlerinden çıkartılması ve toplama kamp­larına yerleştirilmesi ve bu kamplarda işkence edilmesi, savaşçı olmayanlara yapılan saldırılar, hastanelere, ambulanslara yapılan saldırılar, ihtiyaç sahip­lerine tıbbi malzemelerin ve gıdaların ulaştırılmasının engellenmesi, kasti olarak mallarının tahrip edilmesi konusunun uluslararası insancıl hukuk ku­rallarının ihlalinin alarmı niteliğinde olduğuna dikkat çekmiştir[269].

Nisan 1993'te Güvenlik Konseyi Srebrenica ve çevresindeki durum üzerine bir değerlendirme yapmıştır. Konsey, suçsuz sivillerin Bosnalı Sırp paramiliterlerce saldırıya uğramalarını[270] ve bir çok sivillerin özellikle ka­dınların, çocukların ve yaşlıların göçe zorlanmasını kabul edilmez bulmuş­tur. Bu olaylar neticesinde bölgede acil insani yardım durumu ortaya çık- mıştır[271].

Güvenlik Konseyi, içinde hasta ve yaralıların da bulunduğu yerlerinden çıkartılanların Bosna-Hersek'in belli başlı şehirlerine göçmeleriyle birlikte in­sani acil yardım durumu halinin kötüleşmiş olduğunu tespit etmiş[272] ve bu bağlamda paramiliter Bosnalı Sırp Birliklerinin özellikle Saraybosna'ya, Tuzla, Zepa, Gorazde, Bihac ve Srebrenica'ya yaptıkları saldırıları durdurmalarını istemiştir[273]. Konsey özellikle bu şehirlerdeki insani durumu şok edici olarak nitelendirmiştir[274].

Ekim 1994 tarihinde Bosnalı Sırpların hükümetinden "etnik temiz­likken hemen vazgeçmesini istemiştir[275].

Aralık 1995'te Güvenlik Konseyi düzenli olarak kitlesel sürgünlerin, tecavüzlerin, keyfi tutuklamaların, zorla çalıştırmaların, kişilerin kaybolmala­rı olaylarının meydana gelmesi karşısında ciddi endişelerini dile getirmiş- tir[276]. Bütün taraflardan bölge, bir barış anlaşması sonrası bir tarafa verilin­ceye kadar, Bosna-Hersek'te insan haklarının ihlal edilmemesini özellikle sivillere yönelik olarak insancıl hukuka riayet etmelerini istemiştir[277].

c)        Etnik Temizlik Hareketleri

Eski Yugoslavya'daki çatışmalar üzerine Güvenlik Konseyi çok çeşitli kararlarında insancıl hukuk kuralı ihlallerinden bahsetmiştir. Güvenlik Konseyi insan haklarına dayanarak "etnik temizlik" hareketlerini kınamıştır[278]. Sırp olmayan sivillerin sürülmesinin asla kabul edilmez olduğu ifade etmiş­tir[279]. Bu ilk açıklamadan sonra somut olarak Konsey "etnik temizlik fiilleri­ni" uluslararası insancıl hukukun ihlali olarak ifade etmiştir[280].

BM tarafından oluşturulan koruma alanlarında "United Nations Pro- tected Areas (UNPA)" yapılan "etnik temizlik", sivillerin zorla yerlerinden çıkartılması, aynı şekilde onların malvarlıklarının yağmalanması hakkında yayınlanan haberler üzerine Güvenlik Konseyi alarma geçmiştir[281]. Özellikle kitlesel öldürmeler ve etnik temizlikler hakkında yapılan haberler konusun­da Konsey sıkça rahatsızlığını dile getirmiştir[282].

Güvenlik Konseyi "etnik temizliği" hukuk dışı ve kabul edilemez olarak değerlendirmiş ve kuvvet kullanarak ya da kuvvet kullanma tehdidi ile bir bölgeyi ele geçirmek mümkün olmayacağını bildirmiştir[283]. Bosnalı Sırpların Srebrenica'dan "etnik temizlik" amaçlı sivilleri boşaltma fiili Konsey tarafın­dan kınanmıştır[284]. Güvenlik Konseyi, genel olarak bütün uluslararası insan­cıl hukuk kurallarının ihlalini ve özellikle "etnik temizliği" sürekli kararlarında dile getirmiştir ve kınamıştır[285].

Eylül 1994'te bütün uluslararası insancıl hukuk ihlallerini kınamış, özellikle Banja Luka, Bijeljina ve Bosna-Hersek'in diğer bölgelerindeki "etnik temizliği" kabul edilemez olarak nitelemiştir[286].

Güvenli bölge ilan edilen Potocari'den sivillerin çıkartılması ve özellik­le orada bulananlara gıda maddeleri ve tıbbı malzemenin yetmemesiyle ilgili olarak ciddi endişelerini dile getirmiştir[287]. Ağustos 1995'te Konsey birçok sivilin yaşadıkları yerlerde bulunamamasının endişe verici olduğunu dile getirmiştir[288].

Güvenlik Konseyi Srebrenica, Banja Luka ve Sanski Most'taki kitlesel katliamlar, kanunsuz tutuklamalar, zorla çalıştırma, tecavüz ve sivillerin sürgün edilmesi üzerine yapılan haberlerle ilgili olarak kabul edilemez bu­lunduğunu ifade etmiştir[289] . Buna ilave olarak, Güvenlik Konseyi Hırvatis­tan'ın Batı, Kuzey ve Güneyinde yaşanan insancıl hukuka aykırılıkları ve in­san hakları ihlallerini özellikle evlerin yakılması, içinde olanların tahrip edil­mesi ve sivillerin öldürülmesini üzüntüyle karşılamıştır[290].

Hırvat Hükümeti Sırp halkın daha önce oturdukları bölgelerde oturma haklarının devam etmesini, bu bölgelerden çıkartılanların geri dönmelerinin sağlanmasını ve uluslararası insani yardım örgütlerinin bu gruba ulaşmasının sağlanmasını, yurtlarından çıkartılanların yurtlarına geri dönebilmeleri için şartların sağlanmasını talep etmiştir[291].

Taraflar mültecilerin ve yerlerinden çıkartılanların yurtlarına güven içinde dönmelerini sağlamaları hususunda uyarılmıştır[292].

d)       Sivillere Yardımların Ulaşmasına Engel Olunması

Güvenlik Konseyi gıda maddelerinin ve tıbbi malzemelerin sivil halka ulaştırılmasının engellenmesine dayanarak sorumluların takip edileceğini bildirmiştir[293]. Özellikle Hırvat birliklerinin saldırılarını takip edeceğini belirt­miştir[294]. Bosnalı Sırp Paramiliter Birlikleri insani yardım konvoylarının geçişi­ni yasaklaması üzerine, Güvenlik Konseyi bu fiili sert bir dille kınamıştır[295].

Konsey insani yardımların Srebrenica'ya ulaşmasına engel olunmama­sını istemiştir[296]. Yerlerinden, yurtlarından çıkartılan herkesin geri dönme­sinin sağlanması istenmiştir[297].

Güvenlik Konseyi Hırvat hükümetinden Sırp halkın haklarını tanıması­nı, özellikle serbest dolaşım haklarının sağlanmasını ve uluslararası yardım organizasyonlarının bu sivil halka ulaşmasını sağlamalarını istemiştir[298].

Konsey bütün taraflardan Bosna-Hersek'in her bölgesine, özellikle gü­venlikli bölge ilan edilen yerlere insani yardımların gitmesinin engellenme­mesini talep etmiştir[299].

e)       Sivillerin Öldürülmeleri

Olabilecek en sert şekilde Güvenlik Konseyi Bosnalı Sırpların sivillerin ölümüne ve halka büyük acılar çektirmesine sebep oluşlarını ve güvenlik bölgesi Goradze'ye saldırmalarını kınamıştır[300]. Bu bağlamda, Güvenlik Konseyi özellikle sivil halka saldırılmasını ve insani yardım için çalışanların saldırıya uğramasını eleştirmiştir[301].

27.11.1995 tarihinde Genel Sekreterin sunduğu rapora göre, özellikle çok sayıda erkeğin Bosnalı Sırplar ve paramiliter birlikler tarafından Sreb- renica, Nova Kasaba-Konjevid Polje (Kaldrumica), Kavice, Rasica Gai, Zabrde, Karakaj, Bratunac ve Potocari gibi şehirlerde kitlesel olarak idam edilmesin­den dolayı Güvenlik Konseyi mutlak üzüntüsünü dile getirmiştir[302].

f)        Sivillerin Tutuklanmaları

Hapishanelerde ve tutuklama kamplarında kötü muameleler yapıldı­ğına dair haberler üzerine, Güvenlik Konseyi ICRC ve diğer insani yardım organizasyonlarına bu yerlere giriş imkanı ve izni verilmesini[303] ve tutuklu- lara insanca davranılmasını, yani bu kişilerin gıda ihtiyaçlarının giderilmesini ve kendilerine başlarını sokacak bir yer sağlanmasını ve ilaç ihtiyaçlarının giderilmesini istemiştir[304].

Konsey, yine Bosna-Hersek'teki tutuklama kamplarının derhal kapa­tılmasını istemiştir[305].

g)       Kadınlara Yapılan Kötü Muameleler

Yoğun bir şekilde, organizeli ve sistematik olarak kadınların, özellikle Bosna-Hersek'teki Müslüman kadınların tutuklanmasını ve tecavüze uğra- tılmasını Güvenlik Konseyi şok edici olarak değerlendirmiştir[306]. Rapora göre Konsey Bosna-Hersek'li Müslüman kadınların sistematik olarak tecavüz edilmeleri en sert şekilde kınamış ve bu hareketleri tarif edilmez vahşet olarak nitelendirmiştir[307] .

Kitlesel tecavüzler hakkında yapılan haberler üzerine, Güvenlik Kon­seyi tutukluların toplama kamplarının kapatılmasını, özelikle kadınların top­landıkları kampların kapatılmasını talep etmiştir[308].

h)       Sonuç

Yukarıda örnekler ve ihlal tipleri göstermektedir ki, Eski Yugoslavya'da insancıl hukukun koruduğu bütün hukuki menfaatler ihlal edilmiş ve Güvenlik Konseyi de buna karşılık sessiz kalmamış, gerekli kararları almıştır.

Yugoslavya olayı üzerine Güvenlik Konseyi uluslararası insancıl huku­ku ilgilendiren bir çok karar almıştır. Konsey, durum tespiti yaparken bir çok ifade şekli kullanmıştır. Yine taraflar üzerinde baskı kurabilmek için de farklı ifade tarzları kullanmıştır. İnsancıl hukukla ilgili olarak bir çok konu kararlar­da yer almıştır. Konsey, sürekli BM ve diğer uluslararası yardım örgütlerinin ya da uluslararası personelin güvenliğinden ve serbest dolaşma özgürlüğün­den bahsetmiştir.

Konsey kararlarında sivil halkın "etnik temizlik" hedefli olarak yurtla­rında çıkartılmaları sıkça dile getirilmiştir. Sivillere karşı kullanılan şiddetin her türünden bahsedilmiştir. Sivil halkın kitlesel olarak katledilmesi, sivil halka saldırılması, kötü muamele, kitlesel tecavüz, bireylerin ortadan kay­bolması ve zorla çalıştırma gibi fiiller sıkça kararlarda yer almıştır. Tutuklama kamplarındaki durum, tutuklulara işkence yapılması, uluslararası örgütlerin tutuklulara ulaşmasına engel olunması kararlarda sıkça ifade edilmiştir. Ev­lerin yakılıp yıkılması, hastane gibi korunan yerlere yapılan saldırılar ve oluş­turulan "güvenli bölge"ni ihlali de kararlarda yer almıştır.

Konsey baştan itibaren taraflardan bu tür hukuk ihlallerinden uzak durmalarını istemiş ve bu tür eylemleri kınamıştır. Konsey en son olarak da bütün bu hukuk ihlallerinin sorumlularını yargılamak üzere Den Haag'da uluslara arası ceza mahkemesi kurmuştur. Bu mahkemede bir çok savaş suçlusu yargılanmıştır.

6.     Yugoslavya İçin Uluslararası Ceza Mahkemesi

Eski Yugoslavya'daki savaşlar süresince 200.000 kişi öldürülmüş ve 2,7 milyon insan ülke içinde yerlerinden edilmişlerdir[309].

Eski Yugoslavya'daki bütün kriz süresince Güvenlik Konseyi, tarafları uluslararası insancıl hukukun kurallarına uymaları hususunda sürekli uyar­mıştı. Konsey ihlalden sorumlu olan bireyleri sorumlu tutacağını da bildir­mişti[310]. 1993 başlarında Konsey uluslararası hukuk ihlallerini sona erdir­mek konusunda kararlılığını ifade etmiş, gerekli önlemleri alacağını, sorum­luları mahkeme önüne çıkartacağını bildirmiştir[311] [312].

Güvenlik Konseyi Ağustos 1992'de bütün taraflardanKonseyi'n çalış­maları için gereken bilgileri sunmalarını istemiştir. Taraflardan uluslararası insancıl hukuk ihlallerinin yapıldığına dair kendilerinde var olan bilgileri Kon­seye bildirmeleri istenmiştir1225. Uluslararası insancıl hukuk kurallarının ihlal edilip edilmediği ancak bu bilgiler ışığında tespit edilebilecektir. Bunun ya­nında, BM organlarından[313] ve diğer uluslararası insani yardım organizas­yonlarından insancıl hukukun ihlal edildiği, özellikle Cenevre Sözleşmesi'nin ihlaliyle ilgili sahip oldukları bilgileri Konseye ulaştırmalarını istenmiştir[314].

Kasım 1992'de Genel Sekreter, UNHCR ve diğer uluslararası insani yardım örgütleriyle birlikte Eski Yugoslavya'da insani yardımamaçlı "güvenli bölge" oluşturma imkanlarını araştırmakla görevlendirildi[315].

Genel Sekreter insancıl hukukun ihlaliyle ilgili bilgileri toplayıp bu ko­nuda bir rapor hazırlaması ve bu konuda ihlalin ortadan kaldırılması için çözüm önermesi hususunda görevlendirilmiştir[316]. Özellikle "etnik temiz­lik", kitlesel katliamlar, sivil halkın yerlerinden yurtlarından çıkartılması ko­nularında Genel Sekreterden Uzmanlık Komisyonları oluşturması (Com- mission of Experts) istemiştir. Bu Komisyon, ihlalleri inceleyerek değerlendi­recektir[317]. Cenevre Sözleşmesi'nin ve diğer insancıl hukuk kuralları ihlalle­rinin ve özellikle de "etnik temizlik" hareketlerinin dikkatli bir şekilde ince­lenmesi istenmiştir[318]. Genel Sekreter Komisyonun ulaştığı sonucu sunacak ve bu aşamadan sonra yapılması gerekenle ilgili teklifte bulunacaktır[319].

Mayıs 1993'te Güvenlik Konseyi bir uluslararası ceza mahkemesi ku­rulmasının barışa ulaşmaya yardımcı olduğu düşüncesini yinelemiş ve Eski Yugoslavya'daki uluslararası insancıl hukuku ihlallerinin sorumlularını yargı­lamak üzere "Yugoslavya Savaş Suçları Mahkemesi"ni (International Cri- minal Tribunal for the former Yugoslavia) kurma kararı almıştır[320]. Konsey, gelişen olaylar karşısında Eski Yugoslavya'daki uluslararası hukuk ihlallerini yargılamak üzere Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) kurulmasını gerekli görmüştür[321].

Bu Mahkeme 01.01.1991 tarihinden itibaren insancıl hukuk ihlallerini yargılayacaktır[322]. Konsey Yugoslavya Savaş Suçları mahkemesinin kurulma­sıyla barışın yeniden tesis edilmesine yardımcı olmak istemiştir[323].

Şubat 1993 yılında BM Yardımcı Organı olarak Yugoslavya için Ulusla­rarası Ceza Divanı (ICTY) kuruldu. Bu mahkeme üç karar dairesi ve bir itiraz dairesinden oluşmaktadır. Mahkemede 16 daimi hakim görev yapmaktadır. Bu divanın görevi 01.01.1991 tarihinden itibaren eski Yugoslavya bölgesinde uluslararası insancıl hukukun kurullarının ağır ihlallerini araştırmak ve so­rumluları yargılamaktır[324].

Güvenlik Konseyi, 1995 yılında Temmuz'dan Ekimayına kadar Srebrenica, Zepa, Banja Luka ve Sanski Most bölgelerindeki insancıl hukuk ve insan hakları ihlallerinin esaslı bir şekilde araştırılacağını net bir şekilde ortaya koymuştur[325].

Konsey bütün ilgilileri uluslararası güvenlik birimleri de dahil olmak üzere bu konuda ICTY ile işbirliğine davet etmiştir[326]. Ayrıca yargılanan kişi­lerle ilgili bütün bilgiler de talep edilmiştir[327]

Güvenlik Konseyi ICTY'nin 16.11.1995 tarihinde Bosnalı Sırp Liderler Radovan Karadzic ve Ratko Mladic hakkında dava açıldığını ve daha önce Srebrenica'daki Müslüman sivillere yapılan katliamla ilgili olarak da Temmuz 1995'te dava açıldığını bildirmiştir[328]. Hükümetlerden sorumluların aran­ması talep edilmiştir. Hırvatistan hükümetinden insan hakları ve uluslararası insancıl hukuk ihlallerinin sona erdirilmesi ve o zamana kadarki ihlalleri araştırması ve sorumluları mahkeme önüne çıkartması ve cezalandırması talep edilmiştir[329].

Bütün taraflar özellikle Bosnalı Sırplar bu bağlamda uluslararası in­sancıl hukuk ihlalleri hakkındaki delilleri ortadan kaldırmamak ve gizleme­mek hususunda uyarılmıştır[330].

Özellikle Bosnalı Sırplardan BM temsilcilerine ve diğer uluslararası ör­gütler ve kuruluşların temsilcilerine şartsız ve bekletmeksizin uluslararası hukuk ihlallerinin yapıldığı bölgelere girişlerinin sağlanması istenmiştir[331]. Bu bağlamda Güvenlik Konseyi, bütün taraflardan ICTY'yi soruşturmalarda ve delil oluşturmada desteklemelerini istemiştir[332].

Ağustos 1995'te Hırvatistan'ın saldırısı neticesinden Hırvatistan'da yaşayan Sırp sivil halkın acil insani yardım durumuna düşmesi üzerine, Gü­venlik Konseyi Genel Sekreterden BM Mülteciler Komiserliği, İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ve ICRC ve diğer uluslararası insani yardım örgütleriyle işbirliği içinde bu bölgedeki mülteciler ve yurtlarından çıkartılanların duru­muyla ilgili çalışma yapmasını istemiştir[333].

Hırvat hükümetinden Temmuz 1997 de af kapsamında olmayan ulus­lararası insancıl hukuk ihlallerini takip etmesi istendi[334].

Konsey Yugoslavya hükümetinden sivil halka karşı silah kullanan ve mallarını tahrip eden birliklerin hesaba çekilmesini istemiştir[335].

Güvenlik Konseyi'nin böyle bir mahkeme kurma kararı alması ve böy­le bir mahkemenin yetkisi üzerinde çok tartışılmıştır[336]. Bu mahkeme önüne çıkartılan ilk kişi, Dusko Tadic, mahkemenin hukuka uygunluğuna itiraz et­mişti. İlk mercide (Trial Chamber) mahkemenin (ICTY) hukuka uygunluğu hususunda çekimser kalındı. Kararda ilk merci kendisini Güvenlik Konse- yi'nin bir ceza mahkemesi kurma kararının araştırma hususunda yetkisiz görmüştür[337]. İkinci Merci'de (Appeals Chamber) ise mahkeme kendisini bu konuda yetkili görmüştür[338]. Temyiz kararında Güvenlik Konseyi'nin belirli sınırlar içinde bir yetki alanının olduğu,Konseyi'n bu alan içinde hareket etmesi gerektiği ifade edilmiştir[339]. ICTY Güvenlik Konseyi'nin yetki alanının sınırlarını, BM Sözleşmesi'nin 24/2 maddesi uyarınca BM'nin hedefleri ve temel değerleri belirlenmektedir[340]. ICTY'nin ikinci mercii (Appeals Chamber), bunları ifadeden sonra Güvenlik Konseyi'nin mahkeme kurarak yetkilerini aşmadığını, mahkeme kurmanınKonseyi'n BM Sözleşmesi'nin VII. bölümü çerçevesinde kendisine verilen yetkiler içinde olduğu kararına var­mıştır[341].

Güvenlik Konseyi bireyleri suç teşkil eden fiilleri hesaba çekmek için bir mahkeme kurmak suretiyle barış tehdidine engel olma kararı almıştır. Bunu da BM Sözleşmesi'nin 41. maddesinde kendisine verilen yetkiyi kulla­narak yapmaktadır. Yani Konsey bireylere yönelik yaptırım kararı alma yet­kisi kapsamında ICTY'yi kurmuştur. Yaptırım komitesi de yine bu yetkiye dayanılarak teşekkül ettirilmektedir. ICTY'nin yaptırım komitesinden ayrılan yanı ise ICTY'nin daha geniş bir bağımsızlık alanının olmasıdır. Yaptırım ko­mitesi tamamıyla Güvenlik Konseyi'nin üyeleri olan devletlerin temsilcile­rinden oluşmakta veKonseyi'n idaresi altında hareket etmektedir. ICTY'nin Güvenlik Konseyi'ne herhangi bir hesap verme yükümlülüğü yoktur. Bunun yanında Yaptırım Komitesinin bireyler hakkında direkt yaptırım kararı alması konusundaki hukuksal tereddütler burada bulunmamaktadır. ICTY'nin karar­ları uluslararası hukuk yaptırımıdır. ICTY'nin kararlarında etkin olan bireyin suçudur. Buna karşılık yaptırım komitesinin aldığı uluslararası yaptırım kara­rında bir başka amaç bulunmaktadır. Burada daha çok dünya barışının sağ­lanması düşüncesi öne çıkmaktadır[342].

7.      Yugoslavya Hakkındake Kararların Değerlendirilmesi

Genel olarak Eski Yugoslavya ile Güvenlik Konseyi'nce alınan kararlar değerlendirildiğinde aşağıdaki kategorilere dayanılarak barış tehdidinin tes­piti yapıldığı görülmektedir.

  • İç savaş[343]
  • Sınıraşan silahlı çatışmalar[344]
  • Ateşkes anlaşmalarının ihlali[345]
  • Mülteci akımları[346]
  • BM personeline yapılan saldırılar ya da bu kişilerin korunmasına iliş­kin[347]
  • Ağır insan hakları ihlalleri[348]
  • Etnik Temizlik Hareketleri[349]
  • İnsancıl hukuk ihlalleri[350]
  • Acil insani yardım durumu[351]
  • Sivil halkın hayati öneme haiz ihtiyaçlarının giderilememesi[352]
  • İnsani yardım konvoylarının engellenmesi[353]
  • Güvenlik Konseyi'nin önceden verdiği kararlarının uygulanmaması[354]
  • Uluslararası Ceza Mahkemesinin direktiflerinin taraflarca uygulan­maması[355]

 


       [1]    1929 yılında ilk defa “Yugoslavya İmparatorluğu” adını aldı.

[2]    1945-1963 yılları arasında devletin adı „Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti”ydi. 1963 yılında devletin adı „Yugoslavya Sosyalist Federasyonu” oldu. Devletin sonradaki ismi İngilizce „Socialist Federal Republic of Yugoslavia".

             (3)    Hensell, 228 Jugoslawien (Slowenien), Internet: http://www.sozialwiss.uni-hamburg.de/publish/Ipw/Akuf/kriege/228_slowenien.htm, (08.04.2010).

        [4]   UN-Doc.S/RES/727 (1992).

        [5]   UN-Doc.S/RES/743 (1992).

        [6]   Bu refarandum Sırplarca boykut edilmişti.

        [7]   Bosna-Hersek, Hırvatistan, Mekadonya, Karadağ, Sırbistan, Kosova ve Slovenya.

 [8]   Nüfusun % 30’nu teşkil eden Sırplar Bonsa-Hersek’in % 65’ni kontrolleri altında tutmaktaydılar. Halkın % 20’sini oluşturan Hırvatlar yaklaşık toprakların % 17.5’ini, Boşnaklar halkın % 40’ını oluş­turmakta ve toprakların ise % 17.5’ini kontrol altında tutmaktaydılar.

        [9] Hensell, 228 Jugoslawien (Slowenien), Internet: http://www.sozialwiss.uni-hamburg.de/publish/Ipw/Akuf/kriege/228_slowenien.htm, (08.04.2010).

       [10] BM Barış Gücü birliğiniğinin görevinin ayrıntıları için bkz. UN-Doc. S/ReS/1037 (1996).

[11]  Hensell, 200 Kroatien (Serben), Internet: http://www.sozialwiss.uni- hamburg.de/publish/Ipw/Akuf/kriege/200_kroatien-serbien.htm, (08.04.2010).

       [12]  UN-Doc. S/RES/743 (1992)

[13]  Hensell, 200 Kroatien (Serben), Internet: http://www.sozialwiss.uni- hamburg.de/publish/Ipw/Akuf/kriege/200_kroatien-serbien.htm, (08. 04. 2010).

       [14]  UN-Doc. S/RES/981 (1995)

       [15]  UN-Doc. S/RES/1083 (1996).

       [16]  UN-Doc. S/RES/1145 (1997).

       [17] Hensell, 211 Bosnien-Herzegowina, Internet: http://www.sozialwiss.uni-hamburg.de/publish/Ipw/Akuf/kriege/21 l_bosnien.htm, (08. 04.2010).

       [18]  UN-Doc. S/RES/781 (1992); yine aynı şekilde UN-Doc. S/RES/816 (1993).

[19]  Hensell, 211 Bosnien-Herzegowina, Internet: http://www.sozialwiss.uni- hamburg.de/publish/lpw/Akuf/kriege/21 l_bosnien.htm, (08. 04. 2010).

[20]  Hensell, 211 Bosnien-Herzegowina, Internet: http://www.sozialwiss.uni- hamburg.de/publish/lpw/Akuf/kriege/21 l_bosnien.htm, (8. 04. 2010).

[21]  Reljic, Viele Wahlen, wenig Veraenderungen?, s. 3, SWP-Atruell, Internet: http://www.swp-berlin.org/common/get_Dokument.php?asset_id=487, (28. 04. 2010)

       [22]  UN-Doc. S/RES/1021 (1995).

       [23]  UN-Doc. S/RES/1035 (1995).

       [24]  UN-Doc. S/RES/1034 (1995).

[25]  Hensell/Rabehl, 216 Jugoslawien (Kosovo), Internet: http://www.sozialwiss.uni- hamburg.de/publish/Ipw/Akuf/kriege/216Jugoslawien.htm, (08.04.2010).

       [26]  UN-Doc. S/RES/1244 (1999)

       [27]  Nolte, Menschenrechtsschutz gegenüber internationalen Instanzen im Kosovo, s. 67 (76).

[28] Bkz. BM Barış Gücünün görevi için UN-Doc. S/RES/1244 (1999). BM Barış gücü diğer görevlerinin yanında sığınmacıların geri dönüşünün de güvenlik altında olmasını sağlamayı üstlenmişti.

       [29] Hensell, 275 Mazedonien (aus KG 2001), Internet: http://www.sozialwiss.uni-hamburg.de/publish/Ipw/Akuf/kriege/275_mazedonien.htm, (15. 05.2010).

       [30]  UN-Doc. S/RES/713 (1991)

       [31]  Bu kararda Yugoslavya’daki durum şu şekilde dile getirilmiştir: “The Security Council, Conscious of the fact that Yugoslavia has welcomed the convening of a Security Council meeting through a letter conveyed by the Permanent Representative of Yugoslavia to the     President of the Security Council (S/23069) Having heard the statement by the Foreign Minister of Yugoslavia, Deeply concerned by the fighting in Yugoslavia which is causing a heavy loss of human life and material damage, and by the con-sequences for the countries of the    region, in particular in the border areas of neighboring countries, "

[32] Bu karar İngiltere, Fransa, Sovyetler Birliği, Belçika ve Avusturya’nın başvurusu üzerine alınmıştır. Bu kararda kullanılan ifadelere ilişkin bkz. Malanczuk, Humanitarian Intervention s. 172.

       [33]  UN-Doc. S/RES/713 (1991).

[34]  Güvenlik Knoseyinin 29 Haziran 1993 tarihli toplantısı (UN-Doc. S/PV.3247, s. 148). Karar tasarısı için bkz. UN-Doc S/25997 (29. 06.1993).

       [35]  Kooijmans, s. 116.

[36]    Sovyetler Birliği dışişleri bakanı Pankin 25.09.1991 tarihli Güvenlik Konseyi toplantısında: „If this fratricidal, depressing conflict, which has begun to spill over national borders, continues, it will constitute a direct threat to international peace and security." (UN-Doc -S/PV. 3009, s. 51); İngiltere dışişleri bakanı ise: „full - scale war might not be confined easily to a single territory." (UN-Doc - S/PV 3009, s. 57); yine ABD dış işleri bakanı Baker: „We are equally concerned about the dangerous impact on Yugoslavia's neighbours, who face refugee flows, energy shortfalls and the threat of a spillover in the fighting." (UN-Doc S/PV 3009, s. 58) Baker’e göre barış tehdidi Sırpların diğer Yugoslavya’nın diğer bölgelerinin kontrol altına almak istemesinin barışı tehdit etmektedir. Çünkü bu şekilde bu bölgelerdeki bağımsızlığını ilan etmiş devletlerin bağımsızlıklarını ellerinden alacaktır.

        [37] Lailach, s. 94

              (38) Stark, Hans: Embargo mit begrenzter Wirkung. Die Sanktionen gegen Serbien und Montenegro, Internationale Politik 1997, Heft 7, s.48.

[39]    Report of the Secretary General Pursuant to Paragraph 3 of Security Council Resolution 713 (1991), S/23169, Kenra Nr. 30 vd.

[40]    UN-Doc. S/RES/724 (1991) -5/a.op. para.:”situation in Yugoslavia continues to constitute a threat to international peace and security, as determined in resolution 713 (1991) ".

[41]    UN-Doc. S/RES/727 (1992) -5.op.para: „Requests all parties to take all necessary measures to ensure the safety of the personnel sent by the United Nations and of the members of the European Community Monitoring Mission;..." ve UN-Doc.S/RES/758 (1992) -7.op.para: “Condemns that all parties and others concerned cooperate fully with the Force and international humanitarian agencies and take all necessary steps to ensure the safety of their personnel;..."; Güvenliğin sağ­lanması hakkında bkz. UN-Doc.S/RES/764 (1992) ve UN-Doc. S/RES/770 (1992); UN-Doc. S/RES/787 (1992); UN-Doc. S/RES/820 (1993).

       [42]  UN-Doc. S/RES/743 (1992).

[43]    UN-Doc. S/RES/743 (1992) -5.pr.para:“situation in Yugoslavia continues to constitute a threat to international peace and security, as determined in resolution 713 (1991)”.

[44] Bu barış koruma amaçlı oluşturulmuş bir barış gücüdür. Bu konuda bkz. Gading, s. 228; UNPROFOR’a eleştirisel bakış açısı için bkz Higgins, 1993, s. 468 vd.

       [45]  Schaefer, s. 118.

[46]    Bosna-Hersek, Hırvatistan ve Slovenya 25.05.1992 tarihinde BM’e üye olarak kabul edildiler. - A/Res. 46/236 (Slovenya), 46/237 (Bosna -Hersek), 46/238 (Hırvatistan); Hırvatistan ve Bosna- Hersek’in BM’e üye olarak kabul edilmelerinin Yugoslavya’nın içişlerine karışma oluşturabileceği li­teratürde tartışılmıştır. Bu konuda bkz. Fink, 1999, s. 676 vd.

[47] UN-Doc. S/rEs/752 (1992) -8.op.para: “Cails on all parties and others concerned to ensure that conditions are established for the effective and unhindered delivery of humanitarian assistance, including safe and secure access to airports in Bosnia and Herzegovina;...” ve UN-Doc. S/RES/752 (1992) -11.op.para: “Demands that all parties...respect fully their [United Nations Protection Force and the European Community Monitoring Mission] freedom of movement and the safety of their personnel;” ve UN-Doc. S/RES/758 (1992) -8.op.para: “Condemns aiso that all parties and others create immediately the necessary conditions for unimpeded delivery of humanitarian supplies to Sarajevo and other destinations in Bosnia and Herzegovina, including the establishment of a secu­rity zone encompassing Sarajevo and its airport and respecting the agreements signed at Geneva on 22 May 1992;”

[48]    UN-Doc. S/RES/752 (1992) -9.pr.para: “Deepiy concerned about the safety of United Nations personal in Bosnia Herzegovina,..." ve UN-Doc. S/RES/764 (1992) -4.pr.para: “deeply concerned about the safety of the Force's personnel”.

       [49]  Schaefer, s.119

[50]    UN-Doc. S/RES/752 (1992) -3.op.para: “Demands that all forms of interference from outside Bosnia-Herzegovina, including by units of the Yugoslav People's Army (JNA) as well as elements of the Croatian Army, cease immediately, and that Bosnia-Herzegovina’s neighbors take swift action to end such interference and respect the territorial integrity of Bosnia-Herzegovina”

[51]    Fink, 1999, s. 680, Yugoslavya Federal Cumhuriyeti BM’in üyesi olup olmadığı tartışılmıştır. Yugos­lavya Federal Cumhuriyeti üye olduğunu savunmuştur. Fink Yugoslavya Federal Cumhuriyeti’nin üye olmadığını ifade etmektedir. Bu konuda bkz. Fink, 1999, s. 680 ayrıca bkz. UN-Doc. S/rEs/777 (1992). Güvenlik Konseyi S/RES/777 (1992) sayılı karara rağmen Yugoslavya Federal Cumhuriye- ti’ni üye olarak ele almaktadır. Bkz. örneğin S/rEs/1207(1998) sayılı karar.

       [52]  UN-Doc. S/RES/757 (1992) -4-7.para.

[53]    UN-Doc. S/RES/757 (1992) -8.pr.para: “Deeply concerned also at...the continued expulsion of non- Serb civilians,...".

[54] UN-Doc. S/RES/757 (1992) -5.pr.para: “Deploring also that its call for the immediate cessation of forcible expulsions and attempts to change the ethnic composition of the population has not been heeded, and reaffirming in this context the need for the effective protection of human rights and fundamental freedoms, including those of ethnic minorities,”; buraya atıfta bulun sonraki karar, UN- Doc. S/RES/787 (1992).

[55] UN-Doc. S/RES/757 (1992) -6.pr.para: “Dismayed that conditions have not yet been established for the effective and unhindered delivery of humanitarian assistance, including safe and secure access to and from Sarajevo and other airports in Bosnia and Herzegovina,...”.

       [56]  Lailach, s.94

       [57]  Schaefer, s.120

[58]    Yugoslavya Uluslar arası Ceza Mahkemesi Tadic olayında 02.10.2995 tarihinde verdiği kararda Borsa-Hersek ile Bosnalı Sırplar arasındaki bir iç savaş olarak nitelendirmiştir. HRLJ 16 (1995), s. 452 d.. (para. 74 vd). Bu konuda ayrıca bkz. Fink, 1999,s. 684; Kooijmans, s. 117.

[59]    UN-Doc. S/RES/764 (1992) -9.pr.para: “Noting that the reopening of Sarajevo airport for humanitarian purposes constitutes a first step in establishing a security zone encompassing Sarajevo and its airport,. ..”.

[60]    UN-Doc. S/RES/764 (1992) -6.op.para: “Calls on all parties and others concerned to cooperate with the Force and international humanitarian agencies to facilitate the provision of humanitarian aid to other areas of Bosnia and Herzegovina which remain in desperate need of assistance;...”.

       [61]  Lailach, s. 101

[62]    UN-Doc. S/RES/770 (1992) -9.pr.para: “Deeply concerned by reports of abuses against civilians imprisoned in camps, prisons and detention centers,...”.

[63]    UN-Doc. S/RES/771 (1992) -4.op.para: “Further demands that relevant international humanitarian organizations, and in particular the International Committee of the Red Cross, be granted immediate, unimpeded and continued access to camps, prisons and detention centers within the territory of the former Yugoslavia and calls upon all parties to do all in their power to facilitate such access; “

[64]    UN-Doc. S/RES/770 (1992) -3.op.para: “Demands that unimpeded and continuous access to all camps, prisons and detention centers be granted immediately to the International Committee of the Red Cross and other relevant humanitarian organizations and that all detainees therein receive humane treatment, including adequate food, shelter and medical care;”

[65]    UN-Doc. S/RES/771 (1992) -3.op.para: “Demands that all parties and others concerned in the former Yugoslavia, and all military forces in Bosnia and Herzegovina, immediately cease and desist fromall breaches of international humanitarian law including fromactions such as those described above;”. Aynı ifadelerle UN-Doc. S/RES/780 (1992) ve UN-Doc. S/RES/808 (1993).

[66]    UN-Doc. S/RES/771 (1992)-5.op.para: “Calls upon States...to collate substantiated information in their possession or submitted to them relating to the violations of humanitarian law, including grave breaches of the Geneva Conventions, being committed in the territory of the former Yugoslavia and to make this information available to the Council; ”

[67]  UN-Doc. S/RES/771 (1992) -6.op.para: ..Requests the Secretary-General to collate the informa- tion...and to submit a report to the Council summarizing the information and recommending additional measures that might be appropriate in response to the information;”.

[68]    UN-Doc. S/RES/771 (1992) -5.op.para: “Calls upon States...to collate substantiated information in their possession or submitted to them relating to the violations of humanitarian law, including grave breaches of the Geneva Conventions, being committed in the territory of the former Yugoslavia and to make this information available to the Council”.

[69]    UN-Doc. S/RES/771 (1992) -3.pr.para: “Expressing grave alarmat continuing reports of widespread violations of international humanitarian law occurring within the territory of the former Yugoslavia and especially in Bosnia and Herzegovina including reports of mass forcible expulsion and deportation of civilians, imprisonment and abuse of civilians in detention centers, deliberate attacks on non-combatants, hospitals and ambulances, impeding the delivery of food and medical supplies to the civilian population, and wanton devastation and destruction of property”.

       [70]  United Nations Protected Areas (UNPA)”

[71]    UN-Doc. S/RES/779 (1992) -4.pr.para:.Expressing grave alarmat continuing reports of „ethnic clean-sing" in the UNPAs and of forcible expulsion of civilians and deprivation of their rights of residence and property,...".

[72]    UN-Doc. S/RES/780 (1992) -4.pr.para: “Expressing once again its grave alarmat continuing reports of widespread violations of international humanitarian law occurring within the territory of the former Yugoslavia and especially in Bosnia and Herzegovina, including reports of mass killings and the continuance of the practice of ‘ethnic cleansing’;”, yine aynı şeklide UN-Doc. S/RES/808 (1993); aynı şekilde UN-Doc. S/RES/787 (1992): “Notice with grave concern...that massive and systematic violations of human rights and grave violations of international humanitarian law continue in the Republic of Bosnia and Herzegovina” Bu yine UN-Doc. S/RES/827 (1993) sayılı kararda teyid edil­miştir.

[73]  UN-Doc. S/RES/780 (1992) -2.op.para: “Requests the Secretary-General to establish, as a matter of urgency an impartial Commission of Experts to examine and analyze the information..., with a view to providing the Secretary-General with its conclusions on the evidence of grave breaches of the Geneva Conventions and other violations of international humanitarian law committed in the territory of the former Yugoslavia,”.

[74]    UN-Doc. S/RES/780 (1992) -4.op.para: “Further requests the Secretary-General to report to the Council on the conclusions of the Commission of Experts and to take account of these conclusions in any recommendations for further appropriate steps...”.

[75]    UN-Doc. S/RES/787 (1992): “with regard to grave breaches of the Geneva Conventions and other violations of international humanitarian law committed in the territory of the former Yugoslavia, in particular the practice of „ethnic cleansing, “.

[76]    UN-Doc. S/rEs/787 (1992) -19.op.para: “Invites the Secretary-General...to study the possibility of and the requirements for the promotion of safe areas for humanitarian purposes..”

[77]    UN-Doc. S/RES/787 (1992) -7.op.para: “Condemns...the deliberate impeding of the delivery of food and medical supplies to the civilian population of the Republic of Bosnia and Herzegovina, and reaffirms that those that commit or order the commission of such acts will be held individually responsible in respect of such acts,” aynı şekilde UN-Doc. S/RES/824 (1993).

[78]    UN-Doc. S/RES/798(1992) -2.pr.para: .Appalled by reports of the massive, organized and system- atic detention and rape of women, in particular Muslim women, in Bosnia and Herzegovina”, Güven­lik Konseyinin S/RES/827 (1993) sayılı kararında da bu teyid edilmiştir.

[79]    UN-Doc. S/RES/798 (1992): -3.pr.para: “Demanding that all the detention camps and, in particular, camps for women should be immediately closed,”

[80]    UN-Doc. S/RES/798 (1992) -2.op.para: “Strongly condemns these acts of unspeakable brutality;..."; UN-Doc. S/RES/820 (1993).

       [81]  UN-Doc. S/RES/760 (1992); UN-Doc. S/RES/761 (1992);

       [82]  UN-Doc. S/RES/758 (1992); UN-Doc. S/RES/764 (1992);

[83]    UN-Doc. S/RES/770 (1992) -5.pr.para: “recognizing that the situation in Bosnia and Herzegovina constitutes a threat to international peace and security and that the provision of humanitarian assistance in Bosnia and Herzegovina is an important element in the Council's effort to restore International peace and security in the area”.

        [84]  UN-Doc. S/RES/770 (1992).

[85]    UN-Doc. S/RES/770 (1992): -2. ve 5. op. para.; Bu BM ile koordineli olarak meydana gelmesi gerekmesine rağmen Çin, Hindistan, ve Zimbabve çekimser oy kullanmışlardır. Bunun sebebiyse Bm kontrolünün yeterli şekilde olacağını düşünmediklerindendir. (UN-Doc. S/PV. 3106), s. 12 (Hin­distan), s. 17 (Zimbabve) ve s. 50 (Çin).

[86]    Toplama Kampları hakkında Güvenlik Konseyi Başkanının 04.08.1992 tarihli açıklaması için bkz. UN-Doc. S/24378.

[87] Kararın oluşum sürecine ilişkin bkz. Freudenschuss, 1994, s. 501 vd; Fink, 1999, s. 688, Güvenlik Konseyinin değerlendirmesine göre insani problemler çatışmayı körükleyici özelliğe sahip olduğunu düşünmektedir. Etnik temizlik politikasının oluşturduğu acil insani durum ve Bosna-Hersek’e giden insani yardım konvoyunun engellenmesi 13.08.1992 tarihli görüşmelerdeki bütün açıklamaların ağırlık noktasıdır (UN-Doc. S/PV. 3106). Çatışmanın uluslararası niteliği hakkında üç devletin tereddütü bulunmaktadır. Güvenlik Konseyindeki tartışmalara ilişkin değerlendirme için bkz. Endemann, s. 243.

       [88] Alışılmış usülden sapan metotlar için bkz. Endemann, s. 242; Freudenschuss, 1993, s. 15.

       [89]  Lailach, s. 100

[90]  „Acting pursuant to the provisions of resolution 770 (1992) aimed at ensuring the safety of the delivery of humanitarian assistance in Bosnia and Herzegovina ".

       [91]  Schaefer, s.122.

       [92]  Bu konuda bkz. Freudenschuss, 1993, s. 15 vd.

[93]    Kresock, David M.: „Ethnic Cleansing" in the Balcans: The Legal Foundations of Foreign Intervention, in: Cornell International Law Journal, Band 27, 1994, s. 223

       [94]  Kresock, s. 224

       [95]  Kresock, s. 229

       [96] Schaefer, s. 123

     (97) Uluslararası Ceza Mahkemesinin kurulması hakkında bkz. Malanczuk, Humanitarian Intervention s. 48, Hollweg, Carsten: Kriegsverbrechen in Ex-Jugoslavvien vor dem UN-Tribunal -Die rechtlichen Grundlagen der internationalen Verfolgung schwerer Straftâter     durch den UN-Sicherheitsrat, in: Seidl-Hohenveldern, Ignaz (Hrsg.), Vereinte Nationen, Menschenrechte und Konfliktbegrenzungen, 1994, s.112 d. ve Higgins, 1993, s. 480 vd.

       [98] UN-Doc. S/RES/808 (1993).

             (99) Lailach, s. 100 vd.

[100] UN-Doc. S/RES/808 (1993) -8.pr.para: “Determined to put an end to such crimes and to take effective measures to bring to justice the persons who are responsible for them,...”.

[101]  UN-Doc. S/RES/808 (1993) -9.pr.para: “...Convinced that in the particular circumstances of the former Yugoslavia the establishment of an international tribunal would enable this aim to be achieved and would contribute to the restoration and maintenance of peace,..." ve .."Decides that an international tribunal shall be established for the prosecution of persons responsible for serious violations of international humanitarian law committed in the territory of the former Yugoslavia since 1991;..."; aynı şekilde UN-Doc. S/RES/820 (1993); UN-Doc. S/RES/827 (1993) sayılı kararda teyid edilmiştir; UN-Doc. S/RES/1166 (1998). UN-Doc. S/RES/827 (1993). UN-Doc. S/RES/827 (1993) sayılı kararlarda Uluslararası Ceza Mahkemesinin kurulma zorunluluğu teyid edilmiştir.

[102]  UN-Doc. S/RES/815 (1993) -5.op.para: “..demands full respect for international humanitarian law, and in particular the Geneva Conventions, in these Areas [UNPAs];”

       [103]       Schaefer, s. 123.

[104]  UN-Doc. S/RES/819 (1993) -6.pr.para: "..Concerned by the patter a of hostilities by Bosnian Serb paramilitary units against towns and villages in eastern Bosnia and in this regard reaffirming that any taking or acquisition of territory by the threat or use of force, including through the practice of "ethnic cleansing", is unlawful and unacceptable,”

[105] UN-Doc. S/RES/819 (1993) -7.pr.para: “..Deeply alarmed at the information...on the rapid deterioration of the situation in Srebrenica and its surrounding areas, as a result of the continued deliberate armed attacks and shelling of the innocent civilian population by Bosnian Serb paramilitary units,”

[106] UN-Doc. S/RES/819 (1993) -7.pr.para: “...Deeply alarmed at the information...on the rapid deterioration of the situation in Srebrenica and its surrounding areas, as a result of the continued deliberate armed attacks and shelling of the innocent civilian population by Bosnian Serb paramilitary units,...". UN-Doc. S/RES/819 (1993): “ ..Aware that a tragic humanitarian emergency has already developed in Srebrenica and its surrounding areas as a direct consequence of the brutal actions of Bosnian Serb paramilitary units, forcing the large-scale displacement of civilians, in particular women, children and the elderly,".

[107]  UN-Doc. S/RES/819 (1993) -81.op.para: “..Demands that all parties and others concerned treat Srebrenica and its surroundings as a safe area which should be free fromany armed attack or any other hostile act;...".

[108]  UN-Doc. S/RES/819 (1993) -8.pr.para: “..Strongly condemning the deliberate interdiction by Bosnian Serb paramilitary units of humanitarian assistance convoys,”

[109]  UN-Doc. S/rEs/836 (1993) -11.pr.para:..Condemning the obstruction, primarily by the Bosnian Serb party, of the delivery of humanitarian assistance,...".

[110]  UN-Doc. S/RES/819 ( 1993) -9.pr.para: “..Also strongly condemning the actions taken by Bosnian Serb paramilitary units against UNPROFOR, in particular, their refusal to guarantee the safety and freedom of movement of UNPROFOR personnel,”

[111]  UN-Doc. S/RES/819 (1993) -6.op.para: “ ..Condemns and rejects the deliberate actions of the Bosnian Serb party to force the evacuation of the civilian population from Srebrenica and its surrounding areas as well as from other parts of the Republic of Bosnia and Herzegovina as part of its overall abhorrent campaign of "ethnic cleansing,”

[112]  UN-Doc. S/RES/819 (1993) -7.op.para: ”..Reaffirms its condemnation of all violations of international humanitarian law, in particular the practice of "ethnic cleansing" and reaffirms that those who commit or order the commission of such acts shall be held individually responsible in respect of such acts,”, aynı şeklide UN-Doc. S/RES/820 ( 1993).

[113]   UN-Doc. S/RES/819 (1993) -8.op.para: “..Demands the unimpeded delivery of humanitarian assistance to all parts of the Republic of Bosnia and Herzegovina, in particular to the civilian population of Srebrenica and its surrounding areas,”

[114]  UN-Doc. S/RES/820 (1993) -7.pr.para: “..Deeply alarmed and concerned about the magnitude of the plight of innocent victims of the conflict in the Republic of Bosnia and Herzegovina,”

[115]  UN-Doc. S/RES/820 (1993) -5.pr.para: “insisting that all displaced persons be enabled to return in peace to their former homes,”

[116]  UN-Doc. S/RES/820 (1993) -5.op.para:” ..Demands...that all parties, in particular the Bosnian Serb party and others concerned, cooperate fully with them [UNPROFOR] and take all necessary steps to ensure the safety of their personnel;..." ve UN-Doc. S/RES/859 (1993) -4.op.para:.Demands also that the safety and operational effectiveness of UNPROFOR and UNHCR personnel in Bosnia and Herzegovina be fully respected by all parties at all times;...".

[117]  UN-Doc. S/RES/824 (1993) -5.pr.para: “ ..Taking into consideration the urgent security and humanitarian needs faced by several towns in the Republic of Bosnia and Herzegovina as exacerbated by the constant influx of large numbers of displaced persons including, in particular, the sick and waved,”

[118]  UN-Doc. S/RES/824 (1993) -7.pr.para: “Deeply concerned at the continuing armed hostilities by Bosnian Serb paramilitary units against several towns in the Republic of Bosnia and Herzegovina and deter-mined to ensure peace and stability throughout the country, most immediately in the towns of Sarajevo, Tuzla, Zepa, Gorazde, Bihac, as well as Srebrenica”

[119]  UN-Doc. S/RES/808 (1993) -6.pr.para: “expressing once again its grave alarmat continuing reports of widespread and flagrant violations of international humanitarian law occurring within the territory of the former Yugoslavia, and especially in the Republic of Bosnia and Herzegovina, including reports of mass killings, massive, organized and systematic detention and rape of women, and the continuance of the practice of "ethnic cleansing, including for the acquisition and the holding of territory,” - 4.para: „ determining that this situation continues to constitute a threat to international peace and security". Daha sonra Konsey bu ifadeleri S/RES/844 (1993) tarihli kararında tekrarla­mıştır.

       [120]  UN-Doc. S/RES/827 (1993).

[121]  UN-Doc. S/RES/836 (1993) -18.pr.para: “that the situation in the Republic of Bosnia and Herzegovina continues to be a threat to international peace and security, "

[122]  UN-Doc. S/RES/859 (1993) Ihe grave situation in the Republic of Bosnia and Herzegovina continues to be a threat to international peace and security".

[123]  UN-Doc. S/RES/824 (1993) -5.op.para: “Demands to that end that all parties and others concerned cooperate fully with UNPROFOR and take any necessary measures to respect these safe areas,”

[124]  UN-Doc. S/RES/859 (1993) -6.pr.para: “Deeply concerned at the deterioration of humanitarian conditions in the Republic of Bosnia and Herzegovina, including in and around Mostar,”

[125]  UN-Doc. S/RES/859 (1993) -3.op.para: “Demands that all concerned facilitate the unhindered flow of humanitarian assistance, including the provision of food, water, electricity, fuel and Communications, in particular to the "safe areas" in Bosnia and    Herzegovina,”, genel olarak teyid eden, UN-Doc. S/RES/908 (1994).

[126] Gading'e göre, S/RES/824(1993), S/RES/836(1993), S/RES/844(1993), S/RES/900(1994) ve S/RES/913 (1994), sayılı kararları, -ki bu kararlar Bosna-Hersek'deki koruma altındaki bölgelere ililişkindir-sadece Bosna'nın içişlerine ilişkin olayları ele almaktadır. Diğer olaylarda olduğu gibi Yu­goslavya ile Bosna arasındaya daHırvatistan ile Yugoslavya arasında olduğu gibi sınır aşan silahlı çatışma değildir. S/RES/824(1993) ve 844(1993) sayılı kararlar açıkça barış tehdidi yapmamışlar­dır, ancak açıkça BM Sözleşmenin VII. bölümüne dayanmıştır. Her iki karar başkalarının yanında uluslararası insancıl hukukun ihlaline dayanmaktadır. Gading, s. 113.

[127]  UN-Doc. S/RES/900 (1994) -14.pr.para: “Stressing the importance it attaches to full compliance with international humanitarian law in all its aspects in the Republic of Bosnia and Herzegovina,”

[128]  UN-Doc. S/RES/900 (1994) -2.op.para: “Calls upon all parties, with the assistance of the United Nations, to achieve complete freedom of movement for the civilian population and humanitarian goods to, fromand within Sarajevo, to remove any hindrance to such freedom of movement,”

[129]   UN-Doc. S/RES/913 (1994) -5.pr.para: “Condemning in the strongest possible terms the Bosnian Serb forces for their continued offensive against the safe area of Gorazde, which has resulted in the death of numerous civilians and tremendous human suffering, ” ve “Condemns the shelling and attacks by the Bosnian Serb forces against the safe area of Gorazde,”

[130]  UN-Doc. S/RES/913(1994) -6.pr.para:“Condemning also all attacks against civilian populations and humanitarian relief workers,”

[131]  UN-Doc. S/RES/913 (1994) -12.pr.para: “Condemning the harassment and the detention of UNPROFOR personnel by the Bosnian Serb forces and all obstacles to UNPROFOR's freedom of movement,”

[132]  UN-Doc. S/RES/913 (1994) -5.op.para: “Demands the immediate release of all United Nations personnel still held by the Bosnian Serb forces,”

[133]  UN-Doc. S/RES/913 (1994) -6.op.para: “Demands further unimpeded freedom of movement for UN- PROFOR in the fulfillment of all its tasks and the removal of all obstacles to such freedom of move- ment,”

[134]  UN-Doc. S/RES/941 (1994) -4.pr.para: “Gravely concerned at the persistent and systematic campaign of terror perpetrated by the Bosnian Serb forces in Banja Luka, Bijeljina and other areas of the Republic of Bosnia and Herzegovina veer the control of Bosnian Serb forces,”

[135]  UN-Doc. S/RES/941 (1994) -6.pr.para: “Expressing its deep concern over the continued denial by Bosnian Serb forces of prompt and unimpeded access to the Special Representative of the Secretary-General and the United Nations Protection Force (UNPROFOR) to Banja Luka, Bijeljina and other areas veer Bosnian Serb control,”

[136]  UN-Doc. S/RES/941 (1994) -2.op.para: “Strongly condemns all violations of international humanitarian law, including in particular the unacceptable practice of „ethnic cleansing" perpetrated

in Banja Luka, Bijeljina and other areas of the Republic of Bosnia and Herzegovina veer the control of Bosnian Serb forces,”

[137]   UN-Doc. S/RES/941 (1994) -4.op.para: “Demands that the Bosnian Serb authorities immediately cease their campaign of ,,ethnic cleansing, “

[138]    UN-Doc. S/RES/941 (1994) -5.op.para: “Demands that the Bosnian Serb party accord immediate and unimpeded access for the Special Representative of the Secretary-General, UNPROFOR, UNHCR and ICRC to Banja Luka, Bijeljina and other areas of concern,”

       [139]   Bu grup ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Almanya’dan teşekkül etmiştir.

[140] UN-Doc. S/RES/943 (1994); aynı şekilde UN-Doc. S/RES/942 sayılı kararla 23.09.1994 tarihinde Bosnalı Sırplara ekonomik amborgo koyulmuştur.

[141]     UN-Doc. S/RES/981 (1995) -7.op.para: “Emphasizes the responsibility of the parties and others concerned in the Republic of Croatia for the security and safety of UNCRO and in this context demands that all parties and others concerned refrain fromany acts of intimidation or violence against UNCRO,..”, aynı şekilde UNPROFOR’a ilişkin teyid eder olarak UN-Doc. S/RES/982 (1995)- UN Dok. S/RES/987 (1995) sayılı kararlar.

[142]    UN-Doc. S/RES/987 (1995) -5.pr.para: “Gravely preoccupied at the recent attacks on the United Nations Protection Force (UNPROFOR) personnel in the Republic of Bosnia and Herzegovina and at the fatalities resulting there from,..”

[143]    UN-Doc. S/RES/987 (1995) -5.pr.para: “condemning in the strongest terms such unacceptable acts directed at members of peace-keeping forces,..”, aynı şekilde UN-Doc. S/RES/1004 (1995).

[144] UN-Doc. S/RES/987 (1995) -5.pr.para: “...determined to obtain a strict respect of the status of United Nations personnel in the Republic of Bosnia and Herzegovina,..”.

[145]  UN-Doc. S/RES/994 (1995) -6.op.para: “..Demands also that the Government of the Republic of Croatia respectfully the rights of the Serb population including their freedom of movement and allow access to this population by international humanitarian organizations, in conformity with internationally recognized standards,..”.

[146]  UN-Doc. S/RES/994 (1995) -7.pr.para: “Condemning in the strongest terms all unacceptable acts which were directed at the personnel of the United Nations peace-keeping forces and determined to obtain strict respect of the status of such personnel in the Republic of Croatia,..”.

[147]  UN-Doc. S/RES/994 (1995): -5.op.para: “...Demands that the status and the mandate of UNCRO as well as the safety and security of its personnel be respected,..”

[148]  UN-Doc. S/RES/998 (1995) -4.op.para: "Demands that all parties allow unimpeded access for humanitarian assistance to all parts of the Republic of Bosnia and Herzegovina and, in particular, to the safe areas;”.

[149]  UN-Doc. S/RES/998 (1995) -6.op.para: ”Demands that the parties respect fully the status of the safe areas and in particular the need to ensure the safety of the civilian population therein;...”.

[150]   UN-Doc. S/RES/998 (1995) -1.op.para: “Demands that the Bosnian Serb forces release immediately and unconditionally all remaining detained UNPROFOR personnel, and further demands that all parties fully respect the safety of UNPROFOR personnel, and other engaged in the delivery of humanitarian assistance, and ensure their complete freedom of movement;...”.

[151]  UN-Doc.S/RES/998(1995): -9.pr.para: “Condemning in the strongest possible terms all attacks by the parties on UNPROFOR personnel,..." ve ..Condemning also the increasing attacks on the civilian population by Bosnian Serb forces,...”.

[152]  UN-Doc. S/RES/1004 (1995) -6.pr.para: “Condemning the offensive by the Bosnian Serb forces against the safe area of Srebrenica, and in particular the detention by the Bosnian Serb forces of UNPROFOR personnel,...".

[153]  UN-Doc. S/RES/1004 (1995) -1.op.para: “..Demands that the Bosnian Serb forces cease their offensive and withdraw from the safe area of Srebrenica immediately; ...

[154]  UN-Doc. S/RES/1004 (1995) -4.op.para: “Demands that the Bosnian Serb forces immediately and unconditionally release unharmed all detained UNPROFOR personnel;...".

[155]  UN-Doc. S/rEs/1004 (1995) -5.op.para: “Demands that all parties allow unimpeded access for the United Nations High Commissioner for Refugees and other international humanitarian agencies to the safe area of Srebrenica in order to alleviate the plight of the civilian population, and in particular that they cooperate on the restoration of Utilities;...".

[156]  UN-Doc. S/RES/1004 (1995) -4.pr.para: “..Gravely concerned also at the very serious situation which con-fronts personnel of the United Nations Protection Force (UNPROFOR) and a great number of displaced persons within the safe area at Potocari, especially the lack of essential food supplies and medical care,...".

[157]  UN-Doc. S/RES/1009 (1995) -5.op.para: “Requests the Secretary-General in cooperation with the United Nations High Commissioner for Refugees, the United Nations High Commissioner for Human Rights, the international Committee of the Red Cross and other relevant international humanitarian institutions to assess the humanitarian situation of the local Serb population including the problem of refugees and displaced persons,...".

[158]  UN-Doc. S/RES/1009 (1995) -2.op.para: “..Demands further that the Government of the Republic of Croatia, in conformity with internationally recognized standards and in compliance with the agreement of 6 August 1995 between the Republic of Croatia and the United Nations Peace Forces (a) respect fully the rights of the local Serb population including their rights to remain, leave or return in safety, (b) allow access to this population by international humanitarian organizations, and (c) create conditions conducive to the return of those persons who have left their homes;...".

[159]  UN-Doc. S/RES/1019 (1995) -7.op.para: “Reiterates its demand that the Government of the Republic of Croatia respect fully the rights of the local Serb population including their right to remain or return in safety and reiterates also its call upon the Government of the Republic of Croatia to lift any time-limits placed on the return of refugees to Croatia to reclaim their property;...".

[160]  UN-Doc. S/RES/1009 (1995) -3.op.para: “Reminds the Government of the Republic of Croatia of its responsibility to allow access for representatives of the International Committee of the Red Cross to members of the local Serb forces who are detained by the Croat ion Government forces;...".

[161]  UN-Doc. S/RES/1009 (1995) -6.op.para: “Demands that the Government of the Republic of Croatia fully respect the status of United Nations personnel, refrain fromany attacks against them, bring to justice those responsible for any such attacks, and ensure the safety and freedom of movement of United Nations personnel at all times,...".

[162]  UN-Doc. S/RES/1010 (1995) -2.op.para: “Also demands that the Bosnian Serb party respect fully the rights of all such persons and ensure their safety, and urges that any persons detained be released;..."; aynı şekilde UN-Doc. S/RES/1019 (1995).

[163]   UN-Doc. S/RES/1010 (1995) -6.pr.para: “..Deeply concerned at reports of grave violations of international humanitarian law in and around Srebrenica and at the fact that many of the former inhabitants of Srebrenica cannot be accounted for,...".

[164] UN-Doc. S/RES/1010 (1995) -8.pr.para: “Expressing its strong support for the efforts of the Interna- tional Committee of the Red Cross (ICRC) in seeking access to displaced persons and condemning the failure of the Bosnian Serb party to comply with their commitments to the ICRC in respect of such access,..."; aynı şekilde UN-Doc. S/RES/1019 (1995).

[165]  UN-Doc. S/ReS/1 010(1995) -1.op.para: “..Demands that the Bosnian Serb party give immediate access for representatives of the United Nations High Commissioner for Refugees, the ICRC and other international agencies to persons displaced from Srebrenica and Zepa who are within the areas of the Republic of Bosnia and Herzegovina veer the control of Bosnian Serb forces, and that the Bosnian Serb party permit representatives of the ICRC to visit and register any persons detained against their will, including any members of the forces of the Republic of Bosnia and Herzegovina;..."; aynı şekilde UN-Doc. S/RES/1019 (1995) ve UN-Doc. S/RES/1034 (1995).

[166]  UN-Doc. S/RES/1019 (1995) -1.op.para: “demands that all concerned comply fully with their obligations in this regard;..."; aynı şekilde UN-Doc. S/RES/1034 (1995); UN-Doc. S/RES/1034 (1995).

[167]  UN-Doc. S/RES/1019 (1995) -4.op.para: ..Reaffirms further the obligation on all the parties to ensure the complete freedom of movement of personnel of the United Nations and other relevant international organizations throughout the territory of the Republic of Bosnia and Herzegovina at all times;...".

[168]  UN-Doc. S/RES/1019 (1995) -5.op.para: “Demands that all detention camps throughout the territory of the Republic of Bosnia and Herzegovina should be immediately closed;...".

[169]  UN-Doc. S/RES/1019 (1995) -6.op.para: “Reaffirms its demand that the Government of the Republic of Croatia take urgent measures to put an end to violations of international humanitarian law and of human rights, and investigate all reports of such violations so that those responsible in respect of such acts be judged and punished;...".

[170]     UN-Doc. S/RES/1019 (1995) -9.op.para: “Demands that all parties, and in particular the Bosnian Serb party, refrain fromany action intended to destroy, alter, conceal, or damage any evidence of violations of international humanitarian law and that they preserve such evidence;...".

[171]  UN-Doc. S/RES/1019 (1995) -4.pr.para: “Deeply concerned at reports, including by UNCRO and United Nations humanitarian agencies, of serious violations of international humanitarian law and of human rights in the former sectors West, North, and South, in the Republic of Croatia, including burning of houses, looting of property, and killings of civilians,...".

[172]  UN-Doc. S/RES/1019 (1995) -2.pr.para: “Gravely concerned at reports, including by the representative of the Secretary-General of the United Nations, of grave violations of international humanitarian law and of human rights in and around Srebrenica, and in the areas of Banja Luka and Sanski Most, including reports of mass murder, unlawful detention and forced labour, rape, and deportation of civilians,...".

[173]  UN-Doc. S/RES/1023 (1995) -3.op.para: “..reminds them of their obligation to cooperate fully with UNCRO and to ensure its safety and freedom of movement;...".

[174]  UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -6.op.para: “Affirms that the violations of humanitarian law and human rights in the areas of Srebrenica, Zepa, Banja Luka and Sanski Most from July to October 1995 must be fully and properly investigated by the relevant United Nations and other international organizations and institutions;...".

       [175] UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -7.op.para: “Takes note that the Internationa! T ribunal...issued on 16.

  1. indictments against the Bosnian Serb leaders Radovan Karadzic and Ratko Mladic for their direct and individua! responsibilities for the atrocities committed against the Bosnian Muslim population of Srebrenica in July 1995;...".

[176]  UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -3.op.para: “Notes with the utmost concern the substantial evidence referred to in the report of the Secretary-General of 27 November 1995 that an unknown but large number of men in the area of Srebrenica, namely in Nova Kasaba-Konjevic Polje (Kaldrumica), Kravice, Rasica Gai, Zabrde and two sites in Karakaj, and possibly also in Bratunac and Potocari, have been summarily executed by Bosnian Serb and paramilitary forces...".

[177]  UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -3.pr.para: “Gravely concerned at the information contained in the above-mentioned report that there is overwhelming evidence of a consistent pattern of summary executions, rape, mass expulsion, arbitrary detentions, forced labor and large-scale disappearances,...".

[178]  UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -8.op.para: “Reaffirms its demand that the Bosnian Serb party give immediate and unrestricted access to the areas in question, including for the purpose of the investigation of the atrocities, to representatives of the relevant United Nations and other international organizations and institutions, including the Special Rapporteur of the Commission on Human Rights;...".

[179] UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -4.op.para: “Reiterates its strong support for the efforts of the interna­tional Committee of the Red Cross (ICRC) in seeking access to displaced persons and to persons detained or reported missing and calls on all parties to comply with their commitments in respect of such access;...".

[180]  UN-Doc. S/RES/1034 (1995) “Demands that the parties respect the security and freedom of movement of IFOR and other international personnel;...".

[181]  UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -9.op.para: “Underlines in particular the urgent necessity for all the parties to enable the Prosecutor of the international Tribunal to gather effectively and swiftly the evi­dence necessary for the Tribunal to perform its task;...".

[182] UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -2.op.para: “Condemns in particular in the strongest possible terms the violations of international humanitarian law and of human rights by Bosnian Serb and paramilitary forces in the areas of Srebrenica, Zepa, Banja Luka and Sanski Most as described in the report of the Secretary-General of 27 November 1995 and showing a consistent pattern of summary executions, rape, mass expulsions, arbitrary detentions, forced labour and large-scale disappearances;...".

[183] UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -10.op.para: “Stresses the obligations of all the parties to cooperate with and provide unrestricted access to the relevant United Nations and other international organizations and institutions so as to facilitate their investigations...".

[184] UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -14.op.para: “..Urges the parties to ensure full respect for the norms of international humanitarian law and of human rights of the civilian population, living in the areas in Bosnia and Herzegovina now veer their control, which veer the Peace Agreement will be transferred to another party;..."

[185]  UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -15.op.para: “demands that all sides immediately stop such action, investigate themand make sure that those who violated the law be held individually responsible in respect of such acts...”

[186] UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -16.op.para: “Demands that all sides refrain from laying mines, in par­ticular in those areas now veer their control, which veer the Peace Agreement will be transferred to another party;..."

[187]  UN-Doc. S/ReS/1034 (1995) -18.op.para: “Also urges all the parties to the conflicts in the territory of the former Yugoslavia to fully cooperate with these efforts with the view to create conditions, conducive to the repatriation and return of refugees and displaced persons in safety and dignity;...".

[188]  “General Framework Agreement for Peace in Bosnia and Herzegovina"; UN-Doc. S/1995/999 sayılı kararda da yer almıştır. Sözleşme 14.12.1995 tarihinde Paris’de imzalanmıştır.

       [189]  Stark, s. 43

[190] Kararda S/RES/757 (1992), S/RES/787 (1992), S/RES/820 (1993), S/RES/942 (1994), S/RES/943 (1994), S/RES/988 (1995), S/RES/992 (1995), S/RES/1003 (1995) ve S/RES/1015 (1995) sayılı ka­rarlar yaptırımlarla ilişkin olarak ifade edilmiştir. S/RES/1074 (1996) sayılı kararda yaptırım kesin olarak kaldırılmıştır.

       [191]       Her iki kararda aynı ifadelerle tespit edilmektedir:

       (92) "The Security Council,

       (93) Determining that the situation in the region continues to constitute a threat to international peace and security, (...)."

              (94) Karardaki tespit: "The Security Council,

              (95) Determining that the situation in Croatia continues to constitute a threat to international peace and security,( ...)."

       (96) Heinbecker, Paul: Kosovo, in Malone, David M. (Hrsg.): The UN Security Council - From the Cold War to the 21 st Century,Boulder, London 2004, s. 537 vd;

[197] Kosova’lı Arnavutların bağımsızlık taleplerinin self-determinasyon hakkı oluşturmasına ilişki bkz. Arsava, Füsun, Self-Determinasyon Hakkı ve Kosova, in: www.usak.org.tr/.../OJ1uG9SDb7Pyqz3sn3YObjn5ZgKMRZ.pdf, s. 4 vd.

       [198]  Ushtria Çlirimtare e Kosoves.

       [199]  UN-Doc. S/RES/1160 (1998) - 8/f. op. para..

[200]  Güvenlik Konseyi barış tehdidi tespiti yapma hususunda görüş birliğine varamamıştır. Bu sebeple alınan tedbir BM Sözleşmesinin39. maddesinin ihlali olarak değerlendirilmelidir.

       [201]  Schaefer, s. 127

       [202]  „Die Kosovo-Konferenz in der Sackgasse", NZZ, 19. Mart1999

       [203]  „Zehntausende von Flüchtlingen in Kosovo", NZZ, 20. Mart1999.

       [204]  S/PRST/1998/25.

[205] Arnavutluk başbakanı Nano 1998 Haziran sonunda, öncelikle Kosova’daki çatışmanın bölgeye yayılması tehlikesine dikkat çekmiştir: „Biz Arnavutlar bugün bir başka milletle Sıprlarla savaşın eşi­ğinde bulunmaktayız” ( NZZ, 24.06.1998).

[206]  UN-Doc.S/RES/1199 (1998) -14.pr.para; Kararın en son paragraflarında durum şu ifadelerle açık- lanmaktadır: „affirming that the deterioration of the situation in Kosovo, Federal Republic of Yugoslavia, constitutes a threat to peace and security in the region,"

       [207]  Bu ifade şekli UN-Doc.S/RES/794(1992) sayılı kararda kullanılan „human tragedy"‘yi hatırlatmaktadır.

       [208]  Karar askeri önlemlere yetki vermemektedir.

[209]  08.07.1998 tarihli açıklamada kontak grubu komşu ülkelerdeki özellikle Arnavutluk daki durum hakkındaki endişelerini dile getirmişlerdir. Güvenlik Konseyinin basın açıklamasında barış tehdidi tespiti yapan İngiliz temsilcinin açıklamaları yer almıştır. Açıklamada Yugoslavya devlet başkanına eylemlerinden dolayı sorumlu tutulacağını bilmesi gerektiği hatırlatılmıştır bkz. Press Release SC/6577, s. 9.

[210]  23.09.1998 tarihli toplantıda kararın alınmasına Kosova’nın içişlerindeki durumun sebeb olduğu açıkça ortaya konulmuştur. (S/PV. 3930). Çin temsilcisi Kosova’daki durumun Yugoslavya’nın içişle­rini ilgilendirdiğini ifade etmiştir. İngiltere ve ABD ise Kosova’daki durumdan Yugoslavya’yı sorumlu tutmuşlardır.Rus temsilciye göre ise durumun devam etmesi halinde acil insani yardım durumunun ortaya çıkacağına vurgu yapmıştır.

[211]  AGIT ile Yugoslavya Federal Cumhuriyeti arasında 16. Ekim 1998 tarihli andlaşma “Agreement on the Kosovo Verification Mission” - S/1998/978.

       [212]  „Kosovo - Schrecken ohne Ende?", NZZ, 31. Aralık 1998.

[213]  Bkz. Racak’daki çıkan olaylarda Arnavut sivillerin öldürülmesi üzerine Güvenlik Konseyinin açıklamıs için S/PRST/ 1999/2, (19. 01.1999).

[214]  Beyaz Rusya, Hindistan ve Rusya tarafından Güvenlik Konseyine sunulan ve NATO’nun Yugoslav­ya’ya saldırısının uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiği tespiti yapan ve bu saldırıların sona er­mesini öngören karar tasarısı 26.03.1999 tarihindeKonseyi’n 3989. oturumunda kabul edilmedi. Ka­rar tasarısında Çin, Rusya ve Namibya evet oyu kullanmışlarıdı.

[215]  UN-Doc. S/RES/1239 (1999) pr. para.: „bearing in mind the provisions of the Charter of the United Nations..." , ayrıca Konsey Başkanının 19.12.2000 tarihli açıklaması için bkz. S/PRST/2000/40.

[216]  NATO saldırılarını Sırp birliklerinin Kosova’dan çekilmeye başlamasından sonra durdurmuştur. bkz. „Ja des Sicherheitsrats zu Kosovo-Friedenstruppe", NZZ, 11. Haziran 1999.

[217]  Kararın sondan bir önceki paragrafında : „Determining that the situation in the region continues to constitute a threat to international peace and security "

[218]  „Determined to ensure the safety and security of international personnel and the implementation by all concerned of their responsibilities veer the present resolution, and acting for these purposes veer Chapter VII of the Charter of the United Nations, 1. Decides that a political solution to the Kosovo crisis shall be based on the general principles in annex 1 and as further elabo-rated in the principles and other required elements in annex 2. "

[219] Bozkurt, Enver, Uluslararası Hukuk Bakımından Yeni Devletlerin Ortaya Çıkışı, in: http://www.usakgveem.com/yorum/214/uluslararasi-hukuk-bakimindan-yeni-devletlerin-ortaya- %C3%A7ikisi.html (01.04.2011)

       [220] UN-Doc. S/RES/1244 (1999)

       [221]  United Nations Interimadministration Mission in Kosovo,

[222] Bu kararın oylaması sırasında her ne kadar G-8’in içinde olmasına rağmen, Çin, NATO müdahale­sini sonradan meşru olarak niteleyen Güvenlik Konseyinin bu kararında çekimser oy kullandı. Hatta Güvenlik Konseyinin10. Haziran 1999 tarihli ve S/RES/1244     (1999) sayılı kararın alınması görüş­melerinde konuşma yapan Çin temsilcisi Shen Guofang, NATO saldırılarını ikinci dünya savaşından sonra Avrupa’daki en büyük insani felaket olarak nitelendirdi, bkz.S/PV.4011.

      (223) Bozkurt, Enver, Uluslararası Hukuk Bakımından Yeni Devletlerin Ortaya Çıkışı, in: http://www.usakgveem.com/yorum/214/uluslararasi-hukuk-bakimindan-yeni-devletlerin-ortaya- %C3%A7ikisi.html (01.03.2011)

[224] Öğretide NATO’nun bu saldırısının haklılığı hususunda birlik yoktur. Randelzhofer, hukuk ve ahlak arasında kalındığını ifade etmiştir, bkz.Randelzhofer, in: Simma Charta der Vereinten Nationen, Kommentierung zu Art. 2(4), s.87; Henkin’e göre ise NATO’nun Güvenlik Konseyinden karar çı­kartmak için başvurmamasını veto korkusuna bağlamıştır, bkz, Henkin, 1999, s. 824 vd.;bkz. NATO saldırısının hukuka uygunluğunu savunanlardan Wedgwood,: „The Council's willingness to expand

the reach of Chapter VlI to look at both internal and international conflicts may justify a broader interpretation of Art. 51 as well, for surely the self-defense of a population warrants as much consideration as defense of political structure." İfadelerini kullanmıştır, bkz. Wedgwood, Ruth: NATO’s Campaign in Yugoslavia, in: AMrerican Journal of International Law, Voleme 93, 4, 1994, s. 833; Wilms, Heinrich: Der Kosovo-Einsatz und das Völkerrecht, in: Zeitschrift für Rechtspolitik, 1999, s. 227 vd.; diğer görüşler için bkz. Bilder, Richard B., Kosovo and the "New Interventionism": Promise or Peril?, JTLP 9 (1999) s. 153 vd.; Koskenniemi, Martti: 'The Lady Doth Protest Too Much' - Kosovo, and the Turn to Ethics in International Law, The Modern Law Review 65 (2002), s. 159 vd. ; Kritsiotis, Dino: The Kosovo Crisis and NATO's Application of Armed Force Against the Federal Republic of Yugoslavia, ICLQ 49(2000), s. 330 vd.; Lange, Christian: Zu Fragen der RechtmâBigkeit des NATO-Einsatzes im Kosovo, EuGRZ 26 (1999), s. 313 vd.; Momtaz, Djamchid: NATO's "Humanitarian Intervention" in Kosovo and the Prohibition of the Use of Force, RevICR 837 (2000), s. 89 vd. ; Preuss, Ulrich K.: Zwischen Legalitât und Gerechtigkeit. Der Kosovo-Krieg, das Völkerrecht und die Moral, Blâtter für deutsche und internationale Politik 1999, s. 816 vd.; Schreuer, Christoph, Comment, in: Delbrück, Jost (ed.) The Future of International Law Enforcement. New Scenarios-New Law?, Proceedings of an International Symposium of the Kiel Institute of Internatioal Law March 25 to 27, 1992, 1993, s. 151 vd.; Thürer, Daniel: Der Kosovokonflikt im Lichte des Völkerrechts: Von drei - echten und scheinbaren - Dilemmata, AVR 38 (2000) s. l vd.

      (225) H38 Wedgwood, s. 833; Wilms, s. 277 vd.

      (226) bkz.Randelzhofer, in: Simma, Charta der Vereinten Nationen, Kommentierung zu Art . 2(4), s.87; Cassese, Antonio: International Law, Oxford, New York 2001, s. 23 d.

[227]  UN-Doc. S/RES/727 (1992) -5.op.para: „Requests all parties to take all necessary measures to ensure the safety of the personnel sent by the United Nations and of the members of the European Community Monitoring Mission;..." ve UN-Doc. S/RES/758 (1992), Demands also that all parties and others concerned cooperate fully with the Force and international humanitarian agencies and take all necessary steps to ensure the safety of their personnel;..."; Güvenliğin sağlanması için aynı şekilde, UN-Doc. S/RES/764 (1992) ve UN-Doc. S/RES/770 (1992); aynı şekilde UN-Doc. S/RES/787 (1992); bu konuda yine, UN-Doc. S/RES/820 (17. 1993).

[228]  UN-Doc. S/RES/752 (1992) -9.pr.para: “Deeply concerned about the safety of United Nations personnel in Bosnia Herzegovina,..." ve UN-Doc. S/RES/764 (1992) -4.pr.para: “ Deeply concerned about the safety of the Force's personnel,...".

[229]  UN-Doc. S/RES/771 (1992) -3.op.para: ..Demands that all parties and others concerned in the former Yugoslavia, and all military forces in Bosnia and Herzegovina, immediately cease and desist fromall breachs of International humanitarian law including fromactions such as those described above;..."; aynı ifadelerele UN-Doc. S/RES/780 (1992) ve UN-Doc. S/RES/808 (1993).

[230]  UN-Doc. S/RES/802 (1993) -4.pr.para: “Strongly condemning those attacks which have led to casual-ties and loss of life in UNPROFOR, as well as among the civilian population,...".

[231]  UN-Doc. S/RES/752 (1992) -8.op.para: “ Calls on all parties and others concerned to ensure that conditions are established for the effective and unhindered delivery of humanitarian assistance, including safe and secure access to airports in Bosnia and Herzegovina;..." ve UN-Doc.S/RES/752 (1992) -11.op.para: ,Demands that all parties...respect fully their [United Nations Protection Force and the European Community Monitoring Mission] freedom of movement and the safety of their personnel;..." ve UN-Doc. S/RES/758 (1992) -8.op.para: Demands also that all parties and others create immediately the necessary conditions for unimpeded delivery of humanitarian supplies to Sarajevo and other destinations in Bosnia and Herzegovina, including the establishment of a security zone encompassing Sarajevo and its airport and respecting the agreements signed at Ge- neva on 22 May 1992;...".

[232] UN-Doc. S/RES/764 (1992) -6.op.para: “ Calls on all parties and others concerned to cooperate with the Force and international humanitarian agencies to facilitate the provision of humanitarian aid to other areas of Bosnia and Herzegovina which remain in desperate need of assistance;...".

[233]  UN-Doc. S/RES/771 (1992) -4.op.para: “Further demands that relevant international humanitarian organizations, and in particular the International Committee of the Red Cross, be granted immediate, unimpeded and continued access to camps, prisons and detention centers within the territory of the former Yugoslavia and calls upon all parties to do all in their power to facilitate such access;...".

     (234) UN-Doc. S/RES/820 (1993) -5.op.para: “Demands...that all parties, in particular the Bosnian Serb party and others concerned, cooperate fully with them [UNPROFOR] and take all necessary steps to ensure the safety of their personnel;..." ve UN-Doc. S/RES/859 (1993) -4.op.para: “Demands also that the safety and operational effectiveness of UNPROFOR and UNHCR personnel in Bosnia and Herzegovina be fully respected by all parties at all times;...".

[235]  UN-Doc. S/RES/859 (1993) -3.op.para: “Demands that all concerned facilitate the unhindered flow of humanitarian assistance, including the provision of food, water, electricity, fuel and Communications, in particular to the "safe areas" in Bosnia and Herzegovina;..."; aynı şekilde UN- Doc. S/RES/908 (1994).

[236]  UN-Doc. S/RES/913 (1994) -6.op.para: “Demands further unimpeded freedom of movement for UNPROFOR in the fulfillment of all its tasks and the removal of all obstacles to such freedom of movement;...".

[237]  UN-Doc. S/RES/900 (1994) -2.op.para: “Calls upon all parties, with the assistance of the United Nations, to achieve complete freedom of movement for the civilian population and humanitarian goods to, fromand within Sarajevo, to remove any hindrance to such freedom of movement,...".

[238]  UN-Doc. S/RES/913 (1994) -12.op.para: “Condemning the harassment and the detention of UNPROFOR personnel by the Bosnian Serb forces and all obstacles to UNPROFOR's freedom of movement,...".

[239]  UN-Doc. S/RES/913 (1994) -5.op.para: “Demands the immediate release of all United Nations personnel still held by the Bosnian Serb forces;...".

[240]  UN-Doc. S/RES/981 (1995) -7.op.para: “Emphasizes the responsibility of the parties and others concerned in the Republic of Croatia for the security and safety of UNCRO and in this context demands that all parties and others concerned refrain fromany acts of intimidation or violence against UNCRO;..."; UNPROFOR hakkında teyid eder olarak bkz UN-Doc. S/RES/982 (1995)- UN Dok. S/RES/987 (1995).

      (241) UN-Doc. S/RES/987 (1995) -5.pr.para: “determined to obtain a strict respect of the status of United Nations personnel in the Republic of Bosnia and Herzegovina,...".

[242]  UN-Doc. S/RES/987 (1995) -5.pr.para: “condemning in the strongest terms such unacceptable acts directed at members of peace-keeping forces..."; aynı şeklide UN-Doc. S/RES/1004 (1995).

[243]  UN-Doc. S/RES/994 (1995) -7.pr.para: “Condemning in the strongest terms all unacceptable acts which were directed at the personnel of the United Nations peace-keeping forces and determined to obtain strict respect of the status of such personnel in the Republic of Croatia...".

[244]  UN-Doc. S/RES/998 (1995) -1.op.para “Demands that the Bosnian Serb forces release immediately and unconditionally all remaining detained UNPROFOR personnel, and further demands that all parties fully respect the safety of UNPROFOR personnel, and other engaged in the delivery of humanitarian assistance, and ensure their complete freedom of movement;...".

[245]  UN-Doc. S/RES/1004 (1995) -6.pr.para “Condemning the offensive by the Bosnian Serb forces against the safe area of Srebrenica, and in particular the detention by the Bosnian Serb forces of UNPROFOR personnel,...".

[246]  UN-Doc. S/RES/1004 (1995) -4.op.para “Demands that the Bosnian Serb forces immediately and unconditionally release unharmed all detained UNPROFOR personnel;...".

[247]  UN-Doc. S/rEs/1004 (1995) -5.op.para: “Demands that all parties allow unimpeded access for the United Nations High Commissioner for Refugees and other international humanitarian agencies to the safe area of Srebrenica in order to alleviate the plight of the civilian population, and in particular that they cooperate on the restoration of Utilities;...".

       [248]  UN-Doc. S/RES/1009 (1995) -6.op.para: “Demands that the Government of the Republic of Croatia fully respect the status of United Nations personnel, refrain fromany attacks against them, bring to justice those responsible for any such attacks, and ensure the safety and freedom of movement of United Nations personnel at all times,...".

     (249) UN-Doc. S/RES/1009 (1995) -3.op.para: “Reminds the Government of the Republic of Croatia of its responsibility to allow access for representatives of the International Committee of the Red Cross to members of the local Serb forces who are detained by the Croat ion Government forces;...".

[250]  UN-Doc. S/RES/1010 (1995) -1.op.para: “Demands that the Bosnian Serb party give immediate access for representatives of the United Nations High Commissioner for Refugees, the ICRC and other international agencies to persons displaced from Srebrenica and Zepa who are within the areas of the Republic of Bosnia and Herzegovina veer the control of Bosnian Serb forces, and that the Bosnian Serb party permit representatives of the ICRC to visit and register any persons detained against their will, including any members of the forces of the Republic of Bosnia and Herzegovina;..."; Banja Luka ve Sanski Most bölgelerinden çıkartılanları vurgulayan kararlar için bkz. UN-Doc. S/RES/1019 (1995) ve UN-Doc. S/RES/1034 (1995).

[251]  UN-Doc. S/RES/1019 (1995) -4.op.para: “Reaffirms further the obligation on all the parties to ensure the complete freedom of movement of personnel of the United Nations and other relevant international organizations throughout the territory of the Republic of Bosnia and Herzegovina at all times;...".

[252]  UN-Doc. S/RES/1023 (1995) -3.op.para: “reminds them of their obligation to cooperate fully with UNCRO and to ensure its safety and freedom of movement;...".

[253]  UN-Doc. S/RES/1034 (1995) “Demands that the parties respect the security and freedom of movement of IFOR and other international personnel;...".

[254]  UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -4.op.para: “Reiterates its strong support for the efforts of the international Committee of the Red Cross (ICRC) in seeking access to displaced persons and to persons detained or reported missing and calls on all parties to comply with their commitments in respect of such access;...".

[255] UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -10.op.para: “Stresses the obligations of all the parties to cooperate with and provide unrestricted access to the relevant United Nations and other international organizations and institutions so as to facilitate their investigations...":

H69 UN-Doc. S/RES/1147 (1998) -3.op.para: “..Reiterates its call upon the parties...to cooperate fully with the United Nations military observers and to ensure their safety and freedom of movement;..."; aynı şekilde UN-Doc. S/RES/1183 (1998); UN-Doc. S/RES/1362 (2001); UN-Doc. S/RES/1424 (2002); UN-Doc. S/RES/1436 (2002).

[257]  UN-Doc. S/RES/1174 (1996) -15.op.para: “Demands that the parties respect the security and freedom of movement of SFOR and other international personnel;...".

[258]  UN-Doc. S/RES/1199 (1998) -4.op.para: “..Demands further that the Federal Republic of Yugoslavia... implement immediately the following concrete measures...: (a) cease all action by the security forces affecting the civilian population and order the withdrawal of security units used for civilian repression; (b) enable effective and continuous international monitoring in Kosovo by the European Community Monitoring Mission and diplomatic missions accredited to the Federal Republic of Yugoslavia, including access and complete freedom of movement of such monitors to, fromand within Kosovo unimpeded by government authorities, and expeditious issuance of appropriate travel Documents to international personnel contributing to the monitoring; (c) facilitate, in agreement with the UNHCR and the international Committee of the Red Cross (ICRC), the safe return of refugees and displaced persons to their homes and allow free and unimpeded access for humanitarian organizations and supplies to Kosovo;...".

[259]  UN-Doc. S/RES/1199 (1998) -10.op.para: “calls upon the authorities of the Federal Republic of Yugoslavia and all others concerned in the Federal Republic of Yugoslavia to take all appropriate steps to ensure that monitoring personnel performing functions veer this resolution are not subject to the threat or use of force or interference of any kind;..."; teyid eden karar için bkz. UN-Doc. S/RES/1203 (1998).

[260]  UN-Doc. S/RES/1199 (1998) -10.op.para: “..Reminds the Federal Republic of Yugoslavia that it has the primary responsibility for the security of all diplomatic personnel accredited to the Federal Re­public of Yugoslavia as well as the safety and security of all international and non-governmental humanitarian personnel in the Federal Republic of Yugoslavia..."; aynı şekilde bkz. UN-Doc. S/RES/1203 (1998). Bu kararda OSCE Verification Mission personelinin durumu da yer almıştır.

     (261) UN-Doc. S/RES/1203 (1998) -6.op.para: “Demands that the authorities of the Federal Republic of Yugoslavia, the Kosovo Albanian leadership and all others concerned respect the freedom of movement of the OSCE Verification Mission and other international personnel;...".

[262]  UN-Doc. S/RES/1247 (1999) -15.op.para: “Demands that the parties respect the security and freedom of movement of SFOR and other international personnel;..."; aynı şekilde UN-Doc. S/RES/1305 (2000); UN-Doc. S/RES/1357 (2001), UN-Doc. S/RES/1423 (2002), UN- Doc.S/RES/1491 (2003); UN-Doc. S/RES/1551 (2004).

[263]  UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -8.op.para: “Reaffirms its demand that the Bosnian Serb party give immediate and unrestricted access to the areas in question, including for the purpose of the investigation of the atrocities, to representatives of the relevant United Nations and other international organizations and institutions, including the Special Rapporteur of the Commission on Human Rights;...".

[264]  UN-Doc. S/RES/1371 (2001) -6.op.para: “Demands that all concerned ensure the safety of international personnel in The former Yugoslav Republic of Macedonia;...".

[265]  UN-Doc. S/ReS/1575 (2004) -17.op.para: “Demands that the parties respect the security and freedom of movement of EUFOR, the NATO presence, and other international personnel;..."; aynı şekilde U.N.Dok. S/RES/1639 (2005); UN-Doc. S/RES/1722 (2006); UN-Doc.S/RES/1785 (2007).

[266]  UN-Doc. S/RES/770 (1992) -9.pr.para: “Deeply concerned by reporfs of abuses against civilians imprisoned in camps, prisons and detention centers,...".

[267]   UN-Doc. S/RES/770 (1992) -3.op.para: “Demands that unimpeded and continuous access to all camps, prisons and detention centers be granted immediately to the International Committee of the Red Cross and other relevant humanitarian organizations and that all detainees therein receive humane treatment, including adequate food, shelter and medical care;...".

[268]  UN-Doc. S/RES/771 (1992) -4.op.para: “ Further demands that relevant international humanitarian organizations, and in particular the International Committee of the Red Cross, be granted immediate, unimpeded and continued access to camps, prisons and detention centers within the territory of the former Yugoslavia and calls upon all parties to do all in their power to facilitate such access;...".

[269] UN-Doc. S/RES/771 (1992) -3.pr.para: “Expressing grave alarmat continuing reports of widespread violations of international humanitarian law occurring within the territory of the former Yugoslavia and especially in Bosnia and Herzegovina including reports of mass forcible expulsion and deportation of civilians, imprisonment and abuse of civilians in detention centers, deliberate attacks on non-combatants, hospitals and ambulances, impeding the delivery of food and medical supplies to the civilian population, and wanton devastation and destruction of property,...".

        [270] UN-Doc. S/RES/819       (1993)         -7.pr.para:      “Deeply          alarmed         at the     information...on the rapid deterioration of the situation in Srebrenica and its surrounding areas, as a result of the continued deliberate armed attacks and shelling of the innocent civilian population by Bosnian Serb paramilitary units,...".

        [271] UN-Doc. S/RES/819       (1993)         -7.pr.para:      “Deeply          alarmed         at the     information...on the rapid deterioration of the situation in Srebrenica and its surrounding areas, as a result of the continued deliberate armed attacks and shelling of the innocent civilian population by Bosnian Serb paramilitary units,...". UN-Doc. S/RES/819 (1993) : “Aware that a tragic humanitarian emergency has already developed in Srebrenica and its surrounding areas as a direct consequence of the brutal actions of Bosnian Serb paramilitary units, forcing the large-scale displacement of civilians, in particular women, children and the elderly,...".

     (272) UN-Doc. S/RES/824 (1993) -5.pr.para: “Taking into consideration the urgent security and humanitarian needs faced by several towns in the Republic of Bosnia and Herzegovina as exacerbated by the constant influx of large numbers of displaced persons including, in particular, the sick and wounded,...".

[273]  UN-Doc. S/RES/824 (1993) -7.pr.para: “Deeply concerned at the continuing armed hostilities by Bosnian Serb paramilitary units against several towns in the Republic of Bosnia and Herzegovina and deter-mined to ensure peace and stability throughout the country, most immediately in the towns of Sarajevo, Tuzla, Zepa, Gorazde, Bihac, as well as Srebrenica,...".

[274] UN-Doc. S/rEs/836 (1993) -10.pr.para: “Alarmed by the resulting plight of the civilian population in the territory of the Republic of Bosnia and Herzegovina in particular in Sarajevo, Bihac, Srebrenica, Gorazde, Tuzla and Zepa,...".

[275]  UN-Doc. S/RES/941 (1994) -4.op.para: “Demands that the Bosnian Serb authorities immediately cease their campaign of ,,ethnic cleansing";...".

[276]  UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -3.pr.para: “Gravely concerned at the information contained in the above-mentioned report that there is overwhelming evidence of a consistent pattern of summary executions, rape, mass expulsion, arbitrary detentions, forced labour and large-scale disappearances,...".

[277]  UN-Doc. S/RES/1034(1995) -14.op.para: “Urges the parties to ensure full respect for the norms of international humanitarian law and of human rights of the civilian population, living in the areas in Bosnia and Herzegovina now veer their control, which veer the Peace Agreement will be transferred to another party;...".

     (278) UN-Doc. S/RES/757 (1992) -5.pr.para: “ Deploring also that its call for the immediate cessation of forcible expulsions and attempts to change the ethnic composition of the population has not been heeded, and reaffirming in this context the need for the effective protection of human rights and fundamental freedoms, including those of ethnic minorities,..."; bu karardaki ifadelere dayanan UN- Doc. S/RES/787 (1992).

[279]  UN-Doc. S/RES/757 (1992) -7.pr.para: “ Deeply concerned also at...the continued expulsion of non- Serb civilians,...".

[280]  UN-Doc. S/RES/771 (1992) -2.op.para: “..Strongly condemns any violations of international humanitarian law, including those involved in the practice of "ethnic cleansing";..."; aynı ifadelere UN-Doc. S/RES/787 (1992) ve UN-Doc. S/RES/819 (1993) sayılı kararlarda da yer verilmiştir., aynı şekilde UN-Doc. S/RES/824 (1993) sayılı kararda ise bu ifadelerin önemi vurgulanmıştır.

[281] UN-Doc. S/RES/779 (1992) -4.pr.para: “Expressing grave alarmat continuing reports of „ethnic cleansing" in the UNPAs and of forcible expulsion of civilians and deprivation of their rights of residence and property,...".

[282]  UN-Doc. S/RES/780 (1992) -4.pr.para: “Expressing once again its grave alarmat continuing reports of widespread violations of international humanitarian law occurring within the territory of the former Yugoslavia and especially in Bosnia and Herzegovina, including reports of mass killings and the continuance of the practice of "ethnic cleansing",..."; aynı şekilde yine UN-Doc. S/RES/808 (1993); benzer bir diğer karar UN-Doc. S/RES/787 (1992) -9.pr.para: “Noting with grave concern...that massive and systematic violations of human rights and grave violations of international humanitarian law continue in the Republic of Bosnia and Herzegovina,..."; aynı şekilde UN-Doc. S/RES/827 (1993).

[283]  UN-Doc. S/RES/819 (1993) -6.pr.para: “Concerned by the pattern of hostilities by Bosnian Serb paramilitary units against towns and villages in eastern Bosnia and in this regard reaffirming that any taking or acquisition of territory by the threat or use of force, including through the practice of "ethnic cleansing", is unlawful and unacceptable,...".

[284]  UN-Doc. S/RES/819 (1993) -6.op.para: “Condemns and rejects the deliberate actions of the Bosnian Serb party to force the evacuation of the civilian population from Srebrenica and its surrounding areas as well as from other parts of the Republic of Bosnia and Herzegovina as part of its overall abhorrent campaign of "ethnic cleansing";...".

     (285) UN-Doc. S/RES/819 (1993) -7.op.para: “Reaffirms its condemnation of all violations of international humanitarian law, in particular the practice of "ethnic cleansing" and reaffirms that those who commit or order the commission of such acts shall be held individually responsible in respect of such acts;..."; aynı şekilde UN-Doc. S/RES/820 ( 1993).

[286]  UN-Doc. S/RES/941 (1994) -2.op.para: “Strongly condemns all violations of international humanitarian law, including in particular the unacceptable practice of „ethnic cleansing" perpetrated in Banja Luka, Bijeljina and other areas of the Republic of Bosnia and Herzegovina veer the control of Bosnian Serb forces,...".

[287]  UN-Doc. S/RES/1004 (1995) -4.pr.para: ..Gravely concerned also at the very serious situation which con-fronts personnel of the United Nations Protection Force (UNPROFOR) and a great number of displaced persons within the safe area at Potocari, especially the lack of essential food supplies and medical care,...".

[288]  UN-Doc. S/RES/1010 (1995) -6.pr.para: “Deeply concerned at reports of grave violations of international humanitarian law in and around Srebrenica and at the fact that many of the former inhabitants of Srebrenica cannot be accounted for,...".

[289]  UN-Doc. S/RES/1019 (1995) -4.pr.para: “Deeply concerned at reports, including by UNCRO and United Nations humanitarian agencies, of serious violations of international humanitarian law and of human rights in the former sectors West, North, and South, in the Republic of Croatia, including burning of houses, looting of property, and killings of civilians,...".

[290]  UN-Doc. S/RES/1019 (1995) -2.pr.para: “Gravely concerned at reports, including by the representative of the Secretary-General of the United Nations, of grave violations of international humanitarian law and of human rights in and around Srebrenica, and in the areas of Banja Luka and Sanski Most, including reports of mass murder, unlawful detention and forced labour, rape, and deportation of civilians,...".

[291]  UN-Doc. S/RES/1009 (1995) -2.op.para: “Demands further that the Government of the Republic of Croatia, in conformity with internationally recognized standards and in compliance with the agreement of 6.08.1995 between the Republic of Croatia and the United Nations Peace Forces (a) respect fully the rights of the local Serb population including their rights to remain, leave or return in safety, (b) allow access to this population by international humanitarian organizations, and (c) create conditions conducive to the return of those persons who have left their homes;...".

[292]  UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -18.op.para: “Also urges all the parties to the conflicts in the territory of the former Yugoslavia to fully cooperate with these efforts with the view to create conditions, conducive to the repatriation and return of refugees and displaced persons in safety and dignity;...".

[293]  UN-Doc. S/RES/787 (1992) -7.op.para: “Condemns...the deliberate impeding of the delivery of food and medical supplies to the civilian population of the Republic of Bosnia and Herzegovina, and reaffirms that those that commit or order the commission of such acts will be held individually responsible in respect of such acts;..."; aynı şekilde UN-Doc. S/RES/824 (1993).

[294]  UN-Doc. S/RES/802 (1993) -2.op.para: “Strongly condemns the attacks by these forces against UNPROFOR in the conduct of its duty of protesting civilians in the United Nations Protected Areas and demands their immediate cessation;...".

[295]  UN-Doc. S/RES/819 (1993) -8.pr.para: “Strongly condemning the deliberate interdiction by Bosnian Serb paramilitary units of humanitarian assistance convoys,...".

[296]  UN-Doc. S/RES/819 (1993) -8.op.para: “Demands the unimpeded delivery of humanitarian assistance to all parts of the Republic of Bosnia and Herzegovina, in particular to the civilian population of Srebrenica and its surrounding areas...".

[297]  UN-Doc. S/RES/820 (1993) -5.pr.para: “ insisting that all displaced persons be enabled to return in peace to their former homes,...".

    (298) UN-Doc. S/RES/994 (1995) -6.op.para: “Demands also that the Government of the Republic of Croatia respect fully the rights of the Serb population including their freedom of movement and allow access to this population by international humanitarian organizations, in conformity with internationally recognized standards;...".

[299]  UN-Doc. S/RES/998 (1995) -4.op.para: “Demands that all parties allow unimpeded access for humanitarian assistance to all parts of the Republic of Bosnia and Herzegovina and, in particular, to the safe areas;...".

[300]  UN-Doc. S/RES/913 (1994) -5.pr.para: “Condemning in the strongest possible terms the Bosnian Serb forces for their continued offensive against the safe area of Gorazde, which has resulted in the death of numerous civilians and tremendous human suffering,..." ve ..Condemns the shelling and attacks by the Bosnian Serb forces against the safe area of Gorazde...".

[301]  UN-Doc. S/RES/9I3 (1994) -7.pr.para: “Condemning also all attacks against civilian populations and humanitarian relief workers...".

[302]  UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -3.op.para: “Notes with the utmost concern the substantial evidence referred to in the report of the Secretary-General of 27 November 1995 that an unknown but large number of men in the area of Srebrenica, namely in Nova Kasaba-Konjevic Polje (Kaldrumica), Kravice, Rasica Gai, Zabrde and two sites in Karakaj, and possibly also in Bratunac and Potocari, have been summarily executed by Bosnian Serb and paramilitary forces...".

    (303) UN-Doc. S/RES/771 (1992) -4.pr.para: “Further demands that relevant international humanitarian organizations, and in particular the International Committee of the Red Cross, be granted immediate, unimpeded and continued access to camps, prisons and detention centers within the territory of the former Yugoslavia and calls upon all parties to do all in their power to facilitate such access;...".

[304]  UN-Doc. S/RES/770 (1992) -3.op.para: “Demands that unimpeded and continuous access to all camps, prisons and detention centers be granted immediately to the International Committee of the Red Cross and other relevant humanitarian organizations and that all detainees therein receive humane treatment, including adequate food, shelter and medical care;...".

[305]  UN-Doc. S/RES/1019 (1995) -5.op.para: “Demands that all detention camps throughout the territory of the Republic of Bosnia and Herzegovina should be immediately closed;...".

[306]  UN-Doc. S/RES/798(1992) -2.pr.para: “Appalled by reports of the massive, organized and system- atic detention and rape of women, in particular Muslim women, in Bosnia and Herzegovina,..."; aynı şekilde UN-Doc. S/RES/827 (25.05.1993).

[307]  UN-Doc. S/RES/798 (1992) -2.op.para: “Strongly condemns these acts of unspeakable brutality;..."; UN-Doc. S/RES/820 ( 1993).

[308]  UN-Doc. S/RES/798 (1992) -3.op.para: “Demanding that all the detention camps and, in particular, camps for women should be immediately closed,...".

[309]  Hensell, 200 Kroatien (Serben), Internet: http://www.sozialwiss.uni- hamburg.de/publish/Ipw/Akuf/kriege/200_kroatien-serbien.htm, (8. Nisan 2008).

       [310]  S/RES/764 (1992) - 10.op. para..

       [311]  UN-Doc. S/RES/808 (1993) -8.pr.para: “Determined to put an end to such crimes and to take

effective measures to bring to justice the persons who are responsible for them,...".

[313]  UN-Doc. S/RES/771 (1992) -5.op.para: “Calls upon States...to collate substantiated information in their possession or submitted to them relating to the violations of humanitarian law, including grave breaches of the Geneva Conventions, being committed in the territory of the former Yugoslavia and to make this information available to the Council;...".

  1. UN-Doc. S/RES/780 (1992) -1.op.para: “and requests relevant United Nations bodies...to make this information available within thirty days of the adoption of the present resolution and as appropriate thereafter, and to provide other appropriate assistance to the Commission of Experts...".

[314]  UN-Doc. S/RES/771 (1992) -5.op.para: “Calls upon States...to collate substantiated information in their possession or submitted to them relating to the violations of humanitarian law, including grave breaches of the Geneva Conventions, being committed in the territory of the former Yugoslavia and to make this information available to the Council;...".

[315]  UN-Doc. S/RES/787 (1992) -19.op.para: “Invites the Secretary-General...to study the possibility of and the requirements for the promotion of safe areas for humanitarian purposes;...".

[316]  UN-Doc. S/RES/771 (1992) -6.op.para: “Requests the Secretary-General to collate the informa- tion...and to submit a report to the Council summarizing the information and recommending additional measures that might be appropriate in response to the information;...".

[317] UN-Doc. S/RES/780 (1992) -2.op.para: “Requests the Secretary-General to establish, as a matter of urgency an impartial Commission of Experts to examine and analyze the information..., with a view to providing the Secretary-General with its conclusions on the evidence of grave breaches of the Geneva Conventions and other violations of international humanitarian law committed in the territory of the former Yugoslavia,...".

[318]  UN-Doc. S/RES/787 (1992) -8.op.para: “with regard to grave breaches of the Geneva Conventions and other violations of international humanitarian law committed in the territory of the former Yugoslavia, in particular the practice of „ethnic cleansing;...".

[319]  UN-Doc. S/RES/780 (1992) -4.op.para: “Further requests the Secretary-General to report to the Council on the conclusions of the Commission of Experts and to take account of these conclusions in any recommendations for further appropriate steps...".

[320]  S/RES/827 (1993). Uluslar arası Ceza Mahkemesinin kurulması Genel Sekreterin konuyu aydınlat­masından sonra olmuştur, bkz. S/RES/808 (1993).

[321]  UN-Doc. S/RES/808 (1993) -9.pr.para: “Convinced that in the particular circumstances of the former Yugoslavia the establishment of an international tribunal would enable this aim to be achieved and would contribute to the restoration and maintenance of peace,..." ve : “Decides that an international tribunal shall be established for the prosecution of persons responsible for serious violations of international humanitarian law committed in the territory of the former Yugoslavia since 1991;..."; yi­ne bu konudu UN-Doc. S/RES/820 (1993); aynı şekilde UN-Doc. S/RES/827 (1993); uluslararası ceza mahkemesinin önemini hakkında yine, UN-Doc. S/RES/1166 (1998). UN-Doc. S/RES/827 (1993). UN-Doc. S/RES/827 (1993).

       [322]   UN-Doc. S/RES/827 (1993).

[323]  ICTY’nin barışa katkı sağlaması konusundaki ilk zamanlarda tereddütler bulunmaktaydı, buna ilişkin bkz. Greenwood, s. 643.

[324]  Bundeszentrale für politische Bildung, ICTY,Internet:http://www.bpb.de/wissen/4QQ7SH.html, (15. 05.2010).

[325]   UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -6.op.para: “Affirms that the violations of humanitarian law and human rights in the areas of Srebrenica, Zepa, Banja Luka and Sanski Most from July to October 1995 must be fully and properly investigated by the relevant United Nations and other international organizations and institutions;...".

[326]  UN-Doc. S/RES/1244 (1999) -14.op.para: “Demands full cooperation by all concerned, including the international security presence, with the International Tribunal for the Former Yugoslavia;...".

       [327]  UN-Doc. S/RES/1247 (1999) -3.op.para: “underlines that full cooperation by States and entities with

the International Tribunal includes, inter alia. the surrender for trial of all persons indicted by the Tribunal and provision of information to assist in Tribunal investigations;..."; aynı şekilde, UN-Doc. S/RES/1305   (2000);                                    UN-Doc. S/RES/1357 (2001); UN-Doc.      S/RES/1423                (2002);        UN-Doc.

S/RES/1491   (2003);                                    UN-Doc.          S/RES/1551 (2004); UN-Doc.           S/RES/1575                (2004);           UN-Doc.

S/RES/1639 (2005); UN-Doc. S/RES/1722 (2006).

[328] UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -7.op.para: Takes note that the International Tribunal.Jssued on 16 November 1995 indictments against the Bosnian Serb leaders Radovan Karadzic and Ratko Mladic for their direct and individual responsibilities for the atrocities committed against the Bosnian Muslim population of Srebrenica in July 1995;...".

[329]  UN-Doc. S/RES/1019 (1995): “Reaffirms its demand that the Government of the Republic of Croatia take urgent measures to put an end to violations of international humanitarian law and of human rights, and investigate all reports of such violations so that those responsible in respect of such acts be judged and punished;...".

[330]  UN-Doc. S/RES/1019 (1995) : “Demands that all parties, and in particular the Bosnian Serb party, refrain fromany action intended to destroy, alter, conceal, or damage any evidence of violations of international humanitarian law and that they preserve such evidence;...".

[331]   UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -2.op.para: “Reaffirms its demand that the Bosnian Serb party give immediate and unrestricted access to the areas in question, including for the purpose of the investigation of the atrocities, to representatives of the relevant United Nations and other international organizations and institutions, including the Special Rapporteur of the Commission on Human Rights;...".

[332]  UN-Doc. S/RES/1034 (1995) -9.op.para: “Underlines in particular the urgent necessity for all the parties to enable the Prosecutor of the international Tribunal to gather effectively and swiftly the evi- dence necessary for the Tribunal to perform its task;...".

[333]  UN-Doc. S/RES/1009 (1995) -5.op.para: “Requests the Secretary-General in cooperation with the United Nations High Commissioner for Refugees, the United Nations High Commissioner for Human Rights, the international Committee of the Red Cross and other relevant international humanitarian institutions to assess the humanitarian situation of the local Serb population including the problem of refugees and displaced persons,...".

[334] UN-Doc. S/RES/1120 (1997) -7.op.para: “Urges the Government of the Republic of Croatia to eliminate ambiguities in implementation of the Amnesty Law, and to implement it fairly and objectively in accordance with international standards, in particular by an immediate and comprehensive review with United Nations and local Serb participation of all charges outstanding against individuals for serious violations of international humanitarian law which are not covered by the amnesty in order to end proceedings against all individuals against whom there is insufficient evidence;...".

[335]  UN-Doc. S/RES/1199 (1998) -14.op.para: “Underlines also the need for the authorities of the Fede­ral Republic of Yugoslavia to bring to justice those members of the security forces who have been involved in the mistreatment of civilians and the deliberate destruction of property;

       [336] Bkz. Broms, s. 51 vd; Greenwood, s. 641 vd; Hollweg, s. 135 vd; Meron, Theodor: The Case for War Crimes Trials in Yugoslavia, in: Foreign Affairs Bd. 72 Nr. 3 (Sommer 1993), s. 78 vd; O'Brien,

James C: The International Tribunal for Violations of International Humanitarian Law in the Former Yugoslavia, AJIL 87 (1993),s. 639 vd. ; Shraga/Zacklin, The International Criminal Tribunal for the Former Yugoslavia, EJIL 5 (1994), s. 360 vd.

[337]  Prosecutor v. Tadic, International Criminal Tribunal for the Former Yugoslavia, Trial Chamber, Decision on the Defence Motion on Jurisdiction, 10. Ağustos 1995, IT-94-1, Kenar Nr. 8, 16.

[338]  Prosecutor v. Tadic, International Criminal Tribunal for the Former Yugoslavia, Appeals Chamber, Decision on the Defence Motion for Interlocutory Appeal on Jurisdiction, 2. Ekim 1995, IT-94-1, Ke­nar Nr. 14 vd; bkz. bu konuda Warbrick/Rowe, The International Criminal Tribunal for Yugoslavia: The Decision of the Appeals Chamber on the Interlocutory Appeal on Jurisdiction in the Tadic Case, ICLQ 45 (1996), s. 69l vd.

[339]  Prosecutor v. Tadic, International Criminal Tribunal for the Former Yugoslavia, Appeals Chamber, Decision on the Defence Motion for Interlocutory Appeal on Jurisdiction, 2. Ekim 1995, IT-94-1, Ke­nar Nr. 26 vd.

[340]  Bkz. Güvenlik Konseyinin BM SözleşmesininVII. bölüm kapsamında hareket ederken tabi olduğu hukuki sınırlar hakkında bkz. martenczuk, s. 34 vd.

[341]  Prosecutor v. Tadic, International Criminal Tribunal for the Former Yugoslavia, Appeals Chamber, Decision on the Defence Motion for Interlocutory Appeal on Jurisdiction, 2. Ekim 1995, IT-94-1, Ke­nar Nr. 40.

             (342)  Brinkhaeuser, s. 88

[343]  UN-Doc. S/RES/713 (1991); UN-Doc. S/RES/721 (1991); UN-Doc. S/RES/724 (1991), UN-Doc. S/RES/743 (1992), UN-Doc. S/RES/1160 (1998); UN-Doc. S/RES/1199 (1998).

[344] UN-Doc. S/RES/752 (1992) - 1. op. para.; UN-Doc. S/RES/819 (1993); UN-Doc. S/RES/859 (1993); UN-Doc. S/RES/959 (1994) -2. op. para.; UN-Doc. S/RES/1004 (1995).

[345]  UN-Doc. S/RES/713 (1991) - 10. pr. para.; UN-Doc. S/RES/807 (1993) - 5. pr. para.; UN-Doc. S/RES/815 (1993) - 4. ve 5.pr.para.

       [346]       UN-Doc. S/RES/1199 (1998).

[347] UN-Doc. S/RES/757 (1992) - 7.pr.para.; UN-Doc. S/RES/807 (1993); UN-Doc. S/RES/815 (1993); UN-Doc. S/RES/908 (1994) -8. op. para.; UN-Doc. S/RES/913 (1994); UN-Doc. S/RES/958 (1994) - son pr. para.; UN-Doc. S/RES/981 (1995) -6.op. para.; UN-Doc. S/RES/982 (1995) - son pr. pa­ra.; UN-Doc. S/RES/987 (1995) - son pr. para.; UN-Doc. S/RES/991 (1995) - son pr. para.; UN-Doc. S/RES/994 (1995) - son pr. para.; UN-Doc. S/RES/998 (1995); UN-Doc. S/RES/1009 (1995); UN- Doc. S/RES/1025 (1995) - son pr. para.; UN-Doc. S/RES/1026 (1995) - son pr. para.; 14.03.1994 (S/PRST/1994/11) ve 14.04.1994 (S/PRST/1994/19) tarihli Güvenlik Konseyi Başkanı açıklamaları. UN-Doc. S/RES/1120 (1997) - son pr. para.; UN-Doc. S/RES/1371 (2001) - 6. op. para.

[348] UN-Doc. S/RES/757 (1992) - 5.pr.para.; UN-Doc. S/RES/787 (1992) - 9.pr.para.; UN-Doc. S/RES/1016 (1995); UN-Doc. S/RES/1019 (1995) - l.op. para.; Güvenlik Konseyinin 4.07.1995 ta­rihli açıklaması. (S/PRST/1995/32) ve 08.01.1996 (S/PRST/1996/2); UN-Doc. S/RES/1199 (1998) - 11. pr. para.

[349]  UN-Doc. S/RES/757 (1992) - 5. pr. para.; UN-Doc. S/RES/771 (1992) - 2. op. para.; UN-Doc. S/RES/787 (1992); UN-Doc. S/RES/808(1993); UN-Doc. S/RES/819 (1993); UN-Doc. S/RES/820 (1993); UN-Doc. S/RES/827 (1993); UN-Doc. S/RES/836 (1993); UN-Doc. S/RES/941(1994) - sondan bir önceki pr. para., 2. ve 4. op. para. - herhangi bir barış tehdidi tespiti yapılmamış ancak karar metninde BM SözleşmesininVII. bölümü kapsamında hareket edildiği açıkça anlaşılmaktadır; ayrıca Güvenlik Konseyi başkanının açıklamaları için bkz. 22.07.1993 (S/26134) ve 03.03.1993 (S/25361).

[350]  UN-Doc. S/RES/764 (1992); UN-Doc. S/RES/771 (1992); UN-Doc. S/RES/780 (1992); UN-Doc. S/RES/787 (1992); UN-Doc. S/RES/808 (1993);UN-Doc. S/RES/819 (1993); UN-Doc. S/RES/820

  1.  ; UN-Doc. S/RES/827 (1993); UN-Doc. S/RES/836 (1993); UN-Doc. S/RES/844 (1993);UN- Doc. S/RES/941 (1994); UN-Doc. S/RES/1004 (1995); UN-Doc. S/RES/1199 (1998) - 11. pr. para.; 04.08.1992 (S/24378); 25.01.1993 (S/25162) ve 03.03.1993 (S/25361) tarihli Güvenlik Konseyi Başkanı açıklamaları.

       [351]       UN-Doc. S/RES/1199 (1999), 1203 (1999), 1244(1999).

       [352]       UN-Doc. S/RES/859 (1993).

[353]  UN-Doc. S/RES/757(1992) - 6. pr. para; UN-Doc. S/RES/770 (1992) - 5. pr. para.; UN-Doc. S/RES/764 (1992); UN-Doc. S/RES/819 (1993); UN-Doc. S/RES/998 (1995); 25.01.1993 (S/25162), 17.02.1993 (S/25302), 25.02.1993 (S/25334), 03.04.1993 (S/25361), 14.03.1994 (s/PRST/1 994/11) ve 13.11.1994 (S/PRST/1994/66) tarihli Güvenlik Konseyi Başkanı açıklamaları..

       [354] UN-Doc. S/RES/757 (1992), - 4. pr. para.; UN-Doc. S/RES/787 (1992); UN-Doc. S/RES/816 (1993); UN-Doc. S/RES/900 (1994); UN-Doc. S/RES/908 (1994)- 22.'op. para.; UN-Doc. S/RES/913

  1. ; UN-Doc. S/RES/1009 (1995); UN-Doc. S/RES/1199 (1998); 14.04.1994 (S/PRST/1994/19) tarihli Güvenlik Konseyi Başkanı açıklaması.

        [355]       UN-Doc. S/RES/1207 (1999).




Kurumsal
E-Posta
İnsan
Kaynakları
SKS
FSM
Otomasyon
International Relations
FSM SEM
ALUTEAM
KURAM
FSM
TÜMER
Kariyer
Merkezi